KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11785 E., 2023/13239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/492 E., 2023/37 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki talep tarihini takiben malüllük aylığı bağlanması, aylık bağlanmaması nedeniyle fuzulen ödenen bağkur primlerinden 13.726,06 TL'nin ve dava tarihne kadar ödenmeyen malullük aylıklarından 9.511,76 TL'nin yasal faizleriyle ödenmesi davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya 01.05.2006 tarihi itibariyle malüllük aylığı bağlanmasını, aylık bağlanmaması nedeniyle fuzulen ödenen Bağ-Kur primlerinden 13.726,06 TL'nin ve dava tarihine kadar ödenmeyen malullük aylıklarından 9.511,76 TL'nin yasal faizleriyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın hakısz ve mesnetsiz olduğunu, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve Kanun'a uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2017 tarih, E.2016/16, K.2017/7 sayılı kararıyla, davanın kabulüne, davacının 05.04.2006 tarihinde malullük aylığına hak kazandığının ve 01.05.2006 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğini tespitine, hükmün kesinleşmesini müteakip hükmün sonucuna göre, infazı aşamasında gözetilip idari işlem tesisi gerektiğinden davacının ödemeye, ödenmiş primlerin iadesine dair talepler hususunda hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, ödenmesi istenen aylıklar ve primler hususunda hüküm kurulmadığını, kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, kararın eksik inceleme sonucu ve yeterli araştırma yapılmaksızın verildiğini, davanın sadece tanık beyanları ile ispat edilemeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2019 tarih ve E.2017/1713, K.2019/1600 sayılı kararı ile davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.1 Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.2-(Kapatılan) 21. HD 'nin bozma ilamında, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun raporları arasında maluliyet başlangıç tarihi açısından oluşan çelişkinin ortadan kaldırılabilmesi amacıyla Adli Tıp 2.üst Kurulu'ndan rapor alınarak davacının aylığının hangi tarihten itibaren ödeneceğini netleştirmek ve hangi tarihten itibaren aylığa hak kazandığını hükümde gösterecek şekilde infazda tereddüt uyandırmayacak bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
1.3 Mahkemenin 17.06.2021 tarih, E.2020/217, K.2021/195 sayılı kararıyla bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne, davacının tahsis talep tarihi olan 05.04.2006 tarihinde malüllük aylığı almak için gerekli şartları taşıdığının ve talep tarihini takip eden ay başı olan 01.05.2006 tarihinden itibaren malüllük aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödeme ve prim iadesine ilişkin talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 1.4 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.5 Bozma ilamında, Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda davacının 11.02.2004 tarihi itibariyle 2/3 oranında çalışma gücünü kaybettiği kesin olarak belirlendiğinden 05.04.2006 tarihli mallülük aylığı bağlanması talebini takiben 01.05.2006 tarihinden itibaren mallülük aylığı bağlanmasına karar verilmiş olması isabetli ise de dava dilekçesinde talep edildiği halde birikmiş aylıklar için ödenmesi gereken yasal faize ve yersiz ödenen primlerin yasal faizleriyle iadesine ilişkin hüküm kurulmamasının isabetsiz olduğu,
11.12.2007 tarihinde açılan işbu davada hakedilen ve ödenen aylıklar nedeniyle ödenmesi gereken yasal faizler ile maluliyet aylığının kesilmesi nedeniyle 01.05.2006-28.07.2009 tarih aralığında yersiz ödenen ve davalı Kurum tarafından davacıya geri ödenmeyen primlerin işleyecek yasal faizine ve yine sadece aslı iade edilen ancak faiziyle ödenmeyen 2009-2019 tarih aralığında yersiz ödenen primlerin yasal faiziyle ödenmesine ilişkin hüküm kurulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, davacının tahsis talep tarihi olan 05.04.2006 tarihinde malullük aylığı almak için gerekli şartları taşıdığının ve talep tarihini takip eden ay başı olan 01.05.2006 tarihinden itibaren malullük aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacının hak kazandığı malullük aylığının her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
davacı tarafından 01.05.2006 - 28.07.2009 tarihleri arasında yersiz ödediği bağkur primleri tutarı olan 13.727,06-TL'nin her bir primin yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafa, davalı Kurum tarafından daha önce yalnızca asılları ödenen 2009-2019 tarihleri arası yersiz tahsil edilen Bağ-Kur primlerinin her bir bağkur priminin davacı tarafça kuruma yatırıldığı tarihten kurum tarafından toplu ödemenin yapıldığı tarihe kadar işleyecek olan yasal faizinin hesaplanarak davalı kurum tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, talep tarihini takiben malüllük aylığı bağlanması, aylık bağlanmaması nedeniyle fuzulen ödenen Bağ-Kur primlerinden 13.726,06 TL'nin ve dava tarihne kadar ödenmeyen malullük aylıklarından 9.511,76 TL'nin yasal faizleriyle ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11785, K. 2023/13239, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama