KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12160 E., 2023/11841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/451 E., 2022/2232 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Batı 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/100 E., 2021/527 K.
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 11.11.1998-15.04.2008 tarihleri arasında Sincan Sanayi Sitesinde kendi nam ve hesabına ağaç doğramacı olarak çalıştığını, çalıştığı sürece Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğüne ... vergi sicil numarası ile kayıt ve tescilini yaptırdığını ancak Bağ-Kur sigortalı yönünden tescili yapılmadığını, primleri ödenmediğini, Sincan Sosyal Sigortalar Kurumu Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne 13.01.2021 tarihli dilekçe ile müracaatta bulunduğunu, eksik kayıt ve tescillerin yapılmasını, ödenmeyen prim borçlarının ise tarafına bildirildiğinde ödeneceği yönünde dilekçe verilmiş ise de 60 günlük yasal cevap süresi içinde olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediğini beyanla müvekkilinin sigortalılığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği hizmet döneminde tescile yahut borçlanmaya yönelik hiçbir gayretinin olmadığını, davacının son tarihten 13 yıl sonra sadece sosyal güvenlik hakkına dayanarak iş bu taleplerini öne sürmesi davacının haksızlığının ortaya koyduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi uyarınca 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmadığı, vergi kaydının da 15.04.2008 tarihinde sona erip devam etmediği için uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı olmasının mümkün olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı devletin Vergi Dairesi, Belediye vb. resmi kurumlarında kayıtlarıyla sabit olduğunu, kendi ihmali olsa da Devletin kamu kurumlarının da ihmalinin bulunduğunu, Devletin kendi ihmaline dayanarak da kişiyi sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakması sosyal hukuk devleti ilkeleriyle de bağdaşmadığını, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 11.11.1998-15.04.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 1479 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yüklenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12160, K. 2023/11841, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama