KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11989 E., 2023/11898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/142 E., 2023/1186 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- ... 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/380 E., 2021/270 K.
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili davacının babası ...'ın 2008 yılında vefat ettiğini, davacının eşi ... ile 2016 yılında anlaşmalı olarak boşandığını, 2016 yılında kendisine Kurum tarafından dul ve yetim aylığı bağlandığını, tüm geçim kaynağının bu aylık olduğunu, Kurumca yapılan eksik ve hatalı inceleme sonucunda eşiyle hiç görüşmemesine rağmen boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile bağlanan aylığının kesilerek, ödenen aylıkların Kuruma iadesinin talep edildiğini, oysaki davacının muvazaalı bir boşanma yapmadığını belirterek, Kurum işleminin iptaline ve kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına, işlem nedeniyle ödenmeyen toplam aylık miktarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davacının kuruma karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı hakkında düzenlenen denetim tutanağı ve dayanakları, tutanak tanıklarının duruşma beyanları, dava konusu dönemde davacı ve boşandığı eşinin abonelik kayıtları, dava konusu döneme ilişkin ortak adres kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre kayıtlar ile çelişen aksine tanık beyanlarına itibar edilmeyerek davacının boşanmadan sonra boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği kanaati ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dava konusu idari işlemin dayandığı kamu tanıklarının davalı idareyi haksız gösteren tanık beyanları ile diğer tanık ve belge delillerinin hiçbirini kararda tartışma konusu edilmediğini, doğalgaz aboneliği ile ilgili davanın ispat edilemediğini, bu nedenle davanın reddinin gerekçe için yeterli olmadığını, su aboneliğinin 2012 yılından itibaren davacı adına kayıtlı olduğunu, diğer delillerle muvazaalı boşanma olmadığı açıkça ortadayken adres kaydının değiştirilmemesi müvekkilinden kaynaklanmayan sebebe dayanılarak davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, kamu tanıklarının beyanları ile davanın ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamından, Kurum kontrol memurlarınca tutulan tutanağın somut verilere dayalı olması ve denetim esnasında dinlenen çok sayıdaki tanığın imzalı beyanlarında davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan etmeleri, boşandıkları dönemde MERNİS ve bir kısım abonelik adreslerinin aynı olması, dinlenen kamu tanıklarının beyanları, her ne kadar denetmen raporunda dinlenen tanıklardan bazıları ifadelerini mahkemede değiştirmiş ise de bunun davacıyı korumaya yönelik bulunması da gözetilerek,
Kurum kontrol memurlarınca düzenlenen raporun aksinin ispatlanamadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7/3 maddesi yollaması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/1 maddesindeki düzenlemeye göre "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabul nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun. Adli tatil süresi başlıklı 102 nci maddesi, "Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer.
Yeni adli yıl bir Eylülde başlar." Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103. maddesi, "(1)Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:...ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar...h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler...(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması,
ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır...."Adli tatilin sürelere etkisi başlıklı 104 üncü maddesi, "Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler başlıklı 447 nci maddesi, "Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde,
bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır." düzenlemelerini içermektedir.
İnceleme konusu dosyada; gerekçeli kararın davacıya 08.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, kararın 08.09.2023 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Dava; davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkin olup, söz konusu dava adli tatilde görülmesi gereken davalardan olmadığından temyiz süresi adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzayacaktır. Temyizin son günü 07.09.2023 tarihi olmasına rağmen kararın temyiz süresi geçtikten sonra 08.09.2023 tarihinde temyiz edildiği görüldüğünden söz konusu kararı süresinde temyiz etmeyen davacının temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacının temyiz talebinin süreden REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11989, K. 2023/11898, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama