KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13460 E., 2023/13604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2418 E., 2022/2399 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Anadolu 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/557 E., 2022/224 K.
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki (1) gün sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.04.1974 tarihinde işe giriş bildirgesinin bulunduğu ancak işyeri tarafından primlerinin yatırılmadığı beyan ederek, işe giriş tarihinin 01.04.1974 tarihi olarak tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, öncelikle Kuruma başvuru zorunluluğu bulunduğunu, davanın resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanabileceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... İmalathanesi isimli ... - ... ait işyerinde 01.04.1974 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 19.04.1980 tarihi olduğunu tespitine, 1 günlük çalışma süresinin prim gün sayısına eklenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesinin o işyerinde fiilen çalıştığı anlamına gelmeyeceğini, davacının eylemli olarak çalıştığının ispatlanması gerektiğini kayıtlı tanıkların dinlenmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre. 10.04.1978 doğumlu davacının 19.08.1998 tarihinde ... İnş. Ltd.
Şti.'ne ait 1040480 sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, sigorta sicil numarasının 1998 yılı ... serisi olduğu, iş yerinin 01.07.1997-20.10.1998 tarihleri arasında Kanun kapsamına alındığı, beraber çalıştıklarını söyleyen davacı tanıklarının fiili çalışmayı doğruladığı, anayasal sosyal güvenlik hakkı kapsamında, davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal etmiş ve sahteliği de ileri sürülmeye davacının 1998/2 ve 3 üncü dönemde 35 günlük çalışmasının sicilsiz olarak bildirildiği,
davacının 01.08.1998 tarihinde askerde olmadığı veya öğrenci olmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.04.1974 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79 ve 108 inci maddeleri, Geçici 54 üncü madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.
Eldeki davada, davacının, davalı Fahri Eldem ve ortakları unvanlı iş yerinden 01.04.1974 tarihinde koza ipeği halı imalatı-Karamürsel iş adresli işe giriş bildirgesi verildiği, işyerinin 01.04.1974-01.04.1974 arası dokumacılık Kanun kapsamında olduğu, Kurum tarafından anılan işyeri sicil numarasının mükerrer olması nedeniyle 342 sicil no.'su ile birleştirildiği, anılan 342 sicil no.'lu işyerinin Ahmet Eldem-İbrahim Eldem adına işlem gördüğü 25.09.1973-30.10.1973 arasında Kanun kapsamında olduğu anılan işyerinden 1974/1-4 üncü dönem arası dönem bordrosunun verilmediğinin Kurumca bildirildiği, komşu iş yeri araştırması yapılmadığı,
dinlenen davacı tanıklarının hizmet döküm cetvelleri ile varsa işyerinden işe giriş bildirgelerinin getirtilerek beyanlarının denetlenmediği anlaşılmıştır.
3.Mahkemece, davacı tanıklarının davalı iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri olup olmadığı sorularak varsa Kurumdan hizmet döküm cetvelleri ile birlikte istenilmeli, yöntemince SGK, vergi dairesi, belediye ve emniyet vasıtasıyla komşu iş yeri ve kayıtlı çalışanları tespit edilerek dinlenmeli, tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olabileceğinin davacıdan sorulmak ve çalışma kayıtları getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
4.Kabule göre de 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir." hükmü öngörülmüştür. Öte yandan, aynı Kanun'un Geçici 54 üncü maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ncı maddenin (G) bendi uygulanmaz.” hükmü mevcut olmasına karşın somut olayda 60 ıncı maddenin (G) bendi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13460, K. 2023/13604, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama