KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12055 E., 2023/12248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1359 E., 2023/1438 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 27. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/147 E., 2023/86 K.
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki 01.07.2015-01.06.2016 tarihleri arası yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının yurt dışı borçlanması yaparak 22.06.2015 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun kesin dönüş şartının yerine gelmediği gerekçesi ile aylığı 01.08.2016 tarihi itibariyle bağladığını, oysa davacı adına tahsis talebi itibariyle yurt dışında yatan sigorta primlerinin çalışmaya bağlı ödenen primler olmadığını belirterek, davacıya 01.07.2015 - 01.06.2016 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının çelişkili olduğunu, davacı müvekkiline yönelik 03.06.2022 tanzim tarihli İsviçre ... yazısında.
Mayıs 2015’e kadar çalışma süresi bulunduğu, Haziran 2015 ile Ağustos 2015 tarihleri arasında çalışması bulunmadığını, bu süre oturumdan kaynaklanan süre olduğunu,” belirtir şekilde maddeler olduğunu, müvekkiline ait yurda giriş çıkış kayıtlarında da müvekkilinin 03.08.2015 günü Türkiye’ye giriş yaptığını, İsviçre’de sigortalı çalışan bir kişinin aynı tarihte Türkiye’ye yerleşmek üzere fiilen gelemeyeceğini, 04.03.2016 tanzim tarihli İsviçre kurum yazısında müvekkilinin Haziran- Ağustos 2015 arasında prim ödemeden, ikameti sebebiyle sigortalı olduğunun teyit edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuşutur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.07.2015 - 01.06.2016 tarihleri arası yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle ödenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
2- Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un "Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi" başlıklı 6. Maddesi,
"Madde 6 – A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi
için;
a) Yurda kesin dönülmüş olması,
b) Tahakkuk ettirilen borcunun tamamının ödenmiş olması,
c) Borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması,
Şarttır.
(Değişik son paragraf: 17.04.2008-5754/79 md.) Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır.
B) (Değişik: 17.04.2008-5754/79 md.) (Değişik birinci paragraf: 16.06.2010-5997/15 md.)
Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.
Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.
Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen aybaşından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.
C) (Ek:18.6.2020-7247/3 md.) Yurt dışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi kısa süreli çalışma olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylıkları bu madde kapsamında değerlendirilmez ve kesilmez. Bu maddede geçen kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelik ile belirlenir." düzenlemesini amirdir.
3.Değerlendirme Eldeki davada davacı, 01.07.2015-01.06.2016 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle ödenmesini talep etmiş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Somut olayda, davalı Kurum tarafından davacıya halihazırda 01.10.1994 sigorta başlangıç tarihi, 30.04.2014 işten ayrılış tarihi, 22.07.2016 tahsis talep tarihine göre 01.08.2016 tarihi itibariyle 7022 gün 4/1-a kapsamda yurt dışı borçlanma süresi ve 28 gün yurt içindeki 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi olmak üzere toplam 7050 gün üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacının, 22.06.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, İsviçre hizmet belgesinde 1994/Ekim-31.08.2015 tarihleri arasında sigorta prim ödemelerinin bulunduğu,
01.06.2015-31.08.2015 tarihleri aralığında ödenen primlerin "çalışmadığı halde, çalışan katkıları ile sigortalıdır" şeklinde tercüme edildiği, davalı Kurumun ilk tahsis talebini kesin dönüş şartı olmadığı, davacı adına sigorta prim ödemesi bulunduğu gerekçesi ile reddettiği, ikinci tahsis talebine istinaden ise 30.04.2014 tarihi itibariyle kesin dönüşün bulunmasına göre aylık bağladığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının dosya içerisinde bulunan yurt dışı hizmet belgelerinin yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler kapsamında yeniden değerlendirilerek; davacının ilk tahsis talep tarihi olan 22.06.2015 tarihi itibariyle kesin dönüşe engel bir durumun olup olmadığı; bu kapsamda İsviçre hizmet belgesinde yer alan 1994/Ekim-31.08.2015 arası prim ödemeleri ile 01.06.2015-31.08.2015 arası "çalışmadığı halde, çalışan katkıları ile sigortalıdır" ibaresinin kesin dönüşe engel teşkil edip etmediği usulünce araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma sonucu anılan dönemlerde kesin dönüş halinin gerçekleşmediği sonucuna ulaşılırsa, prim ödemelerinin sonlandığı 31.08.2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanabileceği gözetilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12055, K. 2023/12248, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama