KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1288 E., 2023/2011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2123 E., 2022/2366 K.
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·15 bölüm
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 26.12.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ
Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI
2019/786 E., 2021/175 K.
Taraflar arasındaki eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya çocuğundan dolayı bağlanan aylığın kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlunun vefatından sonra mevzuatın aradığı her türlü şartları sağladığından kurum tarafından kendisine 2004 yılından itibaren maaş bağlandığı, aradan uzun zaman geçtikten 15 yıl sonra müvekkile gönderilen ilgi sayılı yazı ile kurum tarafından maaşının iptal edildiği,
müvekkile yersiz ödendiği iddiası ile toplam 83.076,35 TL'nin borç kaydedildiği ve bu borcu ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, kabul etmediğini, itiraz ettiğini, borcun aslına itiraz etmekle birlikte faizine ve diğer ferilerine de itiraz ettiğini, kabul etmemekle birlikte velev ki, şayet böyle bir borç var idi ise bile zamanaşımına uğradığını, mevzuat gereğince zamanaşımı yönünden de borca itiraz ettiğini,
emekli maaşı bağlandıktan yaklaşık olarak 15 yıl geçtikten sonra emeklilik maaşından başka geliri olmayan yaşlı ve hasta bir vatandaşın maaşının kesilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu belirterek kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya hem eşinden hem de oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlandığının tespit edildiğini, bu durumun yasal olarak mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacının hem eşinden hem de annesinden ölüm aylığı alamayacağı kanaatine varıldığından kurum işleminde hata olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, mahkemece yargılama sırasında sunulan tüm yazılı beyanlara, itirazlara, resmi belgelere, örnek mahkeme, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına ve de davalı SGK'nın kendi yazışmalarında, dosyadaki belgelerinde kendilerinin hatalı olduğunu kabul etmelerine rağmen hukuka aykırı şekilde, eksik ve yetersiz incelemeyle davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişinin savunmalarını, iddialarını ve dilekçelerini değerlendirmeden sadece davalı kurumun iddia ve tezlerine dayanarak hukuka aykırı bir şekilde rapor hazırladığını,
SGK'nın mahkeme kararı ve herhangi bir icra takibi olmamasına rağmen hak sahiplerinin maaşlarından keyfi bir uygulama ile kesinti yaptığını, bu davanın menfi tespit davası olduğunu ve davacının borçlu olmadığının ve şayet borçlu ise ne kadar borçlu olduğunun tespitinin gerektiğini, davacının borç durumunun tespiti gerekirken mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, davacının oğlunun, eşi ve iki küçük çocuğuyla birlikte soba zehirlenmesi sonucu hepsinin birlikte 2004 yılında vefat ettiklerini,
vefat eden oğlunun başka haksahibi kalmadığından sadece davacının oğlundan çok düşük de olsa o zamanki yürürlükte bulunan 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun "Ölüm Sigortası" başlıklı 65 ve devamı maddelerine göre hak kazandığından ölüm maaşı bağlandığını, bunun kazanılmış bir hak olduğunu ve daha sonraki yürürlüğe giren bir kanunla veya maddeyle geriye doğru uygulanarak hak sahibinin elinden alınamayacağını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davacının oğlu üzerinden bağlanan ölüm aylığının, eşi üzerinden ölüm aylığı tahsis tarihi olan 01.12.2014 günü itibarıyla kesilmesi gerekmekte olup, bu yöndeki Kurum işlemi isabetlidir, bu sebeple davacının ölüm aylığının yeniden bağlanarak, yasal faiziyle birlikte tarafına yeniden ödenmesi talebi yerinde değildir.
Borç tahakkuku ve yersiz ödemelerin geri alınması konusunda ise söz konusu 96/1(b) maddesi çerçevesinde uygulama yapılması gerektiğinden, değinilen 26 ncı madde ve istemle bağlılık kuralı gereğince; kurum tarafından davacının kasıtlı veya kusurlu davranışının varlığının iddia ve ispat edilememesi, kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmış borcun varlığı nedeniyle, borcun tebliğ tarihinden başlayarak 24 aylık sürenin sonundan itibaren faizin hesaplanması zorunlu olup; davacı adına düzenlenen borç bildirim belgesi ile dava tarihi gözetildiğinde;
kurum tarafından, davacıdan yersiz ödeme miktarının hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler için istenilmesi mümkün ise de, davacıya yersiz ödeme asıl alacağı yönünden faiz borcu çıkarılması isabetli değildir.
Bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Kayseri 1. İş Mahkemesinin 28.05.2021 tarih ve 2019/786 Esas - 2021/175 Karar sayılı kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının faiz alacağı yönünden talebinin kabulüyle davacının birikmiş faiz alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Kurum işleminin yerinde olduğunu, davacıya hem eşinden hem de oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanamayacağını kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesi ve “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddesidir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına göre davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1288, K. 2023/2011, 6 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama