KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12287 E., 2023/12123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1622 E., 2022/1808 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Samandağ 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/153 E., 2019/11 K.
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 01.05.1982 tarihi itibariyle bir gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacının, ...'e ait ... iş yeri sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığı 506 sayılı Yasa'nın 60/g maddesi uyarınca 18 yaşını bitirdiği, 01.02.1985 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hükmün sadece tanık beyanları esas alınarak kurulmasının hatalı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu savunmuş, mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işyerinin 01.05.1982 tarihinde Kanun kapsamına alındığı dosya içerisinde bulunan davalı iş veren tarafından düzenlenen davacıya ait 01.05.1982 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde bulunan sigorta sicil numarasının 1982 yılı serisinden olduğu SGK gelen müzekkere cevabından anlaşılmış olup, yine bordro tanığı olarak dinlenen tanıklardan ... ve ...'nın davacının çalışmasını doğruladığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki bentler dışında kalan istinaf talepleri yerinde olmayıp reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece 01.05.1982 tarihinde davalı işyerinde çalıştığının tespitine, sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşın ikmali olan 01.02.1985 olarak tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davacının ...'e ait ... iş yeri sicil numaralı işyerinde 01.05.1982 tarihinde çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/g maddesi uyarınca 18 yaşını bitirdiği, 01.02.1985 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla, kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.02.1985 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 inci,6 ıncı,60 ıncı maddenin (G) bendi ve 108 inci maddesi hükümleridir.
2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
3. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64'üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur.
Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
4.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2. maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir.
Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usul-den reddedilmelidir.
5. Eldeki dava 02.03.2016 tarihinde, 6552 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 01.05.1982 tarihinde ilk işe giriş tarihi itibariyle (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın esasına girilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine 3 üncü fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3 üncü maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle,
Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115/2 inci maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7 inci maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun ret iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli,
Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12287, K. 2023/12123, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama