KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1324 E., 2023/1544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/415 E., 2022/2307 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/431 E., 2021/323 K.
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait ... isimli işyerinde 16.10.2016 tarihinden itibaren aşçıbaşı olarak çalıştığını,16.10.2016-03.08.2017 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığını, 03.08.2017 tarihinden sonra yapılan sigortasının ise düşük ücret üzerinden yapılarak mağdur edildiğini, en son ücretinin 3.450,00 TL olduğunu, bir öğün yemeğin işveren tarafından verildiğini belirterek davacının davalıya ait işyerinde 16.10.2016-24.04.2018 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştırıldığı 16.10.2016-03.08.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin sigortalılığının tespitine ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini, talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Otogar İşletmecileri Otobüs İşletmeciliği ve Servis Hizmetleri Taşıma ve İşletme Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin, konumu ve faaliyeti gereğince kamusal denetim mekanizmalarının sürekli gözönünde bulunduğunu, sigortasız işçi çalıştırılmadığını, davacının giriş bildirgesinin 02.08.2017 tarihinde, sigortasının da 03.08.2017 tarihinde yapıldığını, belirsiz süreli iş sözleşmesinin 03.08.2017 tarihi olduğunu, fotoğrafların delil olarak kullanılmasına muvafakatlerinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1-a) Davacının ... sicil sayılı davalı iş yerinde 16.11.2016-03.08.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, b)Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı, davalı, fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekeçesinde, müvekkilinin iş yerinde asgari ücretle çalışmadığını, Mahkeme tarafından ücrete ilişkin olarak bir inceleme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme tarafından sundukları yazılı belgelerin dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının doğru değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde, Kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 08.11.2016 tarihinde dava dışı iş yerinden çıkışının yapıldığı, 03.08.2017-17.04.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, dava konusu edilen süreye ilişkin dönem bordrolarının dosya arasına alındığı,
dinlenen bordro tanıklarının davacının dava konusu dönemde davalı iş yerinde geçen çalışmalarını doğruladıkları, davacının dava dışı iş yerindeki çalışma süresinin sonlandığı tarih ile tanıkların çalışma dönemleri ve beyanlarında geçen tarihler esas alınarak davacının davalı iş yerinde çalışmaya başladığı tarihin belirlendiği, davacının Mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86 ncı maddesi.
2. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun.
288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği,
292 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır.
Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10 - 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Değerlendirme Dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemenin hizmet tespiti kararı yerinde görülmüştür. Öte yandan, 27.07.2018 tarihli dava dilekçesi incelendiğinde, davacının vekilinin dilekçe içeriğinde, müvekkilinin çalışmakta iken almış olduğu en son ücretinin 3450,00 TL olmasına rağmen primleri düşük gösterilerek gerçek kazancın altında yatırıldığını belirtmesi kapsamında, davacının prime esas kazanç talebinin de varlığının anlaşılmakla, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında bu konuda Mahkemece araştırma yapılmaksızın karar tesisi hatalı bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1324, K. 2023/1544, 22 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama