KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11157 E., 2023/11504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/979 E., 2023/407 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/259 E., 2022/62 K.
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; 1972 yılında SSK kaydı olduğunu, 1978'de vergi ve ticaret sicili kaydının bulunduğunu, 1988'de Tüm İnşaat Taahhüt A.Ş.nin başkanı olduğunu, 2011 yılına kadar vergi mükellefi olduğunu, 1992 tarihinden itibaren emeklilikle ilgili kanunlar çıktığını, yapılandırmalar uygulandığını hepsine müracaat ettiğini, en son 2021 yılında 7256 sayılı Kanun'un çıktığını, 01.01.2021 tarihinde ... Sosyal İl Müdürlüğü Rüzgarlı Kurumuna müracaat ettiğini, 1992 yılında emekli olması gerekirken, hala emekli olmaya hak kazanamadığını, 1978 yılından itibaren ihyasının yapılmasını, ihya olmasa da günlerinin yeterli olduğunu, 1999 yılından itibaren emekliliğinin verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın 01.07.1977-28.02.1978, 01.01.1980-31.12.1988, 25.10.1998-30.05.2000 tarihleri arasında vergi mükellefi, 12.04.1989-23.01.2014 tarihleri arasında şirket kurucu ortağı ve yönetim kurulu başkanı olarak Bağ-Kur sigortalısı olmak için 24.05.2006 tarihine kadar davalı Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, 24.05.2006 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olmak için başvuruda bulunduğu,
1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinin "Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar" hükmü gereğince 04.10.2000 tarihinden önce geçen süreler için Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmesi yasal olarak mümkün olmadığından, 04.10.2000-01.07.2012 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu,
ayrıca davacının 16.12.2020 tarihli dilekçesi ile prim borçlarının yapılandırılmasını talep ettiği, yapılandırma sonucunda adına çıkarlan borç tutarını ise 31.03.2021 tarihinde Kurum hesabına yatırdığı, 01.04.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğu bu nedenle davalı SGK'ya yönelik davanın reddi cihetine gidildiği;
diğer davalılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik davanın ise ilgililerin SGK'da görevli personel oldukları, kendilerine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacının davalılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı SGK'ya yönelik davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Yerel Mahkemece verilen hükmün kanuna ve hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kaldırılmasını ve talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1977-1978 ve 1989-1998 tarihleri arası vergi kaydı bulunmakta ise de mülga 1479 sayılı Kanun'un geçiçi 18 inci maddesinin yürürlüge girdiği 02.08.2003 tarihinden önce davacı adına yapılmış tescil veya prim ödemesi bulunmadığından, geriye yönelik 4/b sigortalısı olarak tescilinin mümkün olmadığı, davanın reddine yönelik Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Kurum dosyasındaki evrakların tamamı incelenemediğinden varılan sonucun eksik incelemeye dayalı olduğu, davacının hukuki durumunu etkileyecek olan dilekçe tarihleri 20-25 sene öncesine ait olduklarından ve iş bu dava dosyasına gönderilen Kurum dosyasında neredeyse 2006 yılı öncesine hiç bir evrak bulunmadığı görülmekle, ticari hayatta bu kadar faal olan bir kişinin Kurum ile daha fazla bağının olacağı açık olup Kurumdan tüm evrakın yeniden celbedilmesi gerekirken Mahkemece bu talebinin karşılanmadığı belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının vergi kaydı ile şirket ortaklığı kaydına dayalı olarak 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 18 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11157, K. 2023/11504, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama