KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11526 E., 2023/13556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2180 E., 2023/1224 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/396 E., 2022/433 K.
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket nezdinde 01.04.1996-31.01.1999 tarihleri arasında bifiil çalıştığını, davalı şirket tarafından ise müvekkilinin farklı farklı şirketler üzerine gerçeğe aykırı olarak kaydının gerçekleştirildiğini ve primlerinin kesintili yatırıldığını, Yargıtay'ın, ilkesel olarak, eylemli çalışılan işvereni esas aldığını, başka bir anlatımla sigorta kayıtlarının muvazaalı olarak başka bir işveren üzerinde gösterilmesi gerçek işverenin hukuki durumunu ortadan kaldırmayacağını, açıklanan nedenle müvekkilinin emekliliğe hak kazanamadığını ve mağdur olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile,
müvekkilinin 01.04.1996 tarihi ile 31.01.1999 tarihleri arasında bu tarihlere ilişkin hizmetlerinin tespit ve tesciline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili; müvekkili işyerinden bildirimin tam olarak yapıldığını, diğer dönemler yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; " 1-Davanın tespit istemine konu 01/04/1996 - 28/02/1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden hukuki yarar yokluğundan, tespit istemine konu 01/03/1997- 31/01/1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden husumet yokluğundan reddine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının çalıştığı döneme şahitlik eden tanıkların beyanlarına itibar edilmediğini, dava açıldıktan sonra prim gün sayısının arttığı, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı yanca 01.04.1996 - 31.01.1999 tarihleri arasında davalı ... Pazarlama Dağıtım Ticaret Limited Şirketi (önceki ünvanı ...
Otomotiv Dağıtım ve Satış Organizasyon Ticaret Limited Şirketi) nezdinde kesintisiz çalıştığı iddia edilerek eldeki dava açılmış olup, söz konusu şirketin 23.12.1993 tarihinde tescil edildiği, dosyaya celbedilen hizmet cetveline göre davacının 01.04.1996 - 28.02.1997 tarihleri arasındaki hizmetlerinin şirkete ait 21615 işyeri sicil nolu işyerinden eksiksiz bildirildiği, dosya kapsamında dinlenen tanıklarca davacının çalıştığı mağazanın İhlas Pazarlamaya devredildiğinin bildirildiği,
01.03.1997 - 01.07.1997 tarihleri arasındaki çalışmalarının dava dışı İhlas Pazarlama A.Ş. ye ait 25504 işyeri sicil sayılı işyerinden bildirildiğinin anlaşılmasına, davacı yanca 25504 ve 24171 sicil sayılı işyerlerinden yapılan bildirimlerin iptalinin istenilmemesine ve bu işverenlerin davaya dahil edilmemesine göre ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 ncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi.
3. Değerlendirme 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Diğer taraftan 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmüne amirdir.
3.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 01.04.1996-31.01.1999 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespiti ile bu süreler arasında dava dışı iş yerlerinden yapılan bildirimlerin davalı iş yerinden yapılması gerektiğinin tespitini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince 01.04.1996-28.02.1997 tarihleri arası talep yönünden hukuki yarar yokluğundan, 01.03.1997-31.01.1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği ne var ki bu hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
4.Her ne kadar davacının 01.03.1997-01.07.1997 ve 01.05.1998-31.01.1999 tarihleri arasında dava dışı iş yerlerinden bildirimi olması ve 01.03.1997 tarihi sonrası talep yönünden husumetin dava dışı bu şirketlere yöneltilmesi gerektiğinden bahisle karar verilmiş ise de, davacının dava dışı bu iş yerlerinden yapılan bildirimlerin davalı iş yerinden bildirilmesi gerektiğinin tespitini talep etmesi karşısında, hak alanları etkilenecek dava dışı bu iş yerlerinin 6100 sayılı Kanun'un 124 ncü maddesi uyarınca davaya dahil edilmeleri sağlanarak savunma ve delilleri sorulmalı,
davacının bu iş yerlerinden yapılan bildirimlerinin gerçekliği araştırılmalı, dava dışı bu iş yerlerinden yapılan bildirimlerin davalı iş yerinden bildirilmesi gerekip gerekmediği değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.
5.Öte yandan dava açıldıktan sonra 1996 yılına ilişkin bildirimlerin 150 günden 270 güne çıktığı anlaşılmakla, bu hususun nedeni Sosyal Güvenlik Kurumundan sorularak bu dönem yönünden davanın konusuz kalıp kalmadığı belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11526, K. 2023/13556, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama