KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11915 E., 2023/12432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/150 E., 2021/130 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen davalı Kurumca yersiz faydalandırıldığı gerekçesi ile aksi Kurum işleminin iptali ile tahakkuk ettirilen fark prim tutarının davalı Kurumdan istirdadı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili; davacı şirketin alt işverenin kayıt dışı işçi çalıştırmasının Kurum tarafından tespit edilmesi nedeniyle asıl işveren davacının 5510 sayılı Kanun'un 81/1-ı maddesinde görülen %5 prim desteğinden 01.01.2016 tarihinden itibaren bir yıl süreyle yararlandırılmamasına ilişkin 05.12.2016 tarih ve 73424731/72682471/VIII-6 SY-1166440/16.271.235 sayılı Kurum işleminin iptaline, şirket tarafından ödenen faizleri ile birlikte toplam 848.244,07 TL. primin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, bozmadan önceki kararı ile davanın, sigorta primlerinden işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazine tarafından karşılanacağının belirtilmesine rağmen, yersiz ödenen prim alacağına ilişkin olduğu, alt işverenin kayıt dışı işçi çalıştırdığının Kurum denetim raporu ile belirlendiği, kayıtsız işçi çalıştırmadığı iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği,
alt işverenin kayıtsız işçi çalıştırması nedeniyle müteselsil sorumluluk gözetildiğinde %5 teşvik koşullarının oluşmadığı kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiş, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun'un teşvikten yararlanmak için tüm koşulların gerçekleşmesi halini gerekli görmesi ve bu durumda talebin yasa kapsamına gireceğinin öngörülmesine göre davanın 7103 sayılı Kanun kapsamına girmediği kanaati ile yasada öngörülen konusuz kalmanın gerçekleşmediği kanaatine varılmış olup, bu nedenle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kararın usul ve Kanun hükümlerine aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi bozma öncesindeki kararı ile 510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde, 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşların işveren olduğu belirtildikten sonra 4857 sayılı İş Kanunu'nda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işverenin, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu açıklanmış, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde,
iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren dendiği, sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işverenin, bu Kanun'un işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu bildirilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirmede, asıl işverenin 81 inci maddedeki teşvikten faydalanabilmesi için öngörülen koşulların, gerek kendisince gerekse alt işvereni tarafından çalıştırılan tüm sigortalılar bakımından yerine getirilmesi gerektiğinden ve Kurum denetmenlerince dava dışı ... Grup Müh. İnş. Taah. Tic.Ltd.Şti. kayıtdışı işçi çalıştırıldığı tespit edildiğinden Kurumun 2016/1-10 aylar arasında teşvikten yararlanma hakkının iptali ile eksik primlerin Kurumca işverenden talep edilmesi yerindedir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya konu kararına karşı süresi içinde davacı vekillince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma kararında: Doktrinde .../...’ye göre “İndirimin uygulanmasına ilişkin olarak çıkarılan Genelgede; prim indiriminden yararlanmak için varsa işverenin işyerinde işçi çalıştıran alt işverenin de borcunun bulunmaması aranmıştır. Genelgenin bu hükmü Kanuna aykırıdır.
Çünkü Kanunda işverenin bu indirimden yararlanması için çalıştırdığı sigortalılarla ilgili olarak aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi ve bu sigortalılarla ilgili olarak prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması koşulu aranmıştır. Alt işverenin bu kapsamda bir borcu varsa kuşkusuz bu durum kendisinin yararlanmasına engel oluşturacaktır.
Ancak bu durumun asıl işverenin prim indiriminden yararlanmasına engel olmaması gerekir. Zira alt işverenin prim borcu kendi borcu olmayıp, bundan sadece müteselsil sorumluluğu vardır. Genelgede bu farklılık birbirine karıştırılmıştır.” (Tuncay, A.Can / Ekmekçi, Ömer: Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri, 20.Bası, İstanbul 2019, s.197)
Aynı şekilde Güzel/Okur/Caniklioğlu’na göre de “Kurum uygulamasına göre, işverenlerin sadece kendilerinin değil alt işverenlerinin de Kuruma prim, idari para cezası ile gecikme zammı veya gecikme cezası borcu bulunmaması gerekmektedir. Kanunda olmayan bu koşulun genelge ile düzenlenmesi ise isabetli değildir.”(Güzel, Ali/ Okur, Ali Rıza / Caniklioğlu, Nurşen: Sosyal Güvenlik Hukuku, 18.Bası, İstanbul 2020, s.315)
Somut olayda yukarıda açıklanan yasal mevzuat, doktrin görüşleri bir arada değerlendirildiğinde; alt işverenin eksik işçilik bildirimi nedeni ile asıl işveren davacı primlerden müteselsil olarak sorumlu olsa da, bu durum alt işverenin teşvikten yararlanmasına engel olup, asıl işveren davacının teşvikten yararlanmasına engel değildir. İdarenin düzenleyici işlem ile Kanun ile belirlenen hakları sınırlandıramayacağı gözetilmeden davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir, denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayda alt işveren ... Grup Müh. İnş. Taah. Tic. Ltd.
Şti. işyerinin kayıt dışı işçi çalıştırması nedeniyle davacı ana işverenin teşvik iptali yapıldığı, bu nedenle 848.244,07 TL ödendiği, davacının, alt işverenin eksik işçilik bildirim nedeniyle 5 puanlık prim desteğinden yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu Kurum işleminin yerinde olmadığı ve davacı tarafından ödenen 848.244,07 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi gerektiği kanaati ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ticari faiz uygulanması talebi kabul edilmemiş ise fer'i nitelikte bir talep olması nedeniyle bundan dolayı ret kararı verilmemiş, bu düşünce ve kanaatlerle davanın kabulüne,
davacının alt işverenin eksik işçilik bildirim nedeniyle 5 puanlık prim desteğinden yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu Kurum işleminin iptaline, davacı tarafından ödenen 848.244,07 TL'nin ödeme tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prim teşviki iptaline yönelik kurum işleminin iptali ve bu iptal işlemi nedeniyle ödenen primlerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, hükümleridir.
3. Değerlendirme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca. "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü mevcut olup aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık,
şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Eldeki davada ise davacının davalı Kurumca yapılan tespit nedeniyle yersiz faydalandırıldığı gerekçesi ile aksi Kurum işleminin iptali ile tahakkuk ettirilen fark prim tutarının davalı Kurumdan istirdadı talep edilmiş olup davacının talebinin eksik işçilik ile ilişkili imiş gibi infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi ile teşvike ilişkin kaynak yasaların karar yerinde gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, Mahkeme kararının 1 inci fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine, "Davanın kabulü ile
1-a) Davacı hakkında davalı Kurumca 05.12.2016 tarihli ve 16271235 sayılı işlemle, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesindeki ve 4857 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesindeki teşvikler ile birlikte yapılan tespit nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesinde yer alan desteğin iptali ve belge istemine ilişkin yapılan işleminin iptaline,
b)Davacı tarafından ödenen 848.244,07 TL'nin ödeme tarihi olan 30.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11915, K. 2023/12432, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama