İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11456 K.2024/5891

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Esas2023/11456Karar2024/5891Tarih27 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.359 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/11456 E., 2024/5891 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/92 E., 2023/1414 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/108 E., 2022/374 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.359 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nde 01.09.2004 tarihinde Santral-Sekreter Asistanı olarak işe başladığını, orada o yıllarda bulunan Finans ve Muhasebede ... ..., Nur ... ve ...

Akduman adlı kişilere SSK sının yapılmasının talep ettiğini, onlarında evrakları hazırlayıp yapacağız dediklerini, evraklarının verileli 1 ay olmasına rağmen SSK'nı yapmadıklarını ve oyaladıklarını, sonrada Finans Sorumlusu ... ... tarafından Firma Sahibi ... ... ve ... ... arasında anlaşmazlık çıktığını ve sonrasında haksız yere 30.07.2005 tarihinde işten çıkarıldığını, davalı işyerinin primlerini düzgün ödememesi üzerine emekliliğe hak kazanamadığını, kendisinin E-Devletten Sigortalı 4-A Hizmet dökümünü kontrol ettiğinde ...

A.Ş.'nin SSK Primi ve Günlerini yatırılmadığını öğrendiğini , bu nedenle 26.12.2018 tarihinde Maltepe SGK'ya başvurduğunu ve 17805818 No'lu dilekçeyle şikayette bulunduğunu, akabinde bu şikayeti İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü/Kartal Sosyal Güvenlik Merkezi, Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı Sayın ... ... ... tarafından 30.10.2019 tarihinde denetime başlatılmış olduğunu, SGK müfettişleri tarafından davalı şirkette gidildiğini, merkezlerinde ... Tarım ve Motor Araç San.

A.Ş. adına işyeriyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Denetmenliğince tanzim edilen 2020/403033/001 sayılı rapor ile tespit edilemediğini, kendisinin son aldığı ücretinin 500 TL olduğunu, kendisinin geçmiş dönemlerde maaş parasını elden aldığını, kendisinin sigortasını kuruma bildirilmediğinden,

davalı işveren nezdinde 01.09.2004-30.07.2005 tarihleri arasındaki hizmet süresinin tespiti için mahkemeye başvuru zorunluluğunun doğduğunu, yasa gereği davanın SGK Başkanlığına ihbarını talep ettiğini, davalı şirketteki dönemlere göre değişen net asgari ücretin 1,5 katı net ücret ile son olarak aylık net 500 TL ücret ile 01.09.2004-30.07.2005 tarihleri arasında çalıştığı sürelerin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 8 inci fıkrasının emredici hükmü uyarınca, hizmet tespit davalarının, davacının hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmasının zorunlu olduğunu, huzurdaki davanın 01.09.2004 ila 30.07.2005 tarihleri arasındaki çalışmanın tespiti isteniliyor ise de, davanın 18.03.2020 tarihinde açılmış olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının ... olduğunu, işbu nedenle hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu,

gerek davacının gerekse davacı tanıklarının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, zira davalının çalıştırdığı tüm personel için bordro düzenlemiş olduğunu ve SGK primlerini ödediğini, şirket kayıtlarında, davacıya ilişkin bir personel bilgisinin olmadığını, talep edilen dönemin çok eski tarih olduğundan tanık anlatımları tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, TMK m. 6 uyarınca davacı iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesiyle yazılı delil sunmadığını,

ancak tanık delili göstermiş ise de söz konusu dönem bundan 17 yıl öncesine dayanmakta olduğunu bu kadar eski bir tarihe yönelik tanık ifadelerine hukuken değer atfedilemeyeceğini, işyerinde hizmet akdi ile bağımlı, sürekli bir çalışma olgusunun varlığı tek başına tanıkla ispat edilemeyeceğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, yukarıda açıklanan ve re'sen takdir olunan nedenlerle, davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle usulden reddine, davacının davalı şirkette iş akdi ile bağlı herhangi bir çalışması mevcut olmadığından davanın esastan reddine,

yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının, diğer davalı nezdinde hizmet süresi ile ücret tespitini talep etmiş ise de , huzurdaki davanın ve hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddi gerektiğini, müvekkil kurum zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti davalarında fer'i müdahil;

prime esas kazanç tespit davalarında davalı sıfatını taşıdığından davacının zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti davası ile prime esas kazanç tespiti davası birlikte görülemeyeceğinden davaların ayrılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının prime esas kazanç tespit talebi açısından dava açılmadan önce müvekkil kuruma başvurusu gerekmekte iken müvekkil kuruma başvurmadan dava açtığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden,

davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ayrıca 6552 sayılı Kanun gereğince müvekkil kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın esasına ilişkin ek beyanda bulunma hakkımızı saklı tuttuklarını, yukarıda açıklanan nedenler ile davaların ayrılmasına, davacının müvekkil Kuruma başvurmadan dava açtığından davanın dava şartı yokluğundan reddine, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine ve mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçmediğini, usul ve yasaya açıkça aykırı yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını ve haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçmediğini, usul ve yasaya açıkça aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.Sigortalı hizmetin tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirmekte olup, bu niteliği gereği özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekmektedir.

Bu davaların kanuni dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası olup bu bentte “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak hizmet tespiti isteyebilecekleri” açıklanmıştır.

Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın mevcudiyetini etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır.

Söz konusu Kanun'un kabul edilip, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, hâlen geçerliliğini korumaktadır.

2.Bu kapsamda işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunludur.

3.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs.dir.

Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Diğer taraftan, Kurum tarafından yapılan bir tespitin olması hâlinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Somut olaya gelince, davacının 01.09.2004-30.07.2005 tarihleri arası hizmet tespiti talebi bakımından, davalı işyerlerinden işe giriş bildirgesinin düzenlenmemesi ve Kuruma herhangi bir şekilde hizmet bildirimi ve yönetmelikte belirtilen belgelerin bulunmaması karşısında hizmet tespiti isteminin dava tarihi itibariyle hak düşürücü süreye uğradığı açıktır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11456, K. 2024/5891, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11456
Karar No
2024/5891
Tarih
27 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/11461 K.2024/6280
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/11466 K.2024/5601
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11487 K.2024/5978
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/11488 K.2024/5489
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/11489 K.2024/5863
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11492 K.2024/5971

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.