KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10463 E., 2023/11397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1512 E., 2023/1883 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/300 E., 2023/32 K.
Karar Metni
1.098 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının işitme kaybı ve derin venöz yetmezliği sonucu Burdur Devlet Hastanesinin 29.06.2011 tarih 610 sayılı Sağlık Kurulu Raporuyla sürekli ve %45 oranında özürlü olduğunun anlaşıldığını, 2011 Aralık ayında davalı Kuruma davacının başvurduğunu, davacıya sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının 2016 yılı Mart ayından sonra maaşının kesildiğini, davalı Kurum 20.10.2016 tarihli borç bildirim belgesi ile 26.026,53 TL ana para, 3910,20 TL faiz olmak üzere toplam 29.936,73 TL yersiz ödemenin Kuruma geri ödenmesinin talep edildiğini,
davacının Kuruma verdiği dilekçe üzerine Kurum cevabi yazısında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen rapora göre %40 ın altında özürlü olduğunu anlaşıldığının bildirildiğini, bunu üzerine kendisine borç çıkartıldığını, davalı Kurumun 18.07.2017 tarih 339371 sayılı 30.507,44 TL lik borcun iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca engellilik indiriminden faydalanılması için çalışma gücünün en az %40 ının kaybedilmesi gerektiğini, Kurul 26.04.2016 tarihli yazısı ile ilgili kişinin engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığı yönünde cevap verildiğini, Kurumca Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz ile yapılan yazışmalar sonucu şahsın aylığı 12.12.2013 tarihli rapor esas alınarak bu tarih itibariyle durdurulmuş ve yapılan yersiz ödemeler için borç oluşturulduğunu, Kurumumuzca yapılan işlemler usul ve yasaya uygun olarak yapıldığından, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar sonucunda aylığın 12.12.2013 tarihli rapor esas alınarak bu tarih itibariyle durdurulduğunu ve yapılan yersiz ödemeler için borç oluşturulduğunu, 03.11.2022 tarihli Adli Tıp raporunda davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 24 olduğunun tespit edildiğini, rapordan da anlaşılacağı üzere davacının engel oranı %40'ın altında kalmış olup, Kurumca yapılan işlemin mevzuata ve usule uygun olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan alınan raporda, davacının engel oranının % 44 olarak bildirildiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun raporunun davalı Kurum yönünden bağlayıcı olduğunun açık olduğu, dosya içindeki raporların birbiriyle ve diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, davacının engel oranının (indirimden faydalanılması için aranan çalışma gücü kaybı oranının) % 40'ın üstünde olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığına hakkı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesi.
3. Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesi 'Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I inci derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II inci derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III üncü derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından' yararlanacaklarını öngörmekte olup, bu koşulların başında ise, öncelikle ve özellikle, 'sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak' hususunun saptanması önem arz etmektedir.
Anılan hususun saptanması işi ise, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3239 sayılı Kanun'la değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için, yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki 'Merkez Sağlık Kurulu' tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da, ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına; yine idarece karar verilmektedir.
Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması yasal gereklilik olmaktadır.
Konuya bu açıdan bakıldığında, Kurum tarafından davacıya ilk defa yaşlılık aylığının bağlanabilmesi için, davacının 193 sayılı Kanun'a göre sakatlık indiriminden yararlanma koşullarını taşıdığının idari kararla belirlenmesi zorunludur.
Bu davada çözüme ulaşabilmek için, öncelikle, davacı tarafa, anılan yasal prosedür çerçevesinde Maliye Bakanlığı bünyesindeki 'Merkez Sağlık Kurulu'ndan iş gücü kaybı oranı ve buna göre sakatlık derecesi hakkında rapor alması, anılan rapora itiraz halinde, idari yargıya başvurulması için mehil verilerek, bu hususu ön mesele olarak değerlendirerek ve idari aşama sonucuna göre, 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 87 nci maddeleri kapsamında yaşlılık aylığı şartları irdelenmelidir.
2. Dosya kapsamı incelendiğinde, yargılama safhasında adli Tıp 3 üncü İhtisas Kurulu'nun 04.10.2021 tarihli raporunda, 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %24 olduğu anlaşılmakla keza aynı şekilde 2 nci Üst Kurulca da aynı doğrultuda rapor tesis edilmekle; bu kapsamda davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken kabule dair karar verilmesi hatalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10463, K. 2023/11397, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama