İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10515 K.2024/11227

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2023/10515Karar2024/11227Tarih18 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.221 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/10515 E., 2024/11227 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2024
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1235 E., 2023/616 K. Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ...
İlk derece mahkemesi
Gaziantep 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/522 E., 2021/560 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.221 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.11.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle ağır bir şekilde yaralandığını, kazanın davalı işverenin kusurlu eylemi neticesinde meydana geldiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiş, 26.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 366.138,92 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, kazada işverene yüklenebilecek bir kusurunun bulunmadığını, tüm tedavilerinin eksiksiz olarak yapıldığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle iş kazasının tespiti için dava açılması gerektiğini, yüklenici firma ile aralarında imzalanan sözleşme hükümleri gereği meydana gelen iş kazasında yüklenici firmanın sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.11.2015 tarihinde yol yapım şantiyesinde davacının kullandığı araç ile çimento aktarımı yapacakken aracın basınç kompresörünün arızalı olduğunu fark edip aracın üzerine çıkması sonucu araç üzerinde bulunan kapak contalarının basınç etkisiyle patlaması neticesinde aşağı düştüğü, ATK raporuna göre davacının iş kazası neticesinde yaralanması sonucu maluliyet oranının %26,2 olduğu, SGK raporuna göre davalı işverenin %95, davacı işçinin ise %5 oranında kusuru bulunduğu, işveren firmanın işçinin kullandığı aracın periyodik muayenelerini yaptırmadığı,

işverenin işçiyi denetleme ve gözetleme yükümlülüğünü yerine getirmediği iş sağlığı ve güvenliği bakımından işyerinde geniş anlamda bir kontrol mekanizması oluşturmadığı, ayrıca meydana gelebilecek riskleri öngöremediği, işçilerin çalışırken kişisel koruyucu donanımlarını kullanmalarını sağlatmadığı, uyarı ve ikaz levhaları bulundurmadığı dikkate alındığında işverenin %95 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı işçinin ise koruyucu baret kullanmak gibi önlem almayarak kendisini tehlikeye düşürecek şekilde kazanın oluşmasına sebebiyet verdiği için %5 kusuru olduğunun değerlendirildiği,

hesaplanan gerçek zararın %95 inden davalı işverenin sorumlu olduğu kabul edilerek 366.138,92 TL net maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 16.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, hükümde kaza tarihinin sehven 18.11.2015 olarak belirtildiği gerekçesiyle, "davanın kısmen kabul kısmen reddine, 366.138,92 TL net maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

30.000,00 TL net manevi tazminatın, iş kazası tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şoför olan davacının 16.11.2015 tarihinde yol yapım şantiyesinde silobas isimli araçtan çimento boşaltımı yapılması esnasında basınç yükselmesi nedeniyle aracın üstüne çıkması üzerine kapak contalarının patlaması nedeniyle silobasın üzerinden düşmesi sonucu ayaklarından yaralandığı, davacının çalıştığı şirket ile davalı idare arasında İş Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu,

davalı idarenin davacının çalıştığı alt işverenle birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesi gereği müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, iş kazasına yol açan olay öncesi davacının kullandığı araçtaki arızaya rağmen aracın kullanılmasının olaya yol açtığı anlaşılmakta olup kaldı ki her halukârda araçtaki arızayı gidermekle yükümlü olanın işveren olduğu, davacıya kişisel koruyucu ekipmanlar verilmesinin işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, bu ekipmanların kullanılmasının denetlenmesi ve takip edilmesi gerektiği, davacının şoför olmasının işveren yönünden denetim ve gözetim yükümlülüğünü kaldırmadığı,

şantiye şefi ...’un davalı şirket çalışanı olması nedeniyle davalı şirketten ayrı bir kusur değerlendirilmesinin yapılamayacağı ve işverenin kusuru içerisinde varsa kusurunun yer alabileceği, olaya ilişkin Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 17.08.2017 tarihli SGK inceleme raporunda davalı işveren şirketin %95 oranında, davacı işçinin %5 oranında ağır kusurlu olduğunun tespit edildiği,

eldeki davada alınan 26.01.2021 tarihli kusura ilişkin raporda “işverenin görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyerek ağır ihlal ve ihmalde bulunduğu”, “kazazede ...'nın görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyerek ihlal ve ihmalde bulunduğu” şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla Mahkeme kararında kabul gören kusur oranlarının kabul gerekçesinin olaya, oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu ve sonucunda meydana gelen elem ve ızdırabın derecesi, olayın oluş şekli,

maluliyet oranı ve olay tarihi dikkate alındığında davacı için takdir edilen manevi tazminatın miktarının da dosya kapsamına uygun olduğu, maluliyete ve maddi tazminat hesaplamalarına karşı açık istinaf itirazında bulunulmadığı, davacının 01.06.2023 tarihli ölüm kaydı bulunduğuna ilişkin UYAP sisteminde uyarı bulunmakta olup bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceğinin değerlendirildiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili; kusur oran ve aidiyetine ilişkin bilirkişi heyeti tarafından değerlendirme yapılmadığını, davacının görev tanımında araç tamiri bulunmadığını, dosya içerisinde şantiye şefi ...'un kendisine talimat verdiğini davacı beyan etmiş olmasına rağmen ...'a kusur yükletilmediğini, aynı şekilde davaya konu işin yapımının diğer davalı firma ile birlikte üstlenilmiş olmasına rağmen diğer davalıya da kusur yükletilmediğini, Mahkeme kararına esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, Mahkemece verilen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ... vekili; öncelikle iş kazasının tespiti için dava açılması gerektiğini, meydana gelen iş kazasında yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, bahse konu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Taraf ehliyeti dava şartıdır, davanın her aşamasında hâkim tarafından incelenebilir, taraflar da davanın sonuna kadar bunu ileri sürebilirler. Bu itibarla, davanın taraflarından birinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz.

Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Borçlar Kanunu'nun 397.

(6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'u 513.) maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur.

Eldeki davada; UYAP sisteminden alınan nüfus kaydından davacı ...'in 01.06.2023 tarihinde yargılamanın devamı sırasında vefat ettiği, davacının kendisini vekille temsil ettirdiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının ölümle vekalet ilişkisi sona eren davacı vekiline tebliğ edildiği, mirasçılarının davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş, davacı ...'in mirasçılarını tespit ederek davaya katılımını sağlamak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar re'sen dikkate alınarak davalılar vekillerinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10515, K. 2024/11227, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VI. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10515
Karar No
2024/11227
Tarih
18 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10517 K.2024/11919
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/10521 K.2024/12471
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/10523 K.2024/12468
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/10529 K.2024/12511
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/10530 K.2024/12510
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/10531 K.2024/12514

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.