KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1520 E., 2023/2819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2289 E., 2022/2398 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/114 E., 2022/202 K.
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.06.2001 tarihli dilekçe ile Kuruma başvuru yaparak oda ve vergi mükellefiyetinin başladığı 01.04.1991 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescilinin yapılmasını talep ettiğini, Kurum tarafından 04.10.2010 tarihi itibariyle kayıt ve tescilinin yapıldığını, vergi kaydı ve oda kaydı olan dönemlerde Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğini ileri sürerek, davacının 01.04.1991 – 04.10.2000 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davacının iddiasını kurum kayıtlarına eş değer belgeler ile ispat etmesini gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflarca yasal süre içerisinde bildirilen ve uyuşmazlığın esasına etkili olduğu değerlendirilen tüm delillerin celp edildiği, istinaf ilamı gözetilerek kuruma başvuru dava şartının yerine getirildiği, esas yönünden yapılan değerlendirmede, istinaf kararı öncesi dosyaya sunulan 18.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin, dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyumlu, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, buna göre, davacının 01.01.1994 tarihinden itibaren vergi mükellefiyetinin bulunduğu,
21.06.2001 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesi ile zorunlu sigortalılığının 04.10.2000 tarihinden itibaren başlatıldığı, Bağ-Kur'un uyguladığı 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve mükellefiyetinin 04.10.2000 tarihinde başlatılacağı dair hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 26.10.2000 tarihli kararından sonra 02.08.2003 tarihine kadar olan dönemdeki hukuki dayanaktan yoksun kaldığı,
bu nedenle Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı 26.10.2000 tarihi ile 02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur'a giriş bildirgesi verenler, prim ödemesi yapanlar veya sigortalılık talepleri olanlardan 04.10.2000 tarihinden önceki evrede sigortalılığa esas vergi, oda, sicil kayıtlarının bulunması halinde bu kayıtlara sahip olanların 04.10.2000 tarihinden önceki dönemde geriye dönük 20.04.1982 (2654 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi) tarihine kadar ki süre bakımından Bağ-Kur hizmetlerinin tespitinin mümkün olabileceğine ilişkin Yüksek Mahkeme İçtihatlarının bulunduğu,
dosyaya celp edilen esnaf odası kayıtlarına göre davacının 01.03.1989 tarihinde kaydının bulunduğu, davacının talep tarihine göre vergi kaydının olduğu, bu nedenle primlerin ödenmesi kaydıyla davacının talep ettiği sürelerin Bağ-Kur sigortalılık süresi olarak tespitinin mümkün bulunduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile; davacının, ödeme tarihinde bulunduğu gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden primlerin ödenmesi ve prim ödemesinin mükerrer tahsile neden olmayacak şekilde değerlendirilmesi kaydıyla, 01.04.1991 - 04.10.2000 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava açılmadan önce Kuruma müracaatın zorunlu olduğunu, davacının süresinde müracaatı ve tescili olmadığını, Bağ-Kur sigortalı sayılmasının mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.1991-20.12.1993 tarihleri ile 01.01.1994 ve devam eder şekilde vergi kaydının bulunduğu, 21.06.2001 tarihli giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlendiği, davacının Kuruma müracaatının reddedildiği, davacının giriş bildirgesinin 4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanuna eklenen ek geçici 18.maddenin yürürlük tarihi olan 02.08.2003 tarihinden önce verilmiş olması nedeniyle 01.04.1991 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı sayılması mümkün olduğundan, mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak, istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24., 25 inci ve Geçici 18 inci maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1520, K. 2023/2819, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama