KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1025 E., 2023/1091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/6 E., 2022/162 K.
- Dava tarihi
- 06.08.2015
- Karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline 2013/107437 ve 2013/019445 takip nolu dosyalardan gönderilen ve 25.07.2015 tarihinde tebliğ edilen 21.07.2015 düzenleme tarihli ödeme emirlerine konu dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti.'nin ödenmemiş 2004/10,11-12, 2005/1-12 arası ve 2006/1,2-6 ncı dönemlerine ilişkin prim borçlarının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemlerde şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin bu şirketin hisselerini söz konusu dönemlerde devir etmiş olduğunu ve hiçbir alakasının kalmadığını, davaya konu kurum alacaklarının 6183 sayılı Kanun'un 102 nci maddesine göre 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin fazlasıyla dolmuş olduğunu beyanla, davaya konu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinin yasa ve usule uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/412 E. 2016/101 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 24.01.2017 tarihli ve 2016/7078 E. 2017/487 K. sayılı ilamında; belirtilen açıklamalar ışığında Mahkemece, öncelikle davacıya gönderilen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin tebliğ evrakı getirtilmeli, davacının Kuruma yaptığı itirazı, hatalı mercie (görevli olmayan yere) yaptığı kabul edilmeli, tebliğ tarihinin 25.07.2015 olduğunun tespiti halinde hatalı mercie 29.07.2015 tarihinde yapılan başvuru ve dava tarihi dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçmediği gözetilerek davanın esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Ödeme emirlerinin tebliği ile hatalı mercie başvuru tarihi arasında 7 günlük sürenin geçtiği tespit edildiği takdirde şimdiki gibi karar verilmelidir gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.12.2017 tarihli ve 2017/387 E. 2017/631 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 17.10.2018 tarihli, 2018/1810 E. 2018/8169 K. sayılı ilamında; Mahkemece ödeme emirleri tebliğ tarihi dikkate alınmak suretiyle, belirtilen zamanaşımı milatlarına göre irdeleme yapılması gerekirken, 2013/19945 nolu ödeme emrindeki dönemler tam olarak gözetilmeksizin, zamanaşımı geçmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz bulunduğu ve davalı Kurum yararına reddedilen miktar yönünden haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden bozulmuştur.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 04.03.2021 tarihli ve 2018/650 E. 2021/28 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 08.12.2021 tarihli, 2021/7477 E. 2021/15669 K. sayılı ilamında; Mahkemece ödeme emirleri tebliğ tarihi dikkate alınmak suretiyle, belirtilen zamanaşımı milatlarına göre irdeleme yapılması gerekirken, 2013/19945 nolu ödeme emrindeki dönemler tam olarak gözetilmeksizin, zamanaşımı geçmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz bulunduğu ve davalı Kurum yararına reddedilen miktar yönünden haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı adına 2013/107437 sayılı takip dosyasından düzenlenen ödeme emrine konu 2004/10-11-12 nci aylara ilişkin olan borçların ve yine 2013/19445 sayılı takip dosyasından düzenlenen ödeme emrine konu 2005/1,2,3,4,5 inci aylara ilişkin olan prim borçlarının 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu ve ödeme emirlerinin düzenleme tarihi itibariyle zaman aşımına uğramış olmaları sebebiyle iptali gerektiği,
2013/19445 takip sayılı dosyaya konu 2006/2-6 dönemlere ilişkin prim borçlarının muacceliyet tarihleri itibariyle hisse devri tarihinden sonraki döneme ait olmaları nedeniyle iptali gerektiği, buna göre davacı adına 2013/19445 sayılı dosyasından yapılan takibin 75.364,46 TL.si yönünden iptali ile zaman aşımına uğramamış ve hisse devrinden önce doğan toplam 46.438,34 TL. üzerinden devamı gerektiği anlaşılmış, mevcut durum itibariyle 6183 sayılı Kanun'un 58/5 inci maddesi "İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan,
hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir" hükmü gereği davacının itirazında haksız olduğu 46.438,34 TL.
Kurum alacağının %10'u oranında haksız çıkma tazminatından sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kurumca davacı hakkında yapılan 2013/107437 sayılı takip dosyasındaki alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle ödeme emirlerinin iptaline, 2013/19445 sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emirlerinin 75.364,46 TL'lik kısım yönünden iptaline, bakiye 46.438,34 TL yönünden takibin devamına, Ödeme emri itirazında haksız olduğu 46.438,34 TL. asıl alacağın % 10’u oranında haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve davalı kurum vekilleri yeterli araştırma yapılmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7,8,9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 21 nci maddesidir.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara toplanan delillere göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut dosyada; davacıya...Tekstil Ltd.Şti.'nin 2004/10-2006/6 dönemine ilişkin prim borçları nedeniyle ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, davacının şirkette %50 hisse ile kurucu ortak olduğu, diğer kurucu ortağın beş yıllığına şirket müdürü olarak atandığı, 30.12.2005 tarihli hisse devir sözleşmesiyle hisselerini devrettiği anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki "İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir." hükmünün, Anayasaya Mahkemesi'nin 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 21.04.2022 tarih ve 2021/118 E. 2022/48 K. sayılı kararı ile Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi nedeniyle davacı aleyhine haksız çıkma tazminatına hükmedilmemesi gerekir.
Bu itibarla; davacı 30.12.2005 tarihinde hisselerini devrettiğinden, hisse devir tarihi gözetilerek 2006/1 ayına ilişkin prim borcundan sorumlu olmadığının ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği haksız çıkma tazminatına hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1025, K. 2023/1091, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama