KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10846 E., 2023/12827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1582 E., 2023/660 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Kars İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/640 E., 2021/245 K.
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil Kurumun başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2005 Ağustos ayında ... Kars Şubesinde bekçi ve kaloriferci olarak işe başladığını ve düzenli olarak maaş aldığını, Kuruma yapılan teftiş sırasında sigortalı olmadığının ortaya çıkması üzerine 2007 yılının Eylül ayında sigorta başlangıcının yapıldığını belirterek 2005 yılının Ağustos ayı ile 2007 yılı Eylül ayı arasındaki sürenin hizmetinden sayılmasına karar verilmesini talep ve dava konusu etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili; müvekkili Kurumun Kars Şubesinin 25.07.2018 tarihinde kapatıldığını, davacının iddia ettiği tarihte çalıştığına dair bir kayıt bulunamadığını, davacının 01.12.2007 tarihinde sigorta girişinin yapılarak yasal haklarının kendisine ödendiğini, sulh ve ibraname yapılarak da 24.07.2018 tarihinde müvekkili Kurum ile ilişiğinin kesildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının 01.12.2007 - 24.07.2018 tarihleri arasında hizmetinin bulunduğunun ve işe giriş tarihinin 01.12.2007 olduğunun tespit edildiğini, hizmet tespiti davaları için 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86/8 maddesinde öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiğini, sigortalılığın oluşumu yönünden fiili çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu belirterek; davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile Kurum kayıtları, işveren kayıtları, ve dinlenen tanık beyanlarının herhangi bir kuşkuya veya tereddüte yer vermeyecek şekilde davacının kesintisiz çalışma iddiasını doğruladığı anlaşılmış olup, her ne kadar davacı asil tarafından dava dilekçesinde ilk olarak 2005 yılı 8 veya 9 uncu ayında ilk işe başladığı şeklinde, mahkemenin 08.12.2020 tarihli celsesinde ise 2005 yılı Ağustos ayında ilk işe girdiğini beyan etmiş ise de, davacının davalı işyerinde kaloriferci, bekçi ve temizlikçi olarak işe başlamış olması,
Kars ilinin hava şartları, SGK Denetmen raporunda davacının verdiği ifadesinde "... 2005 yılının Eylül ayının başından itibaren" başladığı yönündeki açık beyanı dikkate alınarak 2005/ Eylül ayından itibaren hizmetlerinin başladığı ve Kuruma sigorta bildiriminin yapıldığı 01.12.2007 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne davacının davalıya ait işyerinde.
01.09.2005 - 30.11.2007 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayanılarak kesintisiz çalıştırıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesi tarafından haksız olarak tespiti yapılan 01.09.2005 - 30.11.2007 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayanılarak kesintisiz çalıştırıldığının tespitini kabul etmek mümkün olmadığını, davacının 01.12.2007 tarihinde SGK işe girişi yapıldığını, yasal hakları ödenerek, sulh ve ibraname yapılarak 24.07.2018 tarihinde müvekkil Kurum ile ilişiği kesildiğini, davacının tespitini talep ettiği tarihler ile davanın açılma süresi göz önünde bulundurulduğunda beş yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiğini, davacı kendisini vekille temsil etmediği halde aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini belirtmiştir.
2.Fer'i müdahil vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı tarafın fiili çalışma olgusunu ispat edemediğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hizmet tespitinin ispatının mümkün olmadığını, Yerel Mahkemece yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı iş yerinde kaloriferci ve temizlikçi olarak çalıştığı, iddia ettiği döneme ilişkin makbuzların bulunduğu, yine bu döneme ait müfettiş raporlarında davacının çalışmasından bahsedildiği, bordro tanıklarının ve komşu iş yeri tanıklarının beyanı ile çalışma olgusunun ispatlandığı, iş akdinin sona erdiği tarih itibarıyla hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmakla feri müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti uyuşmazlık konusudur. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf vekil aracılığı ile kendisini temsil ettirmemişken davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Anılan hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi gereğince kararın ortadan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10846, K. 2023/12827, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama