İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10606 K.2024/97

Taraflar arasındaki eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye…

Esas2023/10606Karar2024/97Tarih16 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.110 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/10606 E., 2024/97 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2698 E., 2023/1469 K.
Karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Konya 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2014/51 E., 2018/248 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.110 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasındaki eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1998 - 2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında, 2000- 2013 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu, davacının 01.07.2013 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu ve Kurumca yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kuruma yüksek prim ödediğini, ancak bağlanan yaşlılık aylığının düşük olduğunu, davacının son basamağının 8 olarak hesap ekstresinde gözüktüğünü ve maaşın düşük olmasında basamağın düşük olmasının etken olduğunu, davacının hizmet süresine göre basamak intibakının yapılması gerektiğini,

gerçek basamağının intibak ettirilerek tespit edilmesi halinde maaşının da yüksek olacağını beyan ederek, müvekkilinin aylık başlangıç tarihindeki net aylığının (ek ödeme eklendikten sonra) olması gereken gerçek basamağın tespiti ile gerçek alması gereken yaşlılık aylığı maaş miktarının tespitine ve müvekkiline eksik ödenen maaşları için yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1998 - 03.10.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalılığının bulunduğunu, 04.10.2000 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başlatıldığını ve yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu 01.06.2013 tarihine kadar devam ettiğini, davacının bu tarihte basamağının 8 inci gelir basamağı olduğunu, davacının 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce 2926 sayılı Kanun'a göre olan hizmet sürelerini bildirmediğinden aynı tarihte son basamağı 8 inci basamak olduğundan yaşlılık aylığının da 8 inci basamaktan bağlandığını, Kurumlarınca yapılan işlemlerin usul ve kanunlara uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, davacının 01.06.1998 - 03.10.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu, ayakkabıcılık faaliyeti nedeniyle vergi kaydının 01.01.1999 tarihinden itibaren başladığı, 04.10.2000 tarihinden itibaren zorunlu Bağ - Kur sigortalısı olarak tescil edildiği,

davacının giriş bildirgesinde gelir basamağının "1" olarak seçtiği, Kurumca davacıya yazılan 08.01.2001 tarihli yazıda tescil basamağının "1" olduğunun bildirildiği davacının 22.05.2013 tarihli tahsis talebine istinaden birleştirilen hizmetleri üzerinden 01.06.2013 tarihinden itibaren 8 inci gelir basamağı esas alınarak net 536,47 TL aylık bağlandığı anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun'un değişik 50 ve 51 inci maddeleri olup, 51 inci madde ile "sigortalı bu kanuna göre sigortalılığının başladığı tarihte 50 inci maddede belirtilen aylık gelir basamaklarının ilk 12 basamağından dilediğini seçer ve en geç 3 ay içerisinde bildirir, 3 ay içinde seçmemesi halinde 1 inci basamağı seçmiş sayılır.

Ancak diğer Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi bir işte çalıştıktan sonra bu kanun kapsamına girenlerin basamakları, diğer Sosyal Güvenlik Kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak intibak ettirilmek sureti ile belirlenir" düzenlemesi getirilmiştir.

Buna göre davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının başladığı tarihten önce diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamındaki hizmetlerinin nazara alınması ile tescil basamağının buna göre intibak ettirilmesi zorunlu olup, 12 inci basamaktan yukarısına intibak ettirilmesi için sigortalının rızasının veya istekte bulunmasının gerekmediği, Kurumca resen intibakının yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başladığı 04.10.2000 tarihinden önce 2 yıl 4 ay 2 gün, 2926 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunmakla ilk 12 basamakta 1 yıl bekleme süresi esas alınarak 2 yıl için 2 basamak verilerek ve daha sonra geri kalan sürede de 2 yılda bir basamak yükseltileceği kabul edilerek ve daha sonra 4 ay 2 gün kıdem süresi olduğundan 2 nci basamakta bekleme süresini doldurduktan sonra 3 üncü gelir basamağına intibak ettirilmesi gerekmekte olup, Kurumun bu konudaki işlemin 51 inci maddeye uygun olmadığı belirlenmiştir.

Davacının tescil basamağının 3 üncü basamak olarak kabul edilmesi ve 52 nci maddeye göre 01.08.2008 tarihinde 11 inci gelir basamağına yükseltilmesi ve bu basamaklardaki bekleme süresi ile bu basamakların gelir tablosundaki karşılıkları üzerinden yaşlılık aylığının hesaplanması gerektiği tespit edilmiştir.

Davacının tescil basamağı 3 kabul edilerek ödenmesi gereken prim aslı borcu 06.04.2015 tarihinde 2.585,00 TL olarak ödenmiş olup davacının Mayıs 2015 tarihindeki aylığı 655,97 TL olarak ve aylık başlangıç tarihindeki aylığı net olarak 537,79 TL olarak hesaplanmıştır. O halde davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacı hakkında Kurumca uygulanan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu esasen davacının talebinde belirttiği şekli ile aylığının arttırılmasına ilişkin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yukarıda belirtilen düzenleme ve açıklamalar ışığında, 01.10.2008 tarihine kadar belgelerin ibraz edilmemesi halinde, geçmişteki farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi sigortalılık sürelerinin basamak tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmadığından (Yargıtay 10. HD'nin 22.10.2018 tarih ve 2016/4401 Esas ve 2018/8322 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.) davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, bozma ilamı ile yukarıda zikredilen her iki Kanun maddesi birlikte değerlendirildiğinde ise 01.10.2008 tarihi sonrasında kesinleşen mahkeme kararı ve benzeri sebeplerle Kurum kayıtlarına geçen anılan tarih öncesi sigortalılık sürelerinin basamak tespitinde nazara alınamayacağı sonucuna varılmaktadır.

Buraya kadar basamak intibakında değerlendirilmesi gereken sürelere yönelik yapılan açıklamalardan sonra, basamakların tespitinde esas alınması gereken ilkeler üzerinde de durmakta fayda vardır.

Bilindiği gibi 2926 sayılı Kanun'un 33 ve 35 inci maddelerinin ilk halinde sigortalıların ödeyecekleri primlerin 12 basamaklı gelir tablosuna göre belirleneceği, basamakta bekleme süresinin 2 yıl olduğu, yazılı taleple ve prim ödemeye bağlı basamak yükseltileceği öngörülmüştür

04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle basamak sayısı 24’e çıkarılarak basamakta yükselme için sigortalının ilk oniki basamakta bekleme süresinin bir onüçüncü basamaktan itibaren her basamakta bekleme süresinin ise iki yıl olduğu, ilk onbir basamakta sıra itibarıyla basamak yükseltilmesi,

prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılacağı, onikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilebilmesi için sigortalının yazılı talepte bulunması ve talep tarihinden önceki dönem sonu itibarıyla prim ve diğer borçlarını ödemiş olmasının şart olduğu belirtilmiş, anılan KHK’nın 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile iptal edilmesi sonrası ise de 28.01.2004 tarihinde yayınlanarak 08.08.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5073 sayılı Kanun ile aynı yönde düzenlemeler yapılarak bu düzenlemelerin yürürlüğü bütçe kanunları ile 01.10.2008 tarihine kadar uzatılmıştır.

Bilindiği üzere kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme olmadığı gibi kural olarak, her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir.

Belirtilmelidir ki Geçici 27 nci madde metninde geçen “Kurum” tabirinden 1479 ve 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalıları kapsayan Bağ-Kur’un anlaşılmasının gerektiği açık olup bu halde aynı Kurum bünyesinde bulunan 2926 ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalıların sigortalılık sürelerinin anlaşılması ve ek 8 inci maddenin 2926 ve 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılık süresinin söz konusu olduğu durumlarda uygulanamayacağı, ne var ki farklı sosyal güvenlik kurumuna tabi sigortalılık sürelerinin (506, 5434, 2925 sayılı Kanunlar) bulunması durumunda uygulanması gerektiği dikkate alınmalıdır.

Hal böyle olunca, davacının 01.06.1998 - 03.10.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının, çalışmaların geçtiği dönemlerde yürürlükte bulunan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde, 2926 sayılı Kanuna tabi olarak bağlanan aylıkta basamak intibakında değerlendirilmesi gerekmektedir.

O halde, 01.06.1998 - 03.10.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı dikkate alınarak, davacının 04.10.2000 tarihi itibari ile tescil basamağının hangi basamak olması gerektiği Kurumdan sorulmalı ve devamında intibak sonucunda oluşacak prim borcu Kurumdan sorularak belirlenmeli ve borcun ödenmesi için davacıya süre verilmeli, sonrasında ise bu basamaklara göre başlangıçtan itibaren tahsisi gereken yaşlılık aylığı tutarı Kurumdan sorularak tespit edilmeli,

davacının Kurumca belirlenen basamak ve yaşlılık aylığı miktarına itiraz etmemesi halinde bu tutarlar esas alınarak ödemeyi takip eden aybaşından itibaren davacının aylığının yükseltilmesi gerektiği dikkate alınarak, hüküm kurulmalı, itiraz olması halinde ise denetime elverişli bir rapor aldırılmalı ve alınacak raporda kurum hesabından ayrılma yönleri belirlenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olmayan hesaplama yöntemi içeren bilirkişi raporu esas alınarak, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir şeklinde karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 04.10.2000 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak 1 inci basamaktan tescil edilen davacının, 01.11.2001 tarihinde 2 nci basamağa, 01.11.2007 tarihinde 8 inci basamağa yükseltildiği, 23.05.2012 tarihli dilekçesi ile prim tevkifatlarına istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil talebinde bulunduğu, bunun üzerine Kurum tarafından 01.06.1998 ile 03.10.2000 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 2 gün 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık verildiği,

22.05.2013 tarihli tahsis talebi üzerine birleştirilmiş hizmetleri üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında 8 inci basamaktan aylık bağlandığı, Yargıtay bozma ilamı kapsamında davacının tescil basamağının 3 olması halinde prim borcunun ne olacağı Kurumdan sorulması üzerine, SGK Sigorta Primleri Genel müdürlüğü 24.03.2015 tarihli yazı cevabında.

27.03.2015 tarihli sigortalılık belgesine göre; tescil basamağının 3 olması halinde 2.584,77 TL prim borcu bulunduğunu bildirdiği, 23.11.2022 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilen muhtırada 2.584 TL prim borcunu ödemesinin istenildiği, Mevlana Sosyal Güvenlik Merkezinin prim borcunun yatırılmadığını bildirmesi üzerine, davacıya çıkarılan ve 11.03.2023 tarihinde tebliğ olunan muhtırada " 2.584,77 TL prim borcunu tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde Kuruma yatırması, yatırılmadığı takdirde davanın kesin süre nedeniyle reddine karar verileceğinin " ihtar olunduğu,

bu kez davacı vekilinin 29.03.2023 tarihli dilekçe ekinde sunduğu 06.04.2015 tarihli dekont gereğince prim borcunun Kuruma yatırıldığını belirttiği, Kurum ve banka ile yapılan yazışmalar sonucunda 06.04.2015 tarihli dekont ödemesinin davacının kendi hesabına para yatırma işlemi olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtilen düzenleme ve açıklamalar ışığında, davacının ilk tescil basamağının 3 olarak tesciline dair İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde ise öngörülen kesin süre içinde prim borcunu yatırmadığından, tespit edilen yeni basamaklara göre ödenmesi gereken yaşlılık aylığı miktarlarının belirlenmesi mümkün bulunmadığından Konya 3. İş Mahkemesi'ne ait 19.07.2018 tarih ve 2014/51 E. ve 2018/248 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve yerine, davanın kısmen kabulüne, davacının ilk tescil basamağının "3.basamak" olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemine reddine dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, temyiz dilekçesinde esasen ödemeye gerek olmaksızın aylığının başlangıçtan itibaren yükseltilmesi gerektiğini, buna göre aksi yönde ve kısmen kabule dair verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı hakkında, kurumca uygulanan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu esasen davacının talebinde belirttiği şekli ile aylığının arttırılmasına ilişkin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, kısmen kabule dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.06.1998 - 03.10.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığının, çalışmaların geçtiği dönemlerde yürürlükte bulunan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde, 2926 sayılı Kanun'a tabi olarak bağlanan aylıkta basamak intibakında değerlendirilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.

3. Değerlendirme Eldeki davada ise davacı hakkında intibak işleminin yapılması gerekliliğine dair yaklaşım yerinde ise de, davacının 04.10.2000 tarihi itibari ile başlatılan 1479 sayılı Kanun kapsamında olması geren tescil basamağının 3 olması gerektiğine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ollup, boz a nedenidir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; 1.Davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, (4) nolu bendinin tamamen silinmesi ile yerine;

"Davanın kısmen kabulü ile davacının 04.10.2000 tarihi itibari ile başlayan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle tescil basamağının 3 olması gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine," kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10606, K. 2024/97, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. VI. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VII. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10606
Karar No
2024/97
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/10610 K.2024/1335
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10650 K.2024/608
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/10655 K.2024/230
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10657 K.2024/892
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/10682 K.2024/1329
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10684 K.2024/23

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.