KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12522 E., 2023/11660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1511 E., 2023/1480 K.
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 37. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/38 E., 2019/415 K.
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasında Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf istemini kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.02.2022 gün ve 2021/10960-2022/1584sayılı ilamı ile karar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına direnilmiştir.
Direnme kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.09.2022 tarih ve 2022/10752-2022/11373 sayılı kararı ile bozma ilâmı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2023 tarih 2022/10-1002- 2023/196 sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; eşi Ziya Şeker’in 15.12.2010 tarihinde vefatı üzerine müvekkiline 01.01.2011 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken 09.12.2001 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması için 10.08.2018 tarihinde yaptığı başvurunun davalı Kurum tarafından 15.10.2018 tarihli cevabi yazı ile 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini ileri sürerek müvekkilinin vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebinin reddine dair 15.10.2018 tarihli Kurum işleminin iptaline, babasından dolayı hakkın doğum tarihinden itibaren geçmişe dönük yasal faizi ile aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK/Kurum) vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/38 Esas, 2019/415 Karar sayılı kararı ile 1479 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinde 02.08.2003 tarihinde yapılan değişiklikle çift aylık bağlanması engelinin kaldırıldığı, Yargıtay kararlarına göre Kanun’un 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemenin her iki aylığın da 1479 sayılı Kanun kapsamında olduğu durumlarda uygulanacağı, 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin babası 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce vefat eden davacı hakkında uygulanmasının mümkün olmadığı,
bu nedenle Kurum işleminin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Kurumun 15.10.2018 tarihli işleminin iptaline, davacıya babasından dolayı 01.01.2011 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması ve her bir aylığa hakediş tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 14.09.2021 tarihli ve 2020/306 Esas, 2021/1299 Karar sayılı kararı ile davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken vefat eden eşinin yanı sıra 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken vefat eden babasından da ölüm aylığı almaya hak kazandığı,
İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kabulü usul ve yasaya uygun olmakla birlikte 5510 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca talep tarihi olan 10.08.2018'den geriye doğru 5 yıl gidilerek 01.09.2013 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 15.10.2018 tarihli Kurum işleminin iptaline davacıya babası üzerinden 01.09.2013 tarihinden ölüm aylığı bağlanması ve her bir aylığa hak
ediş tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire 09.02.2022 tarihli ve 2021/10960 Esas, 2022/1584 Karar sayılı kararında; hakkı doğuran olayın eşin vefat tarihi olacağı gözetilerek söz konusu tarihteki yasal mevzuat olan 5510 sayılı Kanun'un 54 ncü maddesi dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3.Bölge Adliye Mahkemesi 22.06.2022 tarihli ve 2022/887 E., 2022/1481 K. sayılı kararıyla, önceki gerekçe tekrar edilerek direnme kararı verilmiştir.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun15.03.2023 tarih 2022/10-1002 -2023/196 sayılı ilamı ile "... sigortalıya ilişkin koşulların sigortalının ölüm tarihinde; hak sahibine ilişkin koşulların ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının eşinin 01.10.2008 tarihinden sonra vefat ettiği, babasından dolayı ölüm aylığı alma açısından hakkı doğuran olayın eşin vefatı olduğu ve babasından dolayı hak sahibi sıfatını eşinin ölümü ile kazandığı,
bu nedenle eşinin ölüm tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 54 üncü maddelerindeki düzenlemelere göre davacıya hem eşinden hem de babasından dolayı ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanması mümkün olmayıp davacının çift aylığa hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgin olduğundan 6100 Sayılı HMK'nın 356 ve 359. Maddeleri uyarında davalı kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, açılan davanın reddine dair hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle "1-6100 Sayılı HMK'nın 356 ve 359. Maddeleri uyarında davalı kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, açılan davanın reddine,..." dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu konuda emsal kararlar bulunduğunu, Hukuk Genel Kurulu'nun karşı oy gerekçelerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12522, K. 2023/11660, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama