KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11158 E., 2023/12668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/409 E., 2023/1394 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 33. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/363 E., 2021/346 K.
Karar Metni
1.409 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 15.03.2015 - 15.11.2016 tarihleri arasında çalışmışlığının ve aylın net 2.000,00 TL üzerinden prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı, prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen bu kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağını, davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurum tarafından tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe giriş tarihi olan 15.11.2016 tarihinden önce davalı işyerinde hiçbir hizmetinin olmadığını, 15.11.2016 tarihinde işe başladığını, personelin işveren bünyesinde çalıştığı yıl ve aldığı zam oranları, işteki performansı, işteki liyakati gibi faktörlerin işçi maaşını etkileyen hususlar olduğunu, davacının 15.11.2016 tarihinde işe ilk başladığında asgari ücret aldığını, 2017 yılında maaşının brüt 1.777,50 TL'ye yükseltildiğini, işten ayrılmadan önce aldığı maaşın ise brüt 2.029,50 TL olduğunu, davacının belirtilen tarihler arasında bordrolarda belirtilen ücretlerle çalıştığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmet tespiti yönünden tanık anlatımlarının değerlendirildiği, banka kayıtları ve Kuruma bildirilen ücret ödemelerini aşar ücret aldığına dair yazılı belge sunamamış, tanık anlatımlarıyla ilgili de davacının ücreti tespit edilemediği anlaşılmakla davacının davalı ....06/23 sicil sayılı işyerinde 15.03.2015 - 15.11.2016 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, davacının Kuruma bildirilen prime esas kazanç üzerinde ücretle çalıştığı iddiasını kanıtlayamadığından bu isteminin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekilinin İstinaf Sebepleri Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davacının asıl isteminin kabulüne karar verilmesine karşın, davanın niteliği gözetilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesinin, davanın esasına ilişkin değil, şekli açıdan bir kısmen kabul, kısmen red kararı olduğunu, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekilinin İstinaf Sebepleri Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece tek başına davalı şirket ile husumetli olan tanık anlatımlarına itibar edilerek karar verildiğini, davanın ispatı yönünden tanık beyanlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, yeterli tanık beyanlarına yer verilmediğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelere göre, davacının 15.11.2016-05.10.2018 tarihleri arasında davalı işyerinden bildiriminin yapıldığı, tanık beyanlarından davacının davalı iş yerindeki çalışmasının 15.03.2015 tarihinde başladığı ve bildirim yapılan tarihe kadar kesintisiz olduğu ancak davacının prime esas kazancının asgari ücretten fazla olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde oto boyacısı olarak işe başladığının kesin olduğunu, oto boyacısının nitelikli işçi olduğunu, asgari ücretle çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanık beyanlarından davacının asgari ücretten fazla aldığının beyan edildiğini, prime esas kazanç ücretinin reddedilmesinden dolayı davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının davalı nezdinde 15.03.2015 - 15.11.2016 tarihleri arasında çalışmışlığının ve aylın net 2.000,00-TL üzerinden prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunu'nun 86 ncı maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 77 ve 80 ve 86 ncı maddesi hükümlerdir.
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip Mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddede (506 s. K m. 79), mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu nedenle sigortalının ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna (Devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/409-413, 2010/480-523, 2011/608-649 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. (1086 sayılı HUMK m. 288) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı maddelerde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışma süresine ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür (1086 sayılı HUMK m. 292; HMK m. 202). Eğer ispat sınırının altında kalan ücretler, yine işçinin imzası bulunan belgelere dayanıyorsa yine aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerekecektir (HMK m. 201).
5510 sayılı Kanun 82 nci maddede (506 s. K. m. 78) prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
3.Değerlendirme Dava hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasıdır. Davacı, davalı iş yerinde oto boyacısı olarak 15.03.2015 - 15.11.2016 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti ile prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık anlatımları ve tanıkların hizmet döküm cetvellerine dayanılarak davacının davalı ... sicil sayılı iş yerinde 15.03.2015 - 15.11.2016 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, davacının Kuruma bildirilen prime esas kazanç üzerinden ücretle çalıştığı iddiasını kanıtlayamadığından bu istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak verilen karar eksik araştırmaya dayalıdır.
Öncelikle dava konusu dönemde davalı iş yerinden Kuruma verilen dönem bordrolarının celp edilmek suretiyle kimlerin bordro tanığı oldukları tespit edilmeli, davalı iş yerinin 01.04.2015 tarihinde kapsama alındığı dikkate alınmalı, 15.03.2015 tarihi itibarıyla davalı iş yerinin faal olup olmadığı vergi dairesinden sorulmalı, faal iş yerinin olduğu anlaşılması halinde davacının dava dilekçesinde ve ihtarnamedeki talebi ile yargılama sırasındaki talebinin genişletilmesi üzerinde durulmalı, maddi hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir.
Hükme esas alınan tanıklardan ...'in mart ayında işten ayrıldığını belirtmesine karşılık, ...'ın 10.06.2015 tarihinde ... ile birlikte işten ayrıldıklarına dair beyanı arasındaki çelişki giderilmelidir. Davacının tam olarak hangi tarihte işe başladığı tereddütsüz bir şekilde ortaya konulmak suretiyle karar verilmesi gerekmekte olup hatalı değerlendirmeyle karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11158, K. 2023/12668, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama