KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10376 E., 2023/11930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2478 E., 2023/1176 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/112 E., 2022/988 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Kuruma 14.10.2000 tarihinde verilen işe giriş bildirgesine istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığını, oysa vergi kaydının 15.03.1999 tarihinde başladığını ve 21.12.2001 tarihine kadar devam ettiğini, buna rağmen davalı Kurum tarafından Bağ-Kur sigorta tescilinin vergi kaydının başladığı tarihden yapılmadığını ileri sürerek, sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydı başlangıç tarihi olan 15.03.1999 tarihinden itibaren tespitine karar verilmesini istemiş; davacı vekili 06.05.2022 tarihli dilekçesi ile taleplerinin, davacının 15.03.1999-02.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti olduğunu açıklamıştır.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vergi kaydının başlangıcı 15.03.1999 tarihi olsa da, ... Vergi Dairesi onaylı giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına 31.01.2001 tarihinde intikal ettiğini, bu nedenle davacının tescilinin 04.10.2000 tarihi itibariyle yapıldığını, davacının 04.10.2000 tarihi itibariyle 6 aylık süre içerisinde başvurusunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, komşu işyeri tanıklarının beyanları ve dosya içeriğinden, davacının 15.02.1999-31.12.2001 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu sabit olduğundan, davanın kabulü ile Davacının 15.03.1999-02.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinin hukuka ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 15.03.1999-31.12.2001 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğu, Kurum kayıtlarına 31.01.2001 tarihinde intikal eden giriş bildirgesine göre Kurum tarafından 04.10.2000 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci madde ve davacının talebi dikkate alındığında, davanın kabulüne dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10376, K. 2023/11930, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama