KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11494 E., 2024/13131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1970 E., 2022/1283 K.
- İlk derece mahkemesi
- Akhisar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/486 Esas, 2019/865 Karar
Karar Metni
1.107 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyasının davalısı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden asıl dava dosyasının kısmen kabulüne, davalı şirket yönünden ise asıl ve birleşen dava dosyalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl dava dosyasının davacısı ... vekili, birleşen dava dosyası davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dava dosyası davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Sigortalının iş kazası nedeniyle vefatından dolayı, davacılar eş ve çocuk ... asıl dava dosyasında eş için 295.902,17 TL maddi 50.000,00 TL manevi, çocuk için 84.392,98 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar şirket, ... ve 'den tahsilini, davacılar anne ve baba birleşen dava dosyasında her iki davacı için 59.188,47’er TL maddi, 50.000,00’er TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili özetle müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi sigortalının vefatına neden olan iş kazasının oluşumunda murisin %40, davalı işveren şirket ile davalı şirketin müdürü diğer davalı ...'in %60 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle asıl dava dosyasının davalısı ... hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından bahisle reddine, asıl dava dosyasında diğer davalılar yönünden davacılar eş ve çocuğun maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eşe ve çocuğa 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davalı şirkete karşı açılan birleşen dava dosyasında davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, anne ve baba lehine 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi karına karşı süresi içinde asıl dava dosyasının davacısı eş ... vekili, birleşen dava dosyası davacıları anne ve baba vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar anne ve baba vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, ret vekalet ücretlerine ilişkin hükmün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, yasal şartlar oluşmadığı halde müvekkili aleyhine karar verildiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacılara iş kazası sonrası yaklaşık 15.000,00-20.000 TL ödeme yapıldığını ve davacıların başkaca gelirlerinin de bulunduğunu, bu nedenle verilen kararın sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, dosyadaki bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu ve eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Birleşen dosya davacılar vekilinin anne ve babanın maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere, davalı şirket vekilinin çocuk, anne ve babanın maddi, tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar eş ve çocuk ... vekilinin asıl dava dosyasında eş için 295.902,17 TL maddi 50.000,00 TL manevi, çocuk için 84.392,98 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar şirket, ... ve ...'den tahsilini, davacılar anne ve baba vekilinin birleşen dava dosyasında her iki davacı için 59.188,47’er TL maddi, 50.000,00’er TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsilini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyasının davalısı ... hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından bahisle reddine, asıl dava dosyasında diğer davalılar yönünden davacılar eş ve çocuğun maddi tazminat istemlerinin kabulüne,
eşe ve çocuğa 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davalı şirkete karşı açılan birleşen dava dosyasında davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, anne ve baba lehine 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği,
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, birleşen dosyasında hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat tutarlarının temyiz eden anne ve baba yönünden, davacılar çocuk, anne ve babanın kabulüne karar verilen maddi tazminat istemleri ile tüm davacıların kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat tutarlarının temyiz eden davalı şirket yönünden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden taraf vekillerinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir.
2.Davalı şirket vekilinin davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesince birleşen dava dosyasında alınması gereken karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken alınması gereken harç tutarının doğru bulunduğu ancak harcın davalıdan tahsiline şeklinde karar verildiği, karar başlığında asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyasının davalıları arasında bir ayrım yapılmadığı için harcın davalıdan tahsili şeklinde kurulan hükmün infazında tereddüt oluşacağı, aynı durumun birleşen dava dosyası ile ilgili kurulan tüm yargılama gideri vekalet ücreti hükümlerinde de söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Birleşen dosya davacılar vekilinin anne ve babanın maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere, davalı şirket vekilinin çocuk, anne ve babanın maddi, tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
2.Davalı şirket vekilinin davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 14, 15, 16, 19, 21 numaralı bentlerinde yer alan tüm "davalıdan" ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "davalı ...Ş.'den" ibarelerinin yazılması, 17 numaralı bendinde yer alan "davalıya" ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "davalı ...Ş.'ye" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11494, K. 2024/13131, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama