KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12091 E., 2023/11433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1291 E., 2022/2294 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/77 E., 2021/69 K.
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki yurt dışı borçlanma bedelinin iadesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacıların murisi ...'ın 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması yaparak borçlanma bedelini ödediğini, ancak murisin, emeklilik müracaatı yapmadan 04.11.2019 tarihinde vefat ettiğini, yatırılan primi iade almak için talepte bulunduklarını, ancak Kurum tarafından taleplerinin reddedildiğini, murislerine aylık bağlanmaması nedeni ile primlerinin iadesi gerektiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3201 sayılı Kanun'un 4/2 nci maddesine göre prim iadesinin hak sahipleri olarak, davacı müvekkillerine yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 3201 sayılı Kanun'un 4 ncü maddesi gereğince borçlanma yaptıktan sonra tahsis talebinde bulunmaksızın vefat eden murisin ödediği borçlanma bedelinin talepte bulunan hak sahibi mirasçılarına iadesi gerektiği, yasal düzenleme uyarınca faiz yürütülemeyeceği ve faiz talebi asıl talebin fer'i niteliğinde olduğundan buna ilişkin ayrıca ret kararı verilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, muris tarafından ödenen yurt dışı hizmet borçlanması bedeli 77.940,00 TL.nin davacılara iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kabul kararının yerinde olmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacılar murisinin borçlanma bedelini ödediği ancak tahsis talebinde bulunmadan vefat ettiği, dolayısıyla 3201 sayılı Kanun'un 4/2 inci maddesi uyarınca borçlanma bedelinin hak sahiplerine iade edilmesi gerektiği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar murisinin ödemiş olduğu yurt dışı borçlanma bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12091, K. 2023/11433, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama