KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1542 E., 2023/1918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1309 E., 2022/1424 K.
- Davalılar
- 1- ... Yayıncılık A.Ş. vekili Avukat ...
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
2-... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 19.03.2015
HÜKÜM/KARAR : Esasta red
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 17. İş Mahkemesi
SAYISI
2019/572 E., 2021/78 K.
Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait matbaa işyerinde dizgi bölümünde çalıştığını belirterek, bu çalışmalarından dolayı yapılan bildirimlerine karşılık 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresi verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket yedinde çalıştığı dönemlerde müvekkili şirketin davacının çalışma durumuna ve tabi olduğu yasaya uygun olarak bordrolarını tanzim ettiğini, yasalara uygun olarak prim ödemelerini kuruma süresinde yaptığını, davacının müvekkilince hukuka uygun olarak tanzim edilmiş bordrolarına ve bu bordrolara uygun olarak yapılan prim ödemelerine rağmen diğer davalı kurumca sigortalılığının doğru yasa üzerinden tanzim edilmemiş olmasında müvekkili şirketin hiçbir mesuliyetinin bulunmadığını, değinilen hususun idari bir işlem olduğunu, davacı tarafça dermeyan edilen talepler açısından hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddi talebinde bulunmuş, esasa ilişkin beyanlarında ise davacının talebinin haksız olduğunu, 506 sayılı Kanuna 2098 sayılı Kanun ile eklenen Ek ½. maddesi ile basım ve gazetecilik iş yerlerinde 1475 sayılı Kanun ve değişikliklere göre operatör, mürettip, rototifçi, klişeci, tiftrukçu ve yardımcıları ünvanına sahip kişilerin yine yasada sayılmak suretiyle belirtilen iş yerlerinde çalışmaları halinde, 01.09.1987 tarihinden sonra geçen hizmetlerine itibari hizmet süresi verilmesi uygulaması getirildiğini,
kanunda sayılmakla sınırlandırılan bu ünvanlardan birini haiz olmakla birlikte yine kanunda belirtilen yerlerde görev yapmayan, ya da kanunda belirtilen yerlerde görev yapmakla birlikte bu ünvanlardan birini haiz olmayan sigortalılara itibari hizmet süresi verilmesinin mümkün olmadığını, 01.09.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile de.
506 sayılı Kanuna 2098 sayılı Kanun ile eklenen 1 inci maddenin 2 inci bendinin değiştirildiğini ve bu maddeye 3 üncü ve 4 üncü bentlerin eklenmek suretiyle itibari hizmet süresinin uygulanmasının kapsamının genişletildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ait tüm bildirimlerin davacı tarafın çalışma şekline uygun olarak yerine getirildiğini ve müvekkili şirket tarafından eksik yapılan bir bildirim bulunmadığını, hal böyle olmasına rağmen davanın reddi yerine kabulüne karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, davacının evveli emirde 2098 sayılı Kanun'dan yararlandırılabilmesi için, dava dilekçesinde iddia edilen bir işte çalıştığını işverenden alacağı belge ile kanıtlaması ve kuruma bu belge ile yaptığı başvurunun, kurum tarafından reddi halinde dava açması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belirtilen nedenlerle, ilk derece mahkemesince (davacı tarafın 01.04.1997 ile 30.04.1998 tarihleri arasındaki döneme ilişkin taleplerinden feragat ettiği de dikkate alınarak, ilamında belirtildiği şekilde) davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş, denetim görevini yerine getirmeyen davalı kurumun davanın açılmasına sebebiyet verdiği de gözetilerek Yargıtay'ın aynı işveren hakkındaki önceki emsal kararları doğrultusunda davalı şirket vekili ve davalı kurum vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf gerekçeleri ile temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun'un Ek madde 5 inci hükmüdür.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1542, K. 2023/1918, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama