KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11668 E., 2023/12826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1795 E., 2023/1588 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/748 E., 2022/705 K.
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının ... ve ...'a ait ... Cafe'de 15 Haziran 1986 - 15 Mayıs 1994 tarihleri arasında kesintisiz olarak fiilen çalıştığını, Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir zaman çalışanı olmadığını belirterek husumet yönünden reddedilmesini, 5 yıllık hak düşürücü sürelerini kullanmadıkları sürenin geçtiğini belirterek reddedilmesini, davacının çalışmış olduğu yıllarda müvekkilinin daha 15 yaşında olduğunu ve iş yeri açması için reşit olmadığını, bu nedenle davacının iddiasının asılsız olduğunu ve ayrıca davacının şirket kurulduktan sonra hiçbir zaman sigortalı olarak iş yerinde çalışmadığını, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava konusu edilen 29.06.1988-30.10.1988 tarihleri arası davacının çalışmasının işveren tarafından SGK'ya bildirildiği, ancak bildirim sırasında davacının SGK numarasının işveren tarafından yanlış yazıldığı, bu durumun Kurum müfettişi tarafından tespit edildiği ve iptal ipka işlemi yapılarak davacının 29.06.1988-30.10.1988 tarihleri arası hizmetinin kaydına işlendiği, bu nedenle belirtilen tarihler arası davanın konusuz kaldığı,
dava konusu edilen diğer dönemler yönünde ise komşu iş yeri tanığı ... davacının 1985 yılından sonra tahminen 7-8 yıl çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu Belediyeden celp edilen işyeri açmaya ilişkin kayıtlara göre tanığın Cumhuriyet Meydanı No:14 A ... adresinde 1982-2003 yılları arasında bakkal dükkanı işlettiği, dosya kapsamındaki iş yeri bildirgelerinde ve emniyet araştırmalarında ise ... isimli iş yerinin adresinin Cumhuriyet Meydanı olduğunun görüldüğü, tanığın işyeri adresi ve işverenin adresi birbiri ile uyumlu olduğu, tanık ...'ın beyanında davacının 7-8 yıl çalıştığını söylediğinden,
davanın niteliği ve kamu düzenini ilgilendirdiği gözetilerek tanığın beyanı 7 yıl olarak dar yorumlandığı, tanığın yeminli beyanına itibar edilerek davacının 1992 yılına kadar (1992 yılı dahil) hizmetinin ispatlandığının değerlendirildiği, 1993 yılı için ise tanık ..., davacının 1993-1994 yıllarında sezonluk çalıştığını söylediği, tanığın SGK hizmet dökümünün incelenmesinde 1993 yılında 36100 sicil numaralı işveren yanında SGK'lı olarak çalıştığının görüldüğü, tanık ... da davacının 1993 yılında davalı işverenlikte çalıştığını söylediği,
tanığın SGK hizmet dökümünün incelenmesinde 1993 yılında 36100 sicil numaralı işveren yanında SGK'lı olarak çalıştığının görüldüğü, izah edilen nedenlerle davacının davalıların murisine ait ... isimli iş yerinde 1985-1993 yılları arasında turizm sezonunda sezonluk işçi olarak çalıştığı, dinlenen tanık beyanlarına göre turizm sezonunun ... ilçesinde her sene 1 Mayıs'ta başlayıp Eylül ayının sonuna kadar devam ettiği anlaşılmış olduğu gerekçeleriyle tespiti istenen 29.06.1988-30.10.1988 tarihleri arası dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına,
tespiti istenen 29.06.1988-30.10.1988 tarihleri hariç diğer dönemler yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 01.05.1989-30.09.1989, 01.05.1990-30.09.1990, 01.05.1991-30.09.1991, 01.05.1992-30.09.1992, 01.05.1993-30.09.1993 tarihleri arasında muris işveren ...'a ait ... isimli işyerinde (sicil no: 36100) çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili yanında çalışmadığını, hizmet tespiti davasının açılabilmesi için işten ayrıldıktan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, ancak davacının davayı 5 yıl sonra değil 22 yıl sonra açtığını, bu durumun davacının hak arama niyetinde değil kötü niyetli olarak haksız zenginleşme amacı güttüğü izlenimi uyandırdığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet süresinin tespiti davasının kamu düzenine ilişkin dava türlerinden olması nedeniyle hak düşürücü sürenin mahkemece resen göz önüne alınarak bu hususta bir araştırma yapılması gerektiğini, tanık dinlenmesinin tek başına yeterli olmadığını, yeterince araştırma yapılmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet tespitinin kabulüne karar verilen dönemler yönünden çalışmanın fiili olduğunun Yargıtayın yerleşik uygulamaları doğrultusunda mahkemece yöntemince araştırılarak delillerin değerlendirilmesi sureti ile karar verildiği, verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir hususun bulunmadığı görülmekle;
ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekili ile fer'i müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine kara karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Davalı ... temyiz dilekçesinde; eksik inceleme yapıldığını davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... temyiz dilekçesinde; eksik inceleme yapıldığını davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
4.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11668, K. 2023/12826, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama