KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10719 E., 2023/11695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/9 E., 2023/123 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren yanında satış personeli olarak 15.04.2001-30.08.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı ile davalı şirket arasında süreklilik arz eden bir iş akdinin bulunmadığını, şirketin yaptığı iş nedeniyle sürekli çalışma gerektirmeyen bir iş olması ve şahıs elemanlarının satış yaparak ve yaptıkları satıştan kendi nam ve hesaplarına satıştan pay aldıklarını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili; davacıya ait Kurum nezdinde herhangi bir kayda rastlanılmadığını, sigortalılık bildirimlerinin davalı iş yerinin sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2017/313 Esas, 2018/554 Karar sayılı kararı ile tarafların gösterdikleri tanıklar ile Mahkemece resen belirlenen bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıklarının beyanlarına başvurulmuş, davacı tanıklarının davacı iddiasını teyit eder yönde beyanda bulundukları, ancak bu tanıkların da davalı işveren nezdinde sigorta kayıtlarının bulunmadığı, bu nedenle beyanlarının kurum kayıtları ile teyit edilemediği,
komşu işyeri tanıkları ile bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını ifade ettikleri görülmüş, tüm dosya kapsamından davacının davalı işyerinde hizmet akdine dayalı çalışma iddiasını somut ve birbirini teyit eden tanık beyanları, yazılı deliller veya başkaca kayıt ve belgelerle ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmış, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/281 E., 2020/1459 K., sayılı kararıyla; davacının talep edilen dönemde herhangi bir işyerinden sigortalılık bildiriminin yapılmadığı,davalı işyerinin 07.06.2002 tarihinde yasa kapsamına alındığı, halen faal olduğu, vergi kaydının 17.01.2000 tarihinden itibaren başladığı,
mahkeme tarafından dinlenen bordro tanıkları ... , ..., ...'nin davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, kamu tanığı olarak dinlenen tanıklar ... ve ... kahvehane işlettiklerini, davacının birkaç kez kahvehaneye satış yapmak için geldiğini beyan ettikleri, dinlenen diğer tanıkların kayıtlı tanıklar olmadığı ya da davacının çalışmalarını bilmediklerini beyan ettikleri, iade sonrası mahkeme tarafından dinlenen davacı tanıkları ... ve ...'in kayıtlı tanık olmadıkları, komşu işyeri tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri,
dinlenen bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri,tüm dosya kapsamına göre davacının davalı işyerinde sürekli çalıştığına ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/3175 E., 2021/16113 K. sayılı kararıyla; "1- Öncelikle; dinlenen davacı bordro tanığı ...’ın, davalı işyerinde 27.12.2007-03.08.2010 tarihleri arasındaki sigortasız çalışmalarına ilişkin olarak açtığı ve lehine sonuçlanan hizmet tespiti davasının dairemizin incelemesinden geçerek onanması karşısında, Tanık ...’ın mahkeme ifadesinde “Ben işe başladığımda davacı davalı şirkette satış elemanı olarak çalışıyordu. Arkadaş bana 2001 yılında başladığını söylemişti. Ancak ay ve gününü hatırlamam mümkün değildir.
Davacı evlenince 2008 yılında işten ayrıldı. Bildiğim kadarı ile davacı belirttiğim yıllar arasında kesintisiz ve sürekli olarak davalı şirkette satış elemanı olarak çalışmış, ben 2006 yılında satış elemanı olarak çalışmaya başladım kendisi ile birlikte 2 yıl sürekli çalıştık.” şeklindeki ifadesine göre, kesinleşen mahkeme ilamı ile tespitine karar verilen dönem yönünden, davacının talep ettiği süre içerisindeki 27.12.2007-30.08.2008 tarihleri arasındaki sürenin;
davacının kendi adına mı yoksa davalı şirket adına mı satış yaptığının, satış yaptığı kişilerin ifadelerine başvurulmak ve şirketin satışını yaptığı ürünler ile satış yapılan kişilere satılan ürünler karşılaştırılmak suretiyle, davacının davalı şirket adına ürün satışı yaptığının kabulü halinde bu sürenin kabulü gerekirken aksi kabul ile hüküm tesisi bozma nedenidir.
2-Reddedilen dönem yönünden ise; a- Davacı, talep ettiği 15.04.2001-30.08.2008 tarihleri arasındaki dönemde sürekli çalıştığını belirttiğinden, talep ettiği bu dönem içerisinde 01.04.2004-01.05.2005 tarihleri arasında hizmet bildiriminin yapıldığı dava dışı 1026395 sicil nolu işveren ... fırınındaki çalışmalarının fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığının tespiti için bu işverene ait bildirim yapılan dönemdeki bordrolar getirtilmeli, bordro tanıkları dinlenilmeli ve bildirim yapılan 01.04.2004-01.05.2005 tarihleri arasındaki çalışmanın gerçek ve fiili olup olmadığı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığına kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
b-Mahkemece, dava dışı ...
Fırınından yapılan 01.04.2004-01.05.2005 tarihleri arasındaki çalışmanın (a) bendinde belirtilen şekilde gerçek bir çalışma olup olmadığının araştırmasının yapılarak, fiili çalışma olduğuna karar verilmesi halinde, davacının talep ettiği 15.01.2001-27.12.2007 dönemi için hak düşürücü süre irdelenmeli, hak düşürücü süreye uğramadığının anlaşılması halinde ise dosyadan dinlenen kimi tanıkların davacının köylerine gelerek kendisine satış yaptığını beyan ettikleri, dinlenen bordro tanığı ...’in çalıştığı yönündeki beyanı,
davalı şirkete karşı hizmet tespiti davası açtığı tanık ...’nin reddedilen ve onanan hizmet tespiti davasında göz önüne alınarak ifadesi ile dinlenen ve davacıyı tanımadıklarını ifade eden diğer bordro tanıklarının ifadeleri arasında çelişki bulunması nedeniyle, dosyaya ibraz edilen Amerikan Defteri olarak tabir edilen ve satış yapılan köyleri gösterir defterdeki satış yapılan köylerdeki satış yaptığı kişiler ile köy muhtarlarına davacının resmi de gösterilerek hizmet tespiti talep ettiği dönemde satış yapıp yapmadığı,
satışlar yapmış ise davalı şirketin hangi ürünleri sattığının araştırması yapılarak tanıkların ifadelerinde belirttiği ürünlerin satışının yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçeleri ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde, 27.12.2007-30.08.2008 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının fazlaya dair istemlerinin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili: Mahkemenin reddettiği çalışma yönünden tanık anlatımları ile çalışmanın ıspatlandığını, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili; eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı Şirket vekili: Tanık ...’in soyut ifadelerine itibar edilemeyeceğini, bordro tanıklarının dinlenmesi gerekirken alakasız kimselerin tanık olarak dinlenildiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, bordro tanıkların beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10719, K. 2023/11695, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama