KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10351 E., 2024/12624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2177 E., 2022/2099 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/179 E., 2022/81 K.
Karar Metni
2.074 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve (...) Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 05.04.2015 tarihli iş kazasında asansör boşluğuna düşmesi sonucu ağır derecede yaralandığını belirterek 12.018,35 TL geçici iş göremezlik, 116.506,64 TL sürekli iş göremezlik, 5000 TL bakıcı gideri ve 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Ltd. Şti. ve ...-... vekili cevap dilekçesinde; ... Elektrik Üretim A.Ş. 1-2 ünite kazan çatıları kül temizliği, baca kanalı gaz kaçaklarının giderilmesi, izolasyonların yenilenmesi ve kısmi boru değiştirme işinin ... tarafından ihale ile alındığını ve grup şirketi ... Ltd. Şti. tarafından işin yapılmaya başlandığını, davacının müvekkil şirket ... Ltd. Şti. işçisi olduğunu, asansörün bakım ve onarımının ... Asansör firması tarafından yapıldığını, müvekkili şirketlere asansörler hakkında bilgi verilmediğini, asansörleri uygun halde bulundurmakla yükümlü olmadığını, davacının uğradığı zarar ile uygun illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş. (...) vekili cevap dilekçesinde; iş kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, zira davacının müvekkillerinin işçisi olmadığı, ihale yolu ile hizmet alımı yapan firmanın alt işvereninin işçisi olduğunu, kazanın tamamen davacı işçinin dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları sonucu meydana geldiğini, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.03.2020 ve 30.11.2020 tarihli kusur raporlarında davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde; davalı ... Asansör Isınma ve Soğutma Sistemleri Mak. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %30 oranında, davalı ... (... Elektrik Üretim Tic. A.Ş) 'nin %30 oranında, davalı asıl işveren ...- ... 'ın %10 oranında, davalı alt işveren ... Mimarlık Mühendislik Hizmetleri ve Tic. Ltd.
Şti.'nin %10 oranında, davacı kazazede işçi ...'ın %20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, bu raporlardaki kusur oranlarına göre hesaplama yapıldığı, davacıya ait SGK hizmet döküm cetveline, müfettiş raporundaki ücretle ilgili tespite göre, davacının ücretinin asgari ücretin 1,2 katı olduğu, Kurum Sağlık Kurulu’nun 02.08.2018 tarihli raporunda, davacı ...'ın davaya konu iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücünü %14,3 oranında kaybettiğinin tespit edildiği, iş kazasının oluşumunda davacı ve davalıların kusur durumu, davacının maluliyet oranı, kaza anında 39 yaşında olması,
ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyo-ekonomik durumu, tazminat tutarının caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği gözetilerek davacı lehine uygun bir manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, "12.018,05 TL geçici iş göremezlik alacağının kaza tarihi olan 05.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, 116.506,64 TL sürekli iş göremezlik alacağının kaza tarihi olan 05.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Mimarlık Mühendislik Ltd Şti ve ... vekili, davalı Elektrik Üretim A.Ş vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 05.04.2015 tarihinde asansör boşluğuna düşmesi sonucu yaralandığı, maluliyet oranının %14,3 olduğu, davalılardan ...
Elektrik Üretim A.Ş ile davalı ...-... arasında ünite kazan çatıları kül temizliği, baca kanalı gaz kaçaklarının giderilmesi, izolasyonların yenilenmesi, ve kısmi boru değiştirme işi ihalesine ilişkin sözleşme imzalandığı, ...'nın aldığı ihale işini diğer davalı şirket ... şirketine devrettiği, davacının da ... şirketinin işçisi olduğunun anlaşıldığı, davalı ... Elektrik Üretim A.Ş. ile de diğer davalı ...
Asansör Ltd şirketi arasında yük asansörlerinin arızalarının giderilmesi ve bakımlarının yapılması yapım işi işine ait sözleşme imzalandığı, Mahkemece hükme esas alınan 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kazanın meydana geldiği işyerinin ...
Elektrik Üretim A.Ş. kontrolünde ve çalışanlarının da bulunduğu dolayısıyla adı geçen davalının kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı tarafın husumet itirazları ve diğer itirazlarının yerinde görülmediği, davalı ...
Mimarlık Mühendislik Ltd Şti ve ... ... vekili tazminat alacağına mahsuben davacının kredilerini ödediğini belirtmiş ise de dosya içeriğine bu konuda somut delil sunulmadığı, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda PSD mahsubu yapıldığı, geçici iş göremezlik talebine ilişkin itirazların yerinde görülmediği, işçinin kaza tarihindeki yaşı, olayın oluş şekli, sürekli iş göremezlik oranı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü ile dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucunda Mahkemece davacının manevi tazminat alacağının yazılı tutarda hüküm altına alınmasının isabetli olduğu,
davacı tarafın vekalet ücretine ilişkin itirazının da yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalılar ... Mimarlık Mühendislik Ltd Şti ve ... ... vekili, davalı Elektrik Üretim A.Ş. ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili; Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
2-Davalı Elektrik Üretim A.Ş. vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ihale yolu ile hizmet alımı yapılan diğer davalı firmanın işçisi olduğunu, iş kazasında müvekkili Kurumun sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğüne devredilen ...
Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'nin hizmet alım yolu ile "ünite kazan çatıları kül temizliği, baca gazı kanalı gaz kaçaklarının giderilmesi, izolasyonlarının yenilenmesi ve kısmi boru değiştirme" işini diğer davalı ... (...) firmasına ihale ettiğini, ... firmasının da ihale almış olduğu işi diğer davalı ... Mimarlık Mühendislik Tic. Ltd.
Şti. firmasına verdiğini, kazazede davacının ... firmasının işçisi olduğunu ve müvekkili ile işçi-işverenlik ilişkisi bulunmadığını bu nedenle sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden. 05.04.2015 tarihli iş kazasında, asansörün çağrılan kata gelmemesine rağmen kapının açılması nedeniyle davacının asansör boşluğuna düşmesi sonucu yaralandığı, ... Elektrik Üretim A.Ş. ile ... - ... arasında "1-2 Ünite kazan çatıları kül temizliği, baca kanalı gaz kaçaklarının giderilmesi, izolasyonların yenilenmesi ve kısmi boru değiştirme işi" ihalesine ilişkin sözleşme imzalandığı, ...' nın aldığı ihale işini grup şirketi ... Mim. Müh. Hiz.
Tic. Ltd. Şti.' ne devrettiği, kazazede ...'ın davalı ... 'ın alt işvereni olarak Kurumda tescilli olan ... Mim. Müh. Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nde sigortalı olarak çalıştığı, ... Elektrik Üretim A.Ş. ile ... Asansör Isıtma Soğutma Sis. Mak. Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında, ...
AŞ de "1, 2, 3, 5, 6 ünitelerde bulunan yük asansörlerinin arızalarının giderilmesi ve bakımlarının yapılması işi" ihalesine ilişkin 19.02.2014 tarihli sözleşme imzalandığı, asansörlerin aylık periyodik bakımının da ... Ltd.
Şti tarafından yapıldığı, hükme esas alınan kusur raporlarında kusur oranlarının birbirini teyit ettiği, ancak asıl alt işveren ilişkisi yönünden kabuller açısından farklılık bulunduğu, 30.11.2020 tarihli kusur raporunda, kazanın meydana geldiği iş yerinin ... Elektrik Üretim A.Ş. kontrolünde bulunduğu dolayısıyla asıl işveren olarak kabul edilmesi gerektiği, ... - ... ve grup şirketi olan ... Mim. Müh. Hiz. Tic. Ltd.
Şti.' nin alt işveren olarak kabul edilmesi gerektiği, yine ... Asansör Isıtma Soğutma Sis. Mak. Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin alt işvereni olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek davalı ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin asıl işveren olarak % 30, davalı ... - ... 'ın %10, davalı ... Ltd. Şti.'nin %10, davalı ... Asansör Ltd. Şti., ...
A.Ş.'nin alt işvereni olarak %30, ...'ın %20 kusurlu olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan hesap raporunda ise Kurumca hak sahiplerine yapılan ödemelerin TBK 55. madde kapsamında düşülmesi sırasında ... ve ... Asansör Şirketinin üçüncü kişi olarak kabul edilmesi ile mahsup işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.
4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de asıl işveren, bu Kanun'un işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden ... hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Temyiz eden Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğüne devredilen ... Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'nin husumet itirazı karşısında İlk Derece Mahkemesi kararına dayanak kılınan iki ayrı kusur raporunda ...
Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. ne atfedilen kusur oranları aynı olmakla birlikte birinde üçüncü kişi diğerinde asıl işveren olarak kabul edildiği, hükme dayanak kılınan hesap raporunda ...'ın üçüncü kişi olarak kabulü ile BK 55. maddesi kapsamında rücuya tabi gelirlerin tenzilinde 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi hükmünün gözetildiği ve bölge adliye mahkemesi tarafından anılan kusur raporlarından 30.11.2020 tarihli kusur raporu dayanak kılınarak istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği görülmekte ise de,
esasen bölge adliye mahkemesi tarafından dayanak kılınan rapor içeriğinde ...'ın asıl işveren olarak belirtildiği hususu gözetilmeksizin ve bu husustaki çelişki giderilmeksizin esastan ret kararı verilmesi isabetsiz görülmüştür.
Öncelikle ...'ın kuruluşuna esas mevzuat ve sözleşme ekleri celbedilerek kazalı işvereni ...'ya verilen işlerin anılan mevzuat ve sözleşme kapsamında ...'ın görev alanında olup olmadığı, söz konusu işleri yapabilecek teknik kadrosu bulunup bulunmadığı irdelenip ...'ın işverenlik sıfatı dolayısıyla asıl işveren sıfatı bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalı, sorumluluğu varsa bunun üçüncü kişi sıfatıyla mı yoksa işveren sıfatıyla mı olduğu hususu net olarak belirlenmeli, bu taktirde ise kusur oran ve aidiyetine ilişkin olarak yeniden rapor alınarak, husumet itirazı irdelenerek sonucuna göre karar verilmeli, bu belirlemeler yapılırken temyiz yoluna başvurmayan davalılar yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumları gözetilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10351, K. 2024/12624, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama