KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11013 E., 2023/11617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/834 E., 2022/819 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Anadolu 21. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/981 E., 2017/519 K.
Karar Metni
1.205 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayı işsizlik sigortası Kanununa eklenen Geçici 10 uncu madde ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md. 103/4.f hükümlerine dayanak geçmiş dönemlere ilişkin olarak sigorta prim teşvikinden yararlanmaya yönelik yaptığı başvurunun davalı Kurum tarafından zımmen reddedildiğini, davalı T.C.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun müvekkil şirketin 28/06/2016 tarih ve 9.151.222 sayılı başvurusuna istinaden vermiş olduğu zımmi red kararının iptaline, müvekkili şirketin 61111 sayılı Kanunu 4447 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10 uncu maddesindeki sigorta prim teşvikinden yararlanmaya yönelik 28/06/2016 tarihli başvurusunun hukuka uygun olduğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Gerek 5510 sayılı Kanun'da gerekse 4447 sayılı Kanun'da herhangi bir yasal engel bulunmazken, bu kanunların, sosyal sigorta hükümleri ile getirilen hak ve yükümlülükleri ve sosyal sigorta işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan Sosyal Sigorta İşlem Yönetmeliğinin 103/4 maddesinde Kuruma belge türü veya kanun numarası hatalı seçilerek verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin düzeltme amaçlı olarak yasal süresi dışında verilen aylık prim ve hizmet belgelerinin ayrıca incelemeye gerek kalmaksızın işleme alınacağı düzenlenmekle
geriye dönük olarak işverene sağlanan teşvikten yararlanma hakkı sağlanmışken Kurumun, yasalar tarafından verilen hakları sınırlama sonucunu doğuracak şekilde söz konusu 2015/10 sayılı Genelgeye dayanılarak davacının başvurusunu işleme almaması yönündeki işleminin hukuka aykırı olduğunun kabulü gerekir.
Yukarıdaki gerekçeler ile davacının talebi ile ilgili emredici yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilerek, davanın kabulü ile davalı kurumun,davacının 28.06.2016 tarih ve 9.151.222 kayıt sayılı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile davacının 2014/03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 2015/01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11 aylarına ait iptal ve asıl aylık prim ve hizmet belgeleriyle 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddesindeki sigorta teşvik priminden yararlanmaya ilişkin başvurusunu işleme alınması gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacı hakkında yasa ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, 2015/10 sayılı genelge hakkında açılan iptal davasının red ile sonuçlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde;
25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi ile eklenen geçici 10 uncu maddede, 31.12.2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince işe alınan ve fiilen çalıştırılanların, işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla,
5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarının, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacağı düzenlenmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 81/1-ı maddesinde, bu Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarının hazinece karşılanacağı düzenlenmesine yer verilmiştir.
Bayındır Asliye Hukuk (İş) mahkemesinin 7103 sayılı Kanun'un 3 ve 4 üncü fıkralarının Anayasa'nın 2, 10 ve 11 maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali yönünde başvuruda bulunulduğu, Anayasa Mahkemesinin 2018/139 Esas 2020/12 Karar ve 19.02.2020 tarihli kararı ile 3 üncü fıkraya yönelik başvurunun reddine, 4 üncü fıkranın ise anayasaya aykırı olduğuna ve fıkranın iptaline karar verildiği, kararın 05.05.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrasının uygulanabilirliğinin kalmadığı,
dosyadaki delil durumu dikkate alındığında mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmış olup, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde teşvik hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında kurumca yapılan işleme karşı açılan bu davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.
2.Eldeki davada, Dairemiz geri çevirme kararı ile davacı şirketin davalı Kurumdan ek 17 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında başvurusunun varlığı sorulmuş ve davalı Kurum'un cevabi yazısında davacı şirketin ek 17. Maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 26.05.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davacının davaya konu ettiği tüm dönemler bakımından 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinden faydalandırılmaya dair kuruma verdiği belgelerin işleme alındığı hususu ile birlikte davacının 23.05.2019 tarihli mahsuplaşma talebine göre mahsup işlemlerinin de gerçekleştirilmiş olduğunun belirtilmesi karşısında,
davacı şirketin açtığı bu dava ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümlerinden faydalandırılmaya yönelik olarak kuruma verilen belgelerin işleme alınmasını talep ettiğine göre, dava konusu istem bakımından davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11013, K. 2023/11617, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama