KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10388 E., 2023/11971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2725 E., 2023/1283 K.
- Karar
- Karar verilmesine yer olmadığına
- İlk derece mahkemesi
- ... 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/19 E., 2022/283 K.
Karar Metni
1.088 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki aksi Kurum işlemlerinin iptali ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesindeki teşvikten faydalandırılmaya yönelik verilen belgelerin Kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun isteminin esastan reddine, davacının isteminin kabulü ile, Ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile ilgili 21.07.2017 tarih 9208715 sayılı başvuru dilekçesi ile kanun türü hatalı seçilen ve 6111 sayılı ve 6486 sayılı Kanunlardan yararlandırılması gereken müvekkil şirket sigortalılarının 6111 sayılı ve 46486 sayılı kanun türlerine göre ek tahakkuk işlemlerinin yapılmasına ilişkin,Erzurum Sosyal Güvenlik İl MüdürlüğüNene Hatun Sosyal Güvenlik Merkezine yapmış olduğu başvurunun ... tarafından yayımlanan 18.03.2015 tarih ve 177 sayılı sigorta prim teşvikinden geriye yönelik yararlanma talepleri, konulu 2015/10 sayılı genelgeye dayanılarak reddine,
dair Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 28.07.2017 tarih ve 18258116/206/4000240 sayılı işlemi iptaline, doğacak prim farkının yasal faiziyle mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacının isteminin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Kaldırma ilamı doğrultusunda ; davacının 7103 sayılı Kanun uyarınca 30.05.2018 tarihli başvuru üzerine davacının 1030618.25 sicil numaralı işyerinin 2013 ve 2014 yılları ile 2015/1, 3, 5, 7, 8 ve 2016/3 ve 4. Aylar için teşvik değişikliği yapılarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinden yararlandırılıp yararlandırılmadığı ve fark prim alacağının mahsup edilip edilmediğinin mahkememizce SGK'ya sorulduğu verilen cevapta.
"Merkezimizde ... sicil numaralı dosyada kayıtlı ... Deniz Taşimaciliği Alişveriş Merkezi Teks. İnş. Tur. İml. San. Tic. Ltd.
Şti. unvanlı işyeri ile ilgili ilgide kayıtlı yazınızda talep edilen, 7103 sayılı Kanun'a göre 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gereğince,yazınızda belirtilen dönemlere ait teşvik değişikliği işlemlerini gösterir dökuman yazımız ekinde sunulmuş olup, teşvik değişikliğinden dolayı oluşan farkların işverenin borçlarına mahsup edildiği tespit edilmiştir." cevabının verildiği, belirtilen dönemlere ait teşvik değişikliğinden dolayı oluşan farkların işverinin borçlarına mahsup edildiğinin anlaşıldığından Davanın konusuz kaldığı ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği,
Kurum tarafından davacının başvurusunun kabul edildiği, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci madde gereğince başvurunun kabul edildiği anlaşıldığından yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılması ile taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili kendisi hakkında verilen kararın hatalı olduğunu belirterek aksi yöndeki kararın kaldırılması ile davanın kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2.İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... vekili, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, dava açmadan önce Kurum'a yaptığı başvurusu kabul edilmeyen davacının yargılama sırasında 7103 sayılı yasa kapsamında yaptığı başvurunun işleme alınarak, teşvik alacağının prim borcuna mahsup edilerek davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
7103 sayılı Kanun'a ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ve yürürlük tarihi 01.04.2018 olan ek 17 nci maddenin "...Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir.
Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekalet ücretinin dörtte birine hükmedilir.
Ayrıca, Ilk Derece Mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." hükmünü içeren 4 üncü fıkrasının da 19.02.2020 Karar günlü, 2018/139 Esas, 2020/12 Karar sayılı, 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı R.G.de yayımlanan Anayasa Mahkemesi Kararıyla iptal edildiği de anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, dava açılmasına Kurumun sebep olduğu anlaşılmakla;
ayrıca konusuz kalmaya dayanak yasa maddesinin 4.fıkrasının da Anayasa Mahkemesi Kararıyla iptaline karar verildiğinden ve davanın açılmasına Kurum sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti verilmesi ve yargılama giderlerinin davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve,
davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile, ... 13. İş Mahkemesi'nin 30.05.2022 tarih ve 2022/19 E. ve 2022/283 K. sayılı kararının kaldırılmasına yerine
Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına," dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yasalara uygun ve yerinde olduğunu verilen vekalet ücretinin da hukuka aykırı olup, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı şirketin 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinden faydalandırılmaya yönelik olarak verilen belgelerin işleme alınması gerekip gerekmediğine ve Kurumca yapılan işlemin yerinde olup olmadığı ile dava konusunun devam edip etmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ,usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10388, K. 2023/11971, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama