KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10612 E., 2023/11299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/432 E., 2023/382 K.
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sosyal Güvenlik Merkezi Tarafından 2005 ve 2006 dönemlerinde şirket müdürü olmasından dolayı söz konusu dönemlere ait borçlar nedeniyle ödeme emri gönderildiğini, bu ödeme emirlerinin 18.12.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, söz konusu borçların müvekkilin şirketi devrettikten sonra ortaya çıktığını bu nedenle sorumlu olmadığını ödeme emirlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacının ... Termik Tem. Yem. Ür. Ltd. Şti. isimli şirketin ödenmeyen prim borçlarından dolayı şirket müdürü olması nedeniyle sorumlu olduğunu, davacı hakkında icra takibi yapıldığını, söz konusu borçlardan davacının da sorumlu olduğunu davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.06.2016 tarihli ve 2016/91 Esas, 2019/2486 Karar sayılı kararı ile "Dava davacıya 18/12/2015 tarihinde tebliğ edilen ve 2005/12. Aydan 2006/ 12 ayları arası prim borçlarına ilişkin ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
Davacı, şirketin müdürü olması nedeniyle prim borçlarından kural olarak sorumlu ise de dosyadaki bilgi ve belgelerden şirketin kuruma olan borçlarından dolayı, borcun şirketten tahsili tahsil edilemeyeceği anlaşılmaksızın davacıya ödeme emri gönderildiğinden ödeme emirlerinin iptalinin gerektiği yine borcun muaccel olduğu tarihten ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe kadar tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu bu sebeplede ödeme emrinin iptalinin gerektiği" gerekçelerine dayalı olarak "Davanın kabulüne, 2015/010717-010718-0107179-2007/010469-010470-010471-010472-010473-010474-010475-010476nolu takiplerin iptaline" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.03.2019 tarihli 2016/16634 Esas, 2019/2486 Karar sayılı ilamı ile " Somut olayda davaya konu, 2005/12 ve 2006/12 dönem ve aralığına ilişkin , dava dışı şirketin prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarını içeren ödeme emirlerinin davacıya 18.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle, tebliğ tarihine göre 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır...
Mahkemece, davaya konu ödeme emirlerinin borç dönemleri olan 2005/12 ve 2006/12 dönemleri ve arasında, prim borçlusu şirketin temsil ve ilzama yetkili üst düzey yönetici ve yetkililerinin kim oldukları Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorularak kim oldukları tespit edilmeli ve yine borç dönemlerine ait tüm imza sirkülerlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin edilerek davacının prim borçlusu şirkette temsil ve ilzam yetkisi olup olmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir...
Kurumun 6183 sayılı Kanuna tabi olarak çıkardığı ödeme emirlerinin iptali nedeniyle dava açılması için öncelikle Kuruma müracaat şartı aranmadığı nazara alınmalıdır." hususlarına işaret edilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Ödeme emirlerinin 2005/12 ve 2006/12. ay dönemlerini kapsadığı, ticaret sicil kayıtlarına göre davacının bu dönemlerde şirket müdürü ve ortağı olduğu, Yargıtay bozma kararına göre bu dönemlerde davacının temsil ve ilzama yetkili olduğu tespit edildiğinden davacının söz konusu dönemlerden sorumlu olduğu" gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ödeme emirlerinin usulüne uygun düzenlenmediğini, zaman aşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, söz konusu ödeme emirlerinin borçlu şirket açısından düzenlenip takibi yapılmadan doğrudan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğu beyanla, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88 inci maddesi, 506 sayılı mülga Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80 inci maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35, mükerrer 35, 102 ve 103 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10612, K. 2023/11299, 15 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama