KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12572 E., 2024/10838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2296 E., 2021/1830 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/661 Esas, 2019/298 Karar
Karar Metni
1.082 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; meydana gelen iş kazasından dolayı müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın davalıların kusurlarından kaynaklandığından bahisle 276.771,91 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacının iş kazası nedeniyle %52,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı asıl işveren Belediyenin %40, davalı alt işveren ... şirketinin %40 oranında kusurlu oldukları, ihbar olunan ... Elektrik şirketinin kusursuz olduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 55.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının diğer davalı şirkete ait işyerinde çalıştığını, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ve sorumluluk yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli sorumluluğun elektrik şirketine ait olduğunu, bu şirkete hiç kusur izafe edilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirkete verilen kusur oranının fazla, davacıya izafe edilen kusur oranının ise az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlunun davalı ... olduğunu, zira belediye işçilerini görev tanımı dışında çalıştırdığını; davacıya gerekli tüm eğitimlerin ve ekipmanların zimmet karşılığı teslim edildiğini, buna rağmen kazanın meydana geldiği gün davacının koruyucu ayakkabısını giymediğini, bu durumun kendi kusurunu oluşturduğunu; ayrıca davacının yaklaşık 1,5 yıldır boya işlerinde çalışmakta olduğunu, dolayısıyla olay tarihinde tecrübesiz olmadığını ve meydana gelen kazanın müvekkil şirketin bir kusuru yahut ihmaliyle açıklanamayacağını;
alınan tüm iş güvenliği önlemlerinin yargılama sürecinde ayrıntılı şekilde sunulduğunu; buna rağmen müvekkiline %40 oranında kusur yüklenmesinin hukuka aykırı ve fahiş olduğunu; davacıya daha yüksek oranda kusur verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan yeniden rapor alınmaksızın karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davalı ...
Belediyesi'nin İzmir genelindeki park ve yeşil alanların bakım-temizlik ve sulama hizmetlerinde çalıştırılmak üzere diğer davalı şirket ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı, davalı şirketin işçilerinden olan davacının İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tarım Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı Yeşil Alan Bakım Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışmakta iken, İzmir Büyükşehir Belediyesi Altyapı Hizmet Dairesi Başkanlığı Bakım Onarım Hizmetleri Şube Müdürlüğünde görevlendirildiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir ili ... ilçesi ....
Beldesinde bulunan ... Derneği ...
Şubesine ait cemevi binası inşaatının boya işlerini yapmak üzere görevlendirildiği, davacının bina inşaatının 3. katında (çatı katı) bina inşaatının dış cephesinin boyasını yaptığı esnada elinde bulunan boya fırçasının metal sapını dalgınlıkla bina inşaatının yanından geçen 34.500 voltluk enerji nakil hattına temas ettirdiği ve elektrik akımına kapılarak yaralandığı, binanın hatta olan uzaklığının 2m’den fazla olması gerektiği, hattın uzaklığının tespit edildiği binaya olan uzaklığının 4m olduğu, davacının çalıştığı fırçanın uzunluğunun ise takriben 3,8m olduğu, mahkemece bir adet kusur raporu alınıp bu rapora itibar edildiği,
05.11.2017 tarihli bu raporda kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı asıl işveren Belediyenin %40, davalı alt işveren ... şirketinin %40 oranında kusurlu oldukları, ihbar olunan ...
Elektrik şirketinin kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği, aynı raporda davacıya elektrik hattı yakınında çalışırken tedbirli davranması, elinde bulunan metal saplı rulo fırçasını elektrik hattına tehlike yaratacak şekilde yaklaştırmaması gerektiği, güvenli çalışma kurallarına yeterince uymadığı gerekçeleri ile, davalı şirkete bina inşaatının dış cephe boya işine başlanılmadan önce, enerji nakil hattından geçen enerjinin kesilmesinin sağlanması veya bina inşaatı ile enerji nakil hattı arasına (boya işi süresince sabit olarak kalacak) tahta perde, bariyer vb. gibi engel yaptırılarak tehlikeli durumu ortadan kaldırmadığı,
böylelikle işyerinde güvenli çalışmanın tesis edilmesi yükümlülüğünü yerine getirmediği, olayın vuku bulduğu bu tür işlerin (dış cephe boya işi) yapı işlerinden sayılması nedeniyle; yapı işlerinin fenni yeterliği bulunan bir kişinin denetimi ve gözetimi altında yürütülmesi gerektiği, işveren tarafından, dış cephe boyama işinin fenni yeterliliği bulunan kişilerin teknik gözetimi ve sorumluluğu altında yapılmasının sağlanmadığı, dosya muhtevasından ve olayın meydana geliş tarzından, işyerinde gerekli iş disiplini ve organizasyonun sağlanmadığı, boya işinde görevlendirilen kazazede işçinin kendi inisiyatifine bırakıldığı,
güvenli çalışmanın sağlanabilmesi için gerekli takip ve denetimin yapılmadığı gerekçeleriyle, davalı ...'ye iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını sağlamadığı, alt işveren tarafından yapılan çalışmaları izlemediği ve güvenlik tedbirlerini almadığı, bina inşaatının üçüncü katında boya işi yapılmasını önlemediği, işyerinde gerekli iş disiplini ve organizasyonunu sağlamadığı, güvenli çalışmanın sağlanabilmesi için gerekli takip ve denetimi yeterince yapmadığı gerekçeleri ile kusur isnat edildiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda, enerji nakil hattı çalışılan yere yeterli uzaklıkta bulunduğuna göre işverene hatla elektrik hattı arasına perde çekme gibi bir yükümlülük yüklenmesi hatalıdır. Ayrıca raporda bu husus bilimsel olarak da açıklanmadığı gibi böyle bir olayda işverence alınması gereken tedbirler oluşa uygun bir şekilde belirtilmemiştir. Bütün bu nedenlerle kusur raporunun oluşa uygun olduğundan bahsedilebilmesi mümkün değildir.
Mahkemece yapılacak iş, farklı bir heyete yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak olayın oluş şekline uygun kusur raporu almak, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmeksizin hükme esas alınan hesap raporundaki gibi kabul edilmesi gerektiğini gözetmek, davacının maddi zararını bu şekilde belirlemek, usuli kazanılmış hakları da göz önünde bulundurmak suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12572, K. 2024/10838, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama