KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10780 E., 2023/11088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/552 E., 2023/92 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
2.438 kelime·12 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davalı ...'ne yönelik davanın husumetten reddine, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davacı Kurum ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı ...'ne yönelik davanın husumetten reddine, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine Mahkemece yine davalı ...'ne yönelik davanın husumetten reddine, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Kurum sigortalısının 27.07.2001 tarihinde geçirmiş olduğu trafik - iş kazası nedeni ile yaralandığını, olayın davalılardan ...'in kullandığı ve ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç ile ...'nın kullandığı (eski unvanı: Sigorta A.Ş.) yeni unvanı ... Sig.
A.Ş. olan sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu yaralandığını, Kurum sigortalısına peşin sermaye değerli gelir olarak 66.451,77 TL bağlandığını, 2.826,33 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve ayrıca 65,50 TL tedavi gideri ödendiğini beyanla 69.363,59 TL Kurum zararının gelirlere gelir bağlama onay tarihlerinden, masraflara sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketleri yönünden sigorta poliçelerindeki limitleriyle bağlı kalarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta şirketi vekili, olayın meydana gelmesinde kusur durumunun tespiti gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2007/1091 E., 2015/321 K. sayılı kararı ile "...
Mahkememizce tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı kurum sigortalısı Ayşegül Demir'in 27.07.2001 tarihinde geçirdiği trafik-iş kazası neticesinde yaralandığı, dosyaya alınan ve hükme esas alınabilecek nitelikte yeterli gerekçeyi içeren ve denetime elverişli kusur bilirkişi heyeti raporuna göre olayın meydana gelmesinde şerit ihlalinde bulunup kazaya birinci derecede sebebiyet veren davalı sürücü ...'nın %75, meskun mahalde aşırı hızla araç sevkedip kazaya tali derecede sebebiyet veren davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu oldukları,
davalı Sigorta A.Ş.nin davalı sürücü ...'nın kusur oranı nispetinde poliçedeki sınırlı olan limitten sorumlu olduğu, davalı ... A.Ş.nin ise davalı sürücü ...'in kusur oranı nispetinde poliçedeki sınırlı olan limitten sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ise olayda kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Yargılama devam ederken davalı ... A.Ş vekili tarafından kaza tarihinde davalı sürücü ...'in kullandığı ... plakalı aracın sigortasının 12.03.2001 tarihinde ...
Sigorta A.Ş.ye devir edildiğine dair zeyilname belgesinin sunulduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya alınan hesap bilirkişi raporu ile dava dışı sigortalının geçirdiği kaza nedeni ile bağlanan gelirler ve masraflara ilişkin olarak kurum zararının hesaplandığı, ancak dava dışı kurum sigortalısına peşin sermaye değerli gelir olarak 66.451,77 TL bağlandığı, 2.826,33 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği ve ayrıca 65,50 TL tedavi gideri ödendiği davalı kurumdan gönderilen belgelerden anlaşılmakla davalı kurumun toplam zararının 69.363,59 TL olduğu ve kurum zararından davalı ...
A.Ş nin kaza tarihinden önce 12.03.2001 tarihinde kazaya karışan ... plakalı aracın sigortasını ... Sigorta A.Ş ye devretmiş olması nedeni ile sorumlu olmadığı ve bu davalı yönünden açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile, 69.363,59 TL kurum zararının gelirlerin tahsis onay tarihinden ve masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte ( ...
Sigorta A.Ş. nin davalı ...'nın kusuru ve poliçesindeki limit ile sınırlı sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili" gerektiği gerekçesiyle;
"1- Davalı ... ne yönelik davanın husumetten reddine
2- Davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile, 69.363,59 TL Kurum zararının gelirlerin tahsis onay tarihinden ve masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte ( ... Sigorta A.Ş. nin davalı ...'nın kusuru ve poliçesindeki limit ile sınırlı sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 04.12.2017 tarih ve E.2015/21988, K.2017/8594 sayılı kararında;"... 1-6111 sayılı Kanun'un 59 uncu ve geçici 1 inci madde hükümleri uyarınca, davaya konu tedavi giderlerine ilişkin davacı istemlerinin konusuz kalması nedeniyle konusuz kalan bu istemler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
2-Zorunlu mali sorumluluk sigortası “Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına, bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan mali ve hukuki sorumluluğunu belli limitler dahilinde güvence altına almak” üzere oluşturulmuştur.
Dolayısıyla, sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti dahilinde zararın tümünün kusur karşılığı ile sınırlıdır.
Somut olay incelendiğinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS zeyilnamesinde ... plakalı aracın kaza tarihinden önce 04.05.2001 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satıldığı ve poliçenin iptal edildiği savunması karşısında poliçenin devredilip devredilmediği; sigorta şirketi tarafından davacı Kuruma ödendiği iddia edilen 312,63 TL'ye ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ödeme yapılmışsa söz konusu meblağın sorumlu olunan kısımdan düşürülmesi gerekirken Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-2918 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde, sigortacıların, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan tutarları hak sahibine ödemek zorunda oldukları belirtilmiş olup bu tür rücu davalarında sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcına karşılık gelen temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekmektedir.
Kurumca şirkete başvurulmasına karşın 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde, anılan sürenin sonunda temerrüt olgusu gerçekleşeceğinden faiz başlangıcı 9 uncu güne karşılık gelen tarih olarak kabul edilmeli, başvuru yapılmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise şirketin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, faiz başlangıcı olarak icra takip günü, takip yapılmaksızın dava açılması durumunda dava tarihi ve ıslah yapılmış ise ıslah ile talep edilen kısım yönünden ıslah tarihi esas alınmalıdır.
Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden önce temerrüde düşürme sözkonusu olmadığından, dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Diğer taraftan, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden de limitle snırlı olmaksızın, hüküm altına alınan tüm miktar üzerinden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketi aleyhine hüküm tesisi hatalıdır.
5-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkı, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olup, Kurum alacağının belirlenmesinde dikkate alınması gereken, gelirin ilk peşin sermaye değeridir.
Kurumun, sigortalı veya haksahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Somut olayda ise, ilk peşin sermaye değerli gelir 51.261,91 TL olmasına rağmen Mahkemece gelirin artışlı değeri olan 66.451,76 TL'ye hükmedildiği anlaşılmakla; ilk peşin sermaye değerli gelir yerine gelirdeki artışlara da hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.01.2021 tarih ve E. 2018/158, K.2021/25 sayılı kararı ile "... davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS zeyilnamesinde ... plakalı aracın kaza tarihinden önce 04.05.2001 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satıldığı ve poliçenin iptal edildiğine ilişkin belge dosyaya sunulmakla poliçenin devredildiği anlaşılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden husumet yokluğu bulunduğu anlaşılarak red kararı verilmiş,
Davalılar ... ve Fatih Çankaya yönünden davanın Kabulü ile; bozma ilamında belirtildiği şekilde 51.261,92 TL ilk peşin değerli gelirin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 2.846,33 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin, sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 65,50 TL sağlık yardımı masrafının sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 16.06.2022 tarih ve E.2022/4265, K.2022/9369 sayılı kararında; "... İnceleme konusu dosyada. Dairemizin bozma ilamından önce davalılardan ... Sig. A.Ş., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, 69.363,59 TL'nin müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı kurum ve davalı ... Sig.
A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği, diğer davalılar tarafından karar temyiz edilmemiş olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde davalılardan ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilerek neticeten 54.173,75 TL üzerinden müştereken müteselsilen sorumluluklarına karar verildiği anlaşılmakla; önceki hükmü temyiz etmeyen ... ve ... yönünden davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
2) ... Türk Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine yönelik karar yerinde ise de red kararı verilmesine rağmen aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmesi isabetsizdir.
3) Davalı ... sigorta şirketi yönünden; başlangıç ve bitiş tarihleri 27.02.2001-27.02.2002 olan poliçe ile kazaya karışan ... yönetimindeki ... plakalı aracın sigorta edildiği ancak aracın Sincan 1. Noterliği'nin 04.05.2001 tarih ve 10847 nolu satış sözleşmesi ile satılması nedeniyle bu poliçeden doğan hakların 08.05.2001 tarihinden itibaren Ercan Demirel'e devredildiği ve bu yönde zeyilname düzenlendiği, dolayısıyla aracın farklı bir şahsa satışı nedeniyle yalnızca poliçe sigortalısının değiştiği, yani kaza tarihindeki araç sahibi adına zeyil düzenlendiği ve poliçenin söz konusu dönemde halen geçerli olduğu anlaşılmakla;
adı geçen sigorta şirketinin poliçe ve zeyilname kapsamında sorumlu olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme ile sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda ise ilk peşin sermaye değerli gelir 51.261,91 TL olduğu, 2.846,33 TL geçici iş göremezlik, 65,50 TL sağlık yardımı masrafının hesap raporunda olduğu görülmekle; bozma ilamından önce davalılardan ... Sig. A.Ş., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, 69.363,59 TL'nin müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararın davacı kurum ve davalı ... Sig.
A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği, diğer davalılar tarafından karar temyiz edilmemiş olması da gözetilerek; davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davalı sürücü ...'nın kusur oranı nispetinde poliçedeki sınırlı olan limitten sorumlu olduğu, ve hükmü temyiz etmesi dikkate alınarak ilk peşin sermaye değerli gelir 51.261,91 TL olduğu, 2.846,33 TL geçici iş göremezlik, 65,50 TL sağlık yardımı masrafının hesap raporunda olduğu görülmekle; davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... yönünden davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle sorumlu oldukları anlaşılmakla ve hükmü temyiz etmemeleri nedeniyle davacı kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, ilk karardaki gibi belirtilen 69.363,59 TL Kurum zararından sorumlu oldukları kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davalı ... yönelik davanın ise davalı ... A.Ş vekili tarafından kaza tarihinde davalı sürücü ...'in kullandığı ... plakalı aracın sigortasının 12.03.2001 tarihinde ... Sigorta A.Ş.ye devir edildiğine dair zeyilname belgesinin sunulduğu görülmekle, kaza tarihinde sorumlu olmadığı anlaşıldığından onun yönünden husumetten reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, davanın kabulü gerektiğini, kararın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuan tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
2. Zorunlu mali sorumluluk sigortası “Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına, bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan mali ve hukuki sorumluluğunu belli limitler dahilinde güvence altına almak” üzere oluşturulmuştur.
Dolayısıyla, sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti dahilinde zararın tümünün kusur karşılığı ile sınırlıdır.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. İlk bozma ilamında; "... sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti dahilinde zararın tümünün kusur karşılığı ile sınırlı olduğu, ... somut olay incelendiğinde, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin ZMMS zeyilnamesinde ... plakalı aracın kaza tarihinden önce 04.05.2001 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satıldığı ve poliçenin iptal edildiği savunması karşısında poliçenin devredilip devredilmediği; sigorta şirketi tarafından davacı Kuruma ödendiği iddia edilen 312,63 TL'ye ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ödeme yapılmışsa söz konusu meblağın sorumlu olunan kısımdan düşürülmesi" hususları;
İkinci bozma ilamında ise; "...
Davalı ... sigorta şirketi yönünden; başlangıç ve bitiş tarihleri 27.02.2001-27.02.2002 olan poliçe ile kazaya karışan ... yönetimindeki ... plakalı aracın sigorta edildiği ancak aracın Sincan 1. Noterliği'nin 04.05.2001 tarih ve 10847 nolu satış sözleşmesi ile satılması nedeniyle bu poliçeden doğan hakların 08.05.2001 tarihinden itibaren Ercan Demirel'e devredildiği ve bu yönde zeyilname düzenlendiği, dolayısıyla aracın farklı bir şahsa satışı nedeniyle yalnızca poliçe sigortalısının değiştiği, yani kaza tarihindeki araç sahibi adına zeyil düzenlendiği ve poliçenin söz konusu dönemde halen geçerli olduğu anlaşılmakla;
adı geçen sigorta şirketinin poliçe ve zeyilname kapsamında sorumlu olduğu" hususlarına işaret edilmiş olmakla sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
Davalı ... Sig. A.Ş. yönünden Mahkemece kurulan hüküm çelişkili olup poliçe limitinin kişi başına 11.000,00 TL olduğu, meydana gelen kazada birkaç kişinin yaralandığı ve öldüğü anlaşılmakla; sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde olması nedeniyle yapılan ödemelerin poliçe limitinden düşürülmesi gerekmekte olup yapılan tüm ödemeler tespit edilmeli, sigorta şirketi tarafından ödenen 312,63 TL'nin hangi kapsamda ödendiği (tedavi, gelir vs.) tespit edilmeli, bu miktarla birlikte düşürülmeyen masraflar varsa tespit edilerek mahsup edilmeli, poliçe limiti dahilinde sigorta şirketinin sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10780, K. 2023/11088, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama