KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11419 E., 2023/10677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/96 E., 2023/173 K.
- Karar
- Ret
Karar Metni
1.351 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; verilen karara karşı davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 15.02.1985 tarihinde, ... ...'na ait ... fabrikası işyerinde 6 ay çalıştığını, sigortalı sicil numarası almış olmasına rağmen dönem bordrosunda kendisi için gün sayısı bildiriminde bulunulmadığını, 15037629 sicil numarası ile ilgili işyerinde en azından işe giriş tarihi olan 15.02.1985 tarihinde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarında davacının 15660 sicil numaralı işyerinde 15.02.1985 giriş ve 15.02.1985 çıkış olmak üzere sigortalı çalışmasının zaten mevcut olduğunu, bu nedenle dava açmakta menfaati bulunmadığını, "hukuki yarar" şartının bulunmaması sebebiyle davanın yine usulden reddinin gerektiğini, fiili ve gerçek bir biçimde çalışmanın varlığı ile tespit edilmedikçe sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, öte yandan hak düşürücü süre yönünden de reddi gerektiğini belirterek davanın reddine dair karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.09.2020 tarih ve 2016/355 Esas 2020/297 Karar sayılı sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 23.09.2021 tarihli ve 2021/876 E. 2021/10847
K. sayılı ilamında, "..davacı, ... ...'na ait ... fabrikası işyerinde çalıştığını belirtmiş olmakla birlikte, davasını somutlaştırmadığı anlaşılmakla, yukarıda yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak, Mahkemece, HMK 31 maddesi ve 119/1-e maddesi gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde işyerinde ne iş yaptığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu,
çalıştığı iddia edilen dönemde kimlerle birlikte çalıştığı, işyerinin niteliği, kapasitesi, işyeri komşularının kimler olduğu davacıya sorulup açıklattırılmalı, bu doğrultuda gerekli araştırmalar usulünce yapılmalı, ayrıca davacının çalışmasının geçtiği iddia olunan ... fabrikasında, tanık beyanları doğrultusunda taşeronluk sözleşmesi bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa talep konusu dönemdeki asıl işveren ve alt işverenler belirlenip, belirlenecek bu işyerlerinde bordrolu çalışanların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta,
emniyet ve muhtarlık marifetiyle çalışmanın geçtiği işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp dinlenmeli, hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 25.11.1985 tarihinde kanun kapsamından çıktığı belirtildiğinden, dava konusu dönemde söz konusu işyerinin faal olduğu görülmüş, dönem bordrolarında ismi bulunan bordro tanıkları dinlenmiş, bu tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri görülmüş, yalnızca davacı asil beyanında geçen taşeron sözleşmesi imzaladığının yapılan araştırmada tespit edilememiş, komşu işyeri araştırması kapsamında çalışıldığını iddia edilen yerin inşaat olması ve beyanlarda geçen ... Spor Klübünün yerinin de davalı işyeri ile aynı olması sebebiyle elverişli komşu işyeri araştırması yapılmamış, neticeten dönem bordrolarındaki tanıkların davacının çalışmasını doğrulamadıkları.." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 15.02.1985 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu,79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Buna göre eldeki davada, Dairemizin bozma ilamında, davacının, ... ...'na ait ... fabrikası işyerinde çalıştığını belirttiği ancak davasını somutlaştırmaması nedeniyle, mahkemece, HMK 31 inci maddesi ve 119/1-e maddesi gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde işyerinde ne iş yaptığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, çalıştığı iddia edilen dönemde kimlerle birlikte çalıştığı, işyerinin niteliği, kapasitesi, işyeri komşularının kimler olduğu davacıya sorulup açıklattırılması, bu doğrultuda gerekli araştırmalar usulünce yapılması,
ayrıca davacının çalışmasının geçtiği iddia olunan ... fabrikasında, tanık beyanları doğrultusunda taşeronluk sözleşmesi bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, varsa talep konusu dönemdeki asıl işveren ve alt işverenler belirlenip, belirlenecek bu işyerlerinde bordrolu çalışanların bilgi ve görgülerine başvurulması, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, emniyet ve muhtarlık marifetiyle çalışmanın geçtiği işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları;
yoksa işyeri sahipleri araştırılıp dinlenmesi gerektiği belirtilmiş, bozma sonrasında davacı asilin alınan beyanında, ... ...'na ait ... fabrikası işyerinde çalıştığını, ..., ..., ..., ... ve ... isimli kişilerle birlikte çalıştıklarını, o dönemde aynı fabrikada başka taşeron firmanın işçisi olarak ... isimli çalışanın da olduğunu, ... fabrikasının içinde "...
Futbol Klubünün antrenman sahasının bulunduğunu hatta çalışırken bir dönem ... ...'ndan izin alarak ... da oynadığını, aynı zamanda ...'in kendisiyle birlikte o dönemde fabrikanın işçisi olarak büro işi yaptığı ve onun da futbol takımında olduğu yönünde beyanda bulunduğu,
bozma sonrası dinlenen ...'in davacıyı tanımadığını, sadece fabrikanın kadrolu işçilerini bildiğini, kendisinin büro işçisi olarak çalışmadığını, o döenemde sendika başkanlığı yaptığı için davacının kendisini tanıyor olabileceğini beyan ettiği, bozma öncesi ve sonrası dinlenen ...'in bozma öncesi davacıyı hatırlamadığı yönünde beyanda bulunduğu,bozma sonrasında ise davacının fabrikada kaynakçı olarak çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu,bozma sonrası dinlenen ...'nın davacıyı hatırlamadığını beyan ettiği,mahkemece beyanlarda geçen ...
Spor Klübünün yerinin davalı işyeri ile aynı olduğu gerekçesiyle komşu işyeri araştırması yapılmamış, böylece eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Mahkemece yapılacak iş, bozma öncesi ve sonrası beyanı alınan ...'in beyanları arasındaki çelişki giderilecek şekilde bir kere daha beyanı alınmalı, komşu iş yeri niteliğinde olan ve davacının da fabrikada çalıştığı sırada futbol oynadığını beyan ettiği ...
Futbol Klubünde davacının çalışmasını bilen kişilerin var olup olmadığı araştırılarak varsa tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, ayrıca SGK, vergi zabıta, emniyet ve muhtarlık marifetiyle çalışmanın geçtiği işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları;
yoksa işyeri sahipleri araştırılıp sigortalılık ve çalışma kayıtları da getirtilerek dinlenmeli, bu şekilde komşu işyeri ve çalışanının tespit edilememesi halinde davacıdan başkaca çalışmasını bilebilecek kişilerin olup olmadığı sorularak varsa bu kişiler de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11419, K. 2023/10677, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama