KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13981 E., 2024/3420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2956 E., 2023/1173 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/446 E., 2020/339 K.
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi, aylıkların yasal faizleriyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 29.04.1990-31.12.1992 arası için borçlanıp ödediği 962 gün ev kadınlığı süresinin bulunduğunu, bu sürelerin 01.01.1993 sigortalılık başlangıç tarihi öncesine tekabül eden ev kadınlığı süresi olduğundan, Fransa sigorta başlangıç tarihinin borçlanılan gün kadar geriye götürülerek sigorta başlangıç tarihi tespit edilmesini ve buna göre Kuruma verilen yaşlılık aylığı talebinin değerlendirilerek, davacıya talep tarihini takiben yaşlılık aylığı bağlanmasına ve aylıkların yasal faizleriyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 3201 sayılı Kanunda sigorta başlangıç tarihinin nasıl belirleneceğinin açık ve net bir şekilde düzenlendiğini, davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarını yaş ve eksik prim gün nedeniyle taşımadığından talebinin reddedildiğini, işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 4759 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 23.05.2002 tarihinde 09 yıl 04 ay 22 gün sigortalılık süresi ve 01.08.2019 tahsis talep tarihinde 20 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş olma şartını yerine getirdiği ancak 49 yaşını doldurmuş olma şartı ile 5600 gün prim ödeme şartını yerine getirmemiş olduğu, yaşlılık aylığı bağlanması koşullarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, müvekkilinin yurt dışı borçlanması kapsamında edindiği sigortalılık süresinin sigorta başlangıç tarihni başa çekmesi ile yaşlılık aylığı tahsis koşullarının oluştuğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi, aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13981, K. 2024/3420, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama