KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13434 E., 2023/13465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1842 E., 2023/1451 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Fatsa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/545 E., 2021/271 K.
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun 28499508-202.01.01-E.10621928 sayılı fark prim borcuna yapmış olduğu itirazlarının kabul edilerek cezai işlemin iptaline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumca tanzim edilen raporda davacıya ait iş yerinden yapılan sigortalı bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığının, bu iş yeri üzerinden fiili çalışması bulunmadığı halde birçok kişi için sigortalılık bildiriminde bulunmadığının tespit edildiğini, tespit edilen bina inşaatı tamamlanma tarihi üzerinden yapılan asgari işçilik değerlendirmesi sonucunda da davacının yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığının tespit edildiğini ve bunun üzerinde toplam 93.419,08 TL borç tahakkuk ettirildiğini, davacının itirazında yasal dayanağının bulunmadığını,
davacının üçüncü kişilerle yapmış olduğu anlaşmanın Kuruma karşı sorumluluğunu kaldırmayacağını, Kurumun işçilik prim farkı alacağının zamanaşımına uğramadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile primlerin ödenmediği veya eksik ödemenin tespit edilmesi halinde sigortalıyı çalıştıran işverenlerin bir ay içinde Kuruma bildirmemesi halinde Kurumun prim ve eklentileri için yasal takip yapma hakkının bulunduğu Kurumun, bu yasal dayanaklara göre işlemler yapmakta olduğu, dava konusu olayın bir özelliği de yukarıda da belirtildiği gibi Kurum alacağına yönelik prim ve eklerinin fazlası ile ödenmiş olduğu,
ancak Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 18.06.2019 tarihli 34 sayılı raporda belirtildiği gibi bildirilen sigortalıların çalışmalarının gerçek dışı, yani fiili çalışmaya dayanmadığı, sahte olması nedeni ile iptal edilmesi ile gerçek primler açığa çıkmış olup iptal edilmiş olduğu ve mahsubu da mümkün olmadığından; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazını yinelediklerini, denetmen raporunda görüleceği üzere inşaatın bitiş tarihinin 31.12.2005 olduğu, hal böyleyken inşaatın başlangıç ve bitiş tarihlerinde 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi ve 6183 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, zamanaşımı başlangıç tarihinin ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşı olduğu gözetildiğinde borcun zamanaşımına uğramış olduğu,
bilirkişinin hesaplama yaparken inşaatın 30.04.2008 yılında başlayıp 30.06.2010 yılında bittiğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un hükümlerini somut olayımıza uyguladığından zamanaşımı konusunda hataya düştüğü, Sosyal Güvenlik Denetmeni Raporunda belirtilen 2008-2010 tarihleri arasında söz konusu işyerinde inşaat bulunmadığı, artık konut vasfına sahip olduğu bu işyerinde işçi çalışmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle eksik işçilik veya fazla işçilik çalışma durumu gibi bir hususun fiziken ve hukuken mümkün olmadığı,
davacı dava konusu taşınmazın sadece arsa sahibi olup inşaatın başlangıcından bitişine kadar dosyaya sunulmuş eser sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere müteahhitle anlaşıp bina yaptırdığı, buradaki çalışan işçilerin bildirim yükümlülüğünün müteahhide ait olduğu, 18.06.2019 tarihli Sosyal Güvenlik denetmeni yaptığı araştırmalar ve dinlediği tanık beyanlarında da görüleceği üzere davacının muhasebecisi Ayhan Çavuşoğlu sahte işyeri açıp adres olarak da konut vasfında olan binayı işyeri olarak gösterdiği, davacının olaylardan hiçbir haberi olmadığı,
kabul etmemekle beraber denetmen raporunda görüleceği üzere bir sorumluluk olacak ise müteselsil bir sorumluluk olması gerektiğini beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacı adına gönderilen fark prim borcu konulu ödeme emrine yapılan itirazın kabul edilerek, cezai işlemin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi
3.Değerlendirme Kurum tarafından iş yerinin sahte olduğu belirtilerek yapılan bildirimlerin geçersiz sayılıp iptal edilmesi; diğer taraftan aynı iş yeri için asgari işçilik üzerinden borç tahakkuk ettirilmesi çelişkili olup Mahkemece; öncelikle asgari işçiliğe konu yapılan iş yeri tescil bilgi ve dosyaları celbedilmeli, davacı ile müteahhit arasındaki arsa sözleşmeleri getirtilerek uyuşmazlık ortaya konulup belirlenmeli, sonrasında denetime elverişli bir bilirkişi raporu aldırılarak deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13434, K. 2023/13465, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama