KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13933 E., 2023/13508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/491 E., 2023/145 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen kesilen maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ile aksi kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı dilekçesinde özetle, sağlık nedenleriyle Antalya sigorta il müdürlüğünden emekli olduğunu, 2 yıldır emekli aylığı aldığını, iki yıl sonra tekrar sağlık raporu çıkarmadığı için aylığının kesildiğini, rahatsızlığının devam ettiğini, davalı Kurumun kendisini Antalya eğitim ve araştırma hastanesine gönderdiğini, bu hastanenin verdiği rapordan sonra birde Akdeniz Üniversitesi Hastanesine gönderdiğini, her iki hastaneden de olumsuz bir sonuç almadığını belirterek her iki hastane raporu ile birlikte adli tıp kurumuna sevk edilerek hastalığının 2/3 çalışma gücünün kaybına neden olup olmadığının tespiti ile davalı kurumun verdiği kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, malûllük aylığı, sigortalının yeniden SSK'na tabi bir işte çalışmaya başlaması veya kontrol muayenesi sonucunda malûllük durumunun ortadan kalktığının tespit edilmesi ile kesileceğini, davacı hakkında bölge sağlık kurulunun 14.06.2010 tarih 2736389 sayılı yazlarında dile getirilen sigortalının çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmediğine ilişkin kararı ile kurumun davacıya malullük sigortası yönünden yapılacak bir işlemin bulunmadığı yönündeki tebliğinde hukuki yanlışlık olmadığından ve kanunun aradığı şartları taşımadığından davacının talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme bozma öncesi verdiği ilk kararı ile gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu, (02.02.2011 tarihli) gerekse bunu teyit eden Adli Tıp Kurumu'nun 05.12.2012 tarihli raporu ile davacının beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybetmediği belirlenmiş olduğundan davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından, temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, bozma kararında Mahkemece yapılacak iş: 5510 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde öngörülen prosedür uyarınca ve 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi gereğince, öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan, davacıdaki hastalık ve arazların başvuru tarihinden(2007), 01.10.2008 tarihine kadar Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde 01.10.2008 – 31.08.2013 tarihleri arası için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde.
01.09.2013 tarihi sonrası için Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde malûl sayılmayı gerektirecek derecede (en az %60) bulunup bulunmadığı, malûl ise malûllük halinin hangi tarihte oluştuğuna dair rapor almak, iş bu rapora davacının itiraz etmesi halinde ise.
Adli Tıp Kurumundan aynı şekilde alınacak raporla; bu raporun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan rapora göre sigortalı lehine olması ve davalının itiraz etmesi halinde ise Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan aynı şekilde alınacak raporla itirazın değerlendirilmesini sağlayarak sonucuna göre karar vermektir.
Yapılacak değerlendirmede, maluliyet başlangıç tarihi belirlendikten sonra, adı geçen tüzük ve yönetmelik hükümlerinde sigortalı lehine getirilen düzenlemeler var ise kuşkusuz bunların da dikkate alınması gereklerine işaret edilerek kararın bozulmasına dair karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı sigortalı ... bozma kararından sonra 18.02.2015 tarihinde vefat etmiştir. Yerine mirasçıları olan yukarıda kimlikleri yazılı davacılar vekil aracılığı ile davaya devam etmişlerdir. ...'in maluliyeti ile ilgili önce SGK Kocatepe Sağlık Kurulu'ndan 19.04.2018 tarihli rapor, itiraz üzerine SGK Yüksek Sağlık Kurulu'ndan 22.07.2020 tarihli rapor, yine itiraz üzerine ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan 09.12.2020 tarihli rapor alınmıştır. Tarafların itiraz ve raporlar arasındaki çelişki nedeni ile bu çelişkilerin giderilmesi için ATK 2. Üst Kurulu'ndan 27.10.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda;"Kişinin bu hastalığı nedeniyle;
A-) 21.11.2007 tarihinden başlamak üzere 01/10/2008 tarihine kadar geçen sürede 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri D-35 kapsamında beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybettiği,
B-) 01.10.2008 - 31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri D-1 maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği,
C-) 01.09.2013 tarihi sonrası ve halihazırda 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği O1-B Maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmiş olduğu, malul sayılması gerektiği,
D-) Maluliyet başlangıç tarihinin Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin rapor tarihli olan 21.11.2007 tarihi olduğu,
E-) Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." Görüşü belirtilmiştir. Rapor içeriği dosya ile uyumlu görünüp hükme esas alınmıştır.
3-ATK Üst Kurulu'nun belirtilen raporu ve yukarıda tamamen alınan önceki kararımızdaki gerekçeler de dikkate alınarak davalı kurumun müteveffa davacı ...'e bağlanan maluliyet aylığının kesilmesine dair işleminin iptaline dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya bağlanıp kesilen maluliyet aylığının devam ettirilmesi gerekip gerekmediği hususunda ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 25 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca. "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık,
şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Eldeki davada ise Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, davacı asilin 18.02.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, ölüm tarihi ile sınırlı olarak infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, hükmü temyiz etmeyen davalı şirket yönünden davacı Kurum yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, Mahkeme kararının 1 inci fıkrasında yer alan "Davacıların murisi olan ...'e bağlanan maluliyet aylığının kesilmesine dair davalı kurum işleminin iptaline" ibaresinin çıkartılarak, yerine “ 1-Davacılar murisi İsmail'e bağlanan maluliyet aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile, vefat tarihi olan 18.02.2015 tarihine kadar davalı Kurumca kesilen maluliyet aylığının devam ettirilmesi gerektiğinin tespitine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13933, K. 2023/13508, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama