İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10095 K.2023/10862

Taraflar arasında görülen ödeme emirlerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/10095Karar2023/10862Tarih7 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.459 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/10095 E., 2023/10862 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2023
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2019/193 E., 2019/309 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.459 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında görülen ödeme emirlerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili 09.07.2012 havale tarihli dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında; müvekkillerinin çeşitli dönemlerde . ... Akaryakıt Paz. Nak. İnş. Tur. Gıda San. Ltd.

Şti.'nin hissedarı olduklarını, ...'nın 26.08.2010, ...'nun 21.03.2011 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldıklarını, davalı Kurumca şirket prim borçlarından dolayı müşterek ve müteselsilen 43.359,60 TL borcun ödenmesi için tebligat yapıldığını, tebligat tarihi itibariyle her iki müvekkilin şirket ortağı olmadığını, 5510 ve 6183 sayılı Kanunlardaki düzenlemelere göre tüzel kişinin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilci ve ortakların şahsi malvarlıklarından tahsil edilebileceğini, ancak davalının fiilen cebri icra ve haciz yoluna başvurmadığını,

bu nedenle alacağın şirketten tahsil edilemediği veya edilemeyeceği iddiasında bulunulamayacağını, borçlu şirketin taşınmaz malvarlığı bulunduğunu ve bilançosunun da borcu karşılar nitelikte olduğunu, şirket hissesini devreden eski hissedarın yenisi ile birlikte borçtan sorumlu olduğu yönündeki 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia ederek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK Başkanlığı vekili 02.08.2012 tarihli cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacılar tarafından ayrı ayrı dava açılması gerektiğini, . .... Ltd.

Şti. işyerinin 2008/11-2010/11 dönemi PRİM-İSG-DV borçlarından dolayı 2009/18413-18414-17415 ve 2010/15315-15316-15317 sayı ile takip başlatıldığını, 25.11.2010 tarihinde gönderilen ödeme emirlerinin 17.12.2010 tarihinde aktif faaliyetini sonlandırdığı ve taşındığı gerekçesiyle tebliğ edilemediğini, ...'nın 16.06.2011 tarihine kadar şirkette işçi olarak çalıştığını, şirkete ait araç ve taşınmaz üzerinde vergi dairesinin hacizleri bulunduğunu, tapu müdürlüğü yazısına göre şirket taşınmazlarının 10.08.2010 ve 30.03.2011 tarihlerinde satılmış olduğunu,

şirket alacağının sürüncemede kalmaması için şirket ortaklarına 12.06.2012 tarihinde ödeme emri tebliğe çıkarıldığını, yapılan işlemlerin 5510 ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2012 tarihli ve 2012/498 E. 2012/898 K. sayılı kararıyla; Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 tarihli ve 2013/12158 E. 2013/16210 K. sayılı ilamında; somut olayda, Kurum alacağına ilişkin icra dosyaları Karadeniz ... Sosyal Güvenlik Merkezinde bulunmaktadır ve iptale konu Kurum işlemi bu ünite tarafından düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 88/19 uncu maddesine göre Kurum alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili Mahkeme alacaklı birimin bulunduğu yer İş Mahkemesi olup Karadeniz ... İş Mahkemesi somut olayda yetkilidir. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 10.11.2015 tarihli ve 2013/551E. 2015/472 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarihli, 2016/2053E. 2016/9760K. sayılı ilamında; "Somut olayda, mahkemece, davacıların şirkete ortak olduğu dönemler itibariyle Kurum alacaklarından sorumlu olduklarına yönelik kabulü doğru olmuştur. Ancak ortaklık dönemleri dışındaki borçlardan da sorumlu olduklarına yönelik kabulü yerinde olmamıştır. Öte yandan davacılar ortak olmadıkları dönemler yönünden üçüncü şahıs konumunda olup,bu dönemler yönünden davanın açılması 7 günlük süreye tabi değil ise de davacıların ortak oldukları dönemler yönünden, ödeme emirlerinin usule uygun olup olmadıkları belirlenmeden, eğer ödeme emirleri usule uygun ise, davanın 7 günlük süresi içinde açılıp açılmadığı hususu tespit edilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş;

1-)Davacıların ortak olduğu dönemlerdeki borçlardan sorumlu oldukları dikkate alınarak, ödeme emirlerinin usule uygun olup olmadıklarını, usule uygun ise davanın 7 gün içinde açılıp açılmadığını belirlemek, eğer 7 gün içinde açılmamışsa hak düşürücü süreden reddine, eğer 7 gün içinde açılmışsa bu defa esastan reddine,

2-)Davacıların borçtan sorumlu tutulamayacağı ortak olmadıkları dönemler yönünden ise, üçüncü şahıs konumunda bulundukları, dolayısıyla 7 günlük süreye tabi olmayacaklarından, bu dönemlerdeki borç miktarlarıyla sınırlı olarak davanın kabulüne karar vermekten ibarettir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Üçüncü Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 31.10.2017 tarihli ve 2016/363 E. 2017/368 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 04.02.2019 tarihli, 2018/1613 E. 2019/534 K. sayılı ilamında; "Somut olayda, davacılardan ...’nun 30.11.2005-21.03.2011 tarihleri arasında ... Akaryakıt Pazarlama Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve yetkili müdürü olduğu anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinde belirtilen 2008/11 inci -2010/5 inci aylar arası prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarından sorumlu olduğu ortadadır. Bu nedenle, bu davacı bakımından öncelikle davanın 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacılardan ...’nın ise 06.07.2009-26.08.2010 tarihleri arasında ... Akaryakıt Pazarlama Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketinin % 1 hisse ile ortağı olduğu anlaşıldığından ortak olduğu dönemdeki prim borçlarından dolayı hisse miktarı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunun kabul edilmesi ve buna göre borç miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Yapılacak iş; 1- ...’na gönderilen ödeme emirlerinin usule uygun olup olmadıklarını, usule uygun ise davanın 7 gün içinde açılıp açılmadığını belirlemek, eğer 7 gün içinde açılmamışsa hak düşürücü süreden reddine, 7 gün içinde açılmışsa bu defa esastan reddine,

2- ...’ya gönderilen ödeme emirleri bakımından 06.07.2009-26.08.2010 tarihleri arasındaki borçlardan % 1 hisse oranı ile sorumlu olduğunu göz önünde bulundurarak ödeme emirlerinin usule uygun olup olmadıklarını, usule uygun ise davanın 7 gün içinde açılıp açılmadığını belirlemek, eğer 7 gün içinde açılmamışsa hak düşürücü süreden reddine, 7 gün içinde açılmışsa bu defa esastan reddine, ortak olduğu dönem dışında kalan borçlar yönünden ise üçüncü şahıs konumunda bulunması nedeniyle 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağından bu dönemlerdeki borçlardan sorumlu olmadığının kabulüne karar vermekten ibarettir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...davalı Kurumca davacı ...'na gönderilen ödeme emirlerinin Kanun'da öngörüldüğü şekilde ihtaratlı olmayıp usulüne uygun olmadıkları anlaşılmış ve bu davacının ikame ettiği davanın bozma ilamı doğrultusunda esastan reddine karar verilmiştir.

Diğer davacı ... yönünden bozma ilamı doğrultusunda yapılan incelemede ise bu davacının 06.07.2009-26.08.2010 tarihleri arasında ... Akaryakıt Pazarlama Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketinin % 1 hisse ile ortağı olduğu anlaşıldığından ortak olduğu dönemdeki prim borçlarından dolayı hisse miktarı ile sınırlı olarak sorumlu olduğu,

avacı ...'ya gönderilen ödeme emirlerinin de yasada öngörüldüğü şekilde ihtaratlı olmayıp usulüne uygun olmadıkları anlaşılmış ve bu davacının şirkete ortak olduğu 06.07.2009-26.08.2010 dönemindeki borçlardan hisse oranı ile sorumlu olduğu dikkate alınarak davanın bozma ilamı doğrultusunda bu yönden esastan reddine karar verilmiştir. davacı ...'nın ortak olduğu dönem dışında kalan borçlar yönünden ise üçüncü şahıs konumunda bulunması nedeniyle 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı, bu dönemlerdeki borçlardan sorumlu olmadığının kabulüne karar verilmesi gerektiği,

Mahkememizce bozma öncesi tanzim ettirilen 13.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda adı geçen davacının ortak olmadığı dönemlere ilişkin bu dönemlerdeki borç miktarıyla sınırlı olarak borçlu olmadığı tutarların belirlendiği, bu itibarla davacı ...'nın ortak olmadığı dönemlere ilişkin olan 2009/18413 sayılı takip dosyası yönünden 17.555,49 TL, 2009/18414 sayılı takip dosyası yönünden 2.492,17 TL, 2009/18415 sayılı takip dosyası yönünden 212,47 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olduğu..." gerekçesiyle , "1.Davanın kısmen kabulüne;

a)Davanın davacı ... yönünden esastan reddine, b)Davanın davacı ... yönünden kısmen kabulü ile adı geçen davacının ortak olmadığı dönemlere ilişkin olan 2009/18413 sayılı takip dosyası yönünden 17.555,49 TL, 2009/18414 sayılı takip dosyası yönünden 2.492,17 TL, 2009/18415 sayılı takip dosyası yönünden 212,47 TL borçlu olmadığının tespitine, c)Davacı ...'nın ortak olduğu 06.07.2009-26.08.2010 dönemindeki borçlardan % 1 hisse oranı ile sorumlu olduğu dikkate alınarak bu yönden davanın esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmadığını belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurumca düzenlenen ödeme emirlerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10095, K. 2023/10862, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. İkinci Bozma Kararı
  9. C. Üçüncü Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10095
Karar No
2023/10862
Tarih
7 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/10096 K.2023/11351
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10097 K.2023/10881
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/10098 K.2023/7607
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10098 K.2023/11215
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/10098 K.2023/11353
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10099 K.2023/11979

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.