KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11976 E., 2023/12120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2729 E., 2023/140 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/82 E., 2022/269 K.
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı asil dava dilekçesinde, davalı işverene ait, ... Ticarette 20.06.1990-30.12.1990 tarihleri arasında çalıştığını, Kurum kayıtlarında görünmediğini beyanla, sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1990 olarak kabulüne ve davalı şirket yanında 20.06.1990-30.12.1990 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, duruşmalarda, davalı şirket yönünden açmış olduğu davayı atiye terk ettiğini, sigortalılık başlangıç tarihinin 20.06.1990 olarak tespitini istediğini belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurumun dava açmaya sebebiyet vermediğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın 20.06.1990 tarihinde 206991 sicil nolu ... Ticaret (...'a ait) isimli işyerinde çalışmaya başladığının tespitine, davalı ... yönünden açılan dava ile 3 yıllık çalışmasının tespitine ilişkin açtığı davayı atiye bırakmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde,506 sayılı Kanun'un 79/1 inci maddesine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen bu kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, bu nedenle kurumca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddi talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. bordo tanıkları ile komşu işyeri tanıklarının dinlendiği, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının dava dışı işyerindeki 20.06.1990 tarihli çalışmasının sigorta başlangıcı olduğunun tespitine dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 20.06.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına ...
Ticaret-... ünvanlı 206991.06 sicil no.lu iş yerinden 20.06.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, anılan işyerinin 20.06.1990-30.06.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,mahiyetinin ise inşaat malzemesi satışı olduğu, davacının sigorta sicil no.sunun 1990 yılı serisinden olduğunun bildirildiği davalı işverenin beyanında davacının iş yerinde 6-8 ay arası çalıştığını beyan ettiği, davacı tanıklarının dinlendiği, ilgili vergi dairesince komşu işyeri tanığı olarak tespit edilen ...'in 83 yaşında olması ve yürümekte güçlük çekiyor olduğunun bildirilmesi nedeniyle Mahkemece dinlenmediği,
öte yandan yine vergi dairesi tarafından komşu işyeri tanığı olarak bildirilen ...'in dinlenmediği, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın beyanında aynı muhitte inşaat malzemesi sattığını belirttiği ...'ın beyanının alınmadığı, Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2. Buna göre mahkemece, komşu iş yeri tanığı olarak bildirilen ... ile tanık beyanında adı geçen ...'ın ilgili vergi ve çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11976, K. 2023/12120, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama