İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1548 K.2024/6282

Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasında mahkemece Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği kararın bozulması üzerine bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar…

Esas2023/1548Karar2024/6282Tarih4 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.332 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/1548 E., 2024/6282 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/92 E., 2022/736 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.332 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasında mahkemece Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği kararın bozulması üzerine bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin 06.08.2011 tarihinde iş kazası geçirmesi nedeniyle fazlaya ilişkin istemi saklı kalmak üzere 50.000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş yargılama sırasında maddi tazminat istemini 50.612,56 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığını, davacının Amasya 3. Noterliğinin 5 Şubat 2014 tarih ve 731 yevmiye nolu ihtarname ile 1.600 TL ücret aldığını ikrar ettiğini, bu nedenle dava dilekçesinde 3.000 TL ücret aldığını iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olduğunu, davacının taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davanın usulden ve esastan reddedilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI

A) İlk Derece Mahkemesi Kararı Mahkemenin 27.02.2019 tarih ve 2014/252 Esas 2019/57 Karar sayılı ilamında özetle; İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile maddi tazminat olarak toplam 50.612,56 TL ile Manevi tazminat olarak toplam 15.000,00 TL'nin nin kaza tarihi olan 06.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte hesaplanarak davalı şirketten alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2020 tarih 2019/1351 Esas 2020/2147 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı taraf vekilleri trafından temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Dairemizin 11.01.2022 tarih ve 2021/854 E- 2022/409 K sayılı ilamıyla somut olayda davacı sigortalının, davalı şirkete ait işyerinde ziraat mühendisi olarak çalıştığı, olay günü süt hayvanları için dışarıdan gelen yem balyalarını kontrol ettiği ve balyaların yırtık olanlarını bantladığı sırada, üst üste dizili vaziyetteki balyalardan birinin bacağı üzerine düşmesi neticesinde davaya konu iş kazasının gerçekleştiği, mahkemece hükme esas alınan her iki kusur bilirkişi raporunda da olayın gerçekleşmesinde davalı işverenin %50, davacı sigortalının %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de;

öncelikle, davalı işyerinde ziraat mühendisi olarak görev yapan davacı sigortalının, kazaya sebep olan yem balyalarının istiflenmesinde ne şekilde sorumluluğunun bulunduğu, istifleme yapan işçiler üzerinde emir ve talimat vermek suretiyle yönlendirmede bulunmak gibi bir yetkisinin bulunup, bulunmadığı hususunda gösterilen deliller incelenip irdelenmek suretiyle bu olgu açıklığa kavuşturulduktan sonra, iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A Sınıf iş güvenliği uzmanı heyetten rapor almak, alınacak raporda, davacı sigortalının yukarıda açıklanan şekilde yem balyalarının istiflenmesi konusunda sorumluluğunun olmadığı,

istifi yapan işçiler üzerinde emir ve talimat vermek suretiyle istifin yapılması noktasında bir yönlendirmesinin olmadığının anlaşılması halinde, olayın gerçekleşmesinde davalı işverenin daha fazla oranda kusurlu olacağı, aksi durumun varlığı halinde ise davacının daha fazla oranda kusurlu olacağı kabul edilerek, sonucuna göre kusur oranlarının tespiti sağlandıktan sonra, düzenlenecek bu raporla beraber dosya kapsamında bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirilmek, var ise taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak,

sonucuna göre davacının maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında usule uygun bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde oluşa uygun düşmediği anlaşılan kusur raporuna itibarla hüküm tesisinin hatalı olduğu gerekçelerine işaretle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle.

Mahkememiz 27.02.2019 tarih, 2014/252 Esas 2019/57 Karar sayılı ilamı Yargıtay 10 Dairesi 2021/854 Esas 2022/409 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, bozma ilamına uyularak davacının yapmış olduğu iş sırasında görev tanımına dahil olan, sorumluluk alanına giren işlerin tespiti için yeniden tanık dinlenildiği ve ardından dosya arasına alınan yeni tanık beyanları ile iş kazasına ilişkin yeniden kusur raporu alındığı, bozma ilamı öncesi alınan kusur raporları ile arada çelişki oluşması neticesinde son olarak 23/10/2022 tarihli kusur raporu dosya arasına alındığı,

alınan 23.10.2022 ve 06.07.2022 tarihli heyet raporları ile iş kazasında davalının %70 davacının %30 oranında kusurunun tespit edildiği, bu kapsamda davacının maddi tazminata konu alacakları yeniden hesaplatılmışsa da gerek yargıtay ilamı ile kazanılmış hak gözetilerek gerek davacının maddi tazminat hususunda talebinin arttırılmaması gözetildiğinde aynı miktarlarla bozma öncesi maddi tazminata hükmedildiği, manevi tazminat yönünden ise somut olayda davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı bu durumun telafisi mümkün olmayan manevi yoksunluğa neden olduğu,

davacı yanın manevi tazminat miktarını istinaf konusu ettiği, sosyal ve ekonomik durumunun dikkate alınması gerektiği, davalının %70 oranındaki kusur durumu da dikkate alındığında hüküm altına alınacak manevi tazminatın ne zenginleşmeye sebep olacak düzeyde yüksek ne de davacılarınnın yaşadığı acılara karşılık çok düşük sayılamayacak şekilde belirlenerek hüküm altına alındığı gerekçeleriyle;

davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile maddi tazminat olarak toplam 50.612,56 TL ile manevi tazminat olarak toplam 60.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 06.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte hesaplanarak davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararında maddi tazminata hükmedilirken davacının talebiyle bağlı kalındığı belirtilerek değişen kusur durumuna göre yeniden hesaplama yapılmamışsa da müvekkilin maddi zararlarının daha fazla olduğunu ve huzurdaki davada bir defa ıslah yapıldığından ikinci kez talebi artırılamamış olsa da fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tuttuklarının hüküm altına alınması gerektiğini, manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, reddolan maneviden ret vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, ücret tespitinin hatalı olduğunu, Davacının tam kusrlu olduğunu, balyaların istiflenmesi işinden davacının sorumlu olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri gözetilerek 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 inci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddesi hükümleridir.

"Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat hükmüne, davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat yönünden kabul edilen kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Aynı zamanda Hukuk Muhakemeleri Kanununda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi durumunda ayrı bir temyiz (kesinlik) sınırı öngörülmemiş olmadığı bu durum karşısında uygulanması gereken temyiz (kesinlik) sınırının HMK 362/1-a maddesinde işaret edilen miktar olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

3.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulduğu, İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararı itibariyle temyiz kesinlik sınırının 107.090 TL olup davacı vekilinin fazlaya ilişkin talep hakkı saklı 50.612,56 TL maddi tazminat istemi 100.000 TL'lik manevi tazminat istemi yönünden; maddi tazminat isteminin tam kabulü ile 50.612,56 TL'ye ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 60.000 TL'ye hükmedildiği,

davacı yönünden kısmen reddolan manevi tazminat miktarı ile davalı yönünden aleyhine hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat hükümlerinin birbirlerinden bağımsız ve ayrı davalar olarak anılan kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, uyulan bozma kararı kapsamında usuli kazanılmış hak teşkil eden hususların yeniden incelenerek bozma sebebi yapılamayacak olmasına, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda bozma kararından önce mahkemece verilen kararda hükme esas alınan kusur raporuna göre davacının %50 ve davalının %50 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacı ve davalı vekillerinin temyiz başvurusu üzerinde bozma kararının kusura yönelik yeniden değerlendirme yapılmasına dair yukarıda açıklanan sebeplerle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan 06.07.2022 ve 23.10.2022 tarihli heyet raporlarında davacının %30 ve davalının %70 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

3. Her ne kadar davacı vekili 20.09.2022 ve 08.12.2022 tarihli celselerde kusur oranının manevi tazminat takdirinde değerlendirilmesini talep etmiş ise de; açıkça yeni kusur oranın maddi tazminat alacağının belirlenmesinde değerlendirme dışı tutulmasına dair feragat beyanında bulunmamış maddi tazminat isteminde de açıkça fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tuttuğu anlaşılmıştır.

4. O halde Mahkemece; maddi tazminat alacağının bozma sonrasında tespit edilen %70 davalı kusuru oranında hesap edilmesi gerektiği açıktır. Ancak hesap verileri noktasında ise davacının 16.01.2017 tarihli hesap raporundaki kusur hariç hesap verilerine açıkça itirazı olmadığının anlaşılması nedeniyle bu hesap verileri yönünden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın da gözetilmek suretiyle bu hesap verilerine %70 davalı kusur oranı uygulanmak suretiyle davacının hak ettiği maddi tazminat alacağı belirlenmeli ve giderek davacının talebini aşan maddi tazminat alacağı yönünden de fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulması gerekmektedir.

5. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde bozma öncesi tespit olunan ve geçerliliğini yitiren %50 davalı kusur oranı üzerinden yapılan maddi tazminat hesabının hükme esas alınması ve davacının maddi tazminat alacağında fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmamış olması hatalı olmuştur.

6. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle 1.Davacı vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat hükmüne, davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat yönünden kabul edilen kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE

2.Davacı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı;

A) Gerekçesinin 5. paragrafının silinerek yerine;

"Mahkememiz 27.02.2019 tarih, 2014/252 Esas-2019/57 Karar sayılı ilamı Yargıtay 10 Dairesi 2021/854 Esas 2022/409 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, Mahkememizce bozma ilamına uyularak davacının yapmış olduğu iş sırasında görev tanımına dahil olan, sorumluluk alanına giren işlerin tespiti için yeniden tanık dinlenilmiş ardından dosya arasına alınan yeni tanık beyanları ile iş kazasına ilişkin 06.07.2022 tarihli kusur raporu alınmış, bozma ilamı öncesinde alınan kusur raporları ile arada çelişki oluşması neticesinde bağdaştırıcı rapor temini için alınan 23.10.2022 tarihli kusur raporunda da aynı kuru oranlarının benimsenmiş olması da gözetilerek iş kazasının gerçekleşmesinde davalının %70, davacının %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Her ne kadar davacı vekili 20.09.2022 ve 08.12.2022 tarihli celselerde kusur oranının manevi tazminat takdirinde değerlendirilmesini talep etmiş ise de; açıkça yeni kusur oranın maddi tazminat alacağının belirlenmesinde değerlendirme dışı tutulmasına dair feragat beyanında bulunmamıştır. O halde bu kusur durumuna göre maddi tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır.

Bu durumda ise davacının yargılama süresince kusur haricinde 16.01.2017 tarihli hesap verilerine açık bir itirazının bulunmaması nedeniyle, davalı lehine kusur haricindeki, hesap verileri yönünden usuli kazanılmış hak doğduğu, anılan hesap raporundaki verilerin belirgin olup, yapılması gereken işin kusur çarpanı olarak değerlendirmeye esas alınan %50 yerine %70 oranının dikkate alınmasından ibaret, açıkça teknik incelemeyi gerektirmeyen bir durum olması karşısında re'sen Mahkememizce hesap yapılarak; anıla rapora göre geçici iş göremezlik dönemi zarar hesabının kusur tenzilsiz 6.563,14 TL olup, %70 kusur indirimi ile 4.594,19 TL olduğu,

geçici iş göremezlik ödeneği olan 5.724,85 TL’nin %70 kusura isabet eden 4.007,39 TL’sinin rücuya kabil olduğu anlaşılmakla 4.594,19 TL’den 4.007,39 TL’nin tenzili neticesinde geçici iş göremezlik dönemi tazminat alacağının 586,79 TL olarak hesaplandığı, sürekli iş göremezlik dönemi zarar hesabının ise kusur tenzilsiz 100.386,83 TL olduğu, %70 kusur indirimi ile 70.270,78 TL yaptığı ve sürekli iş göremezlik oranı %7,1 olması nedeniyle kurumdan bağlanan gelir olmaması sebebiyle rücuya kabil gelir olmadığından gelir tenzilinin de gerekmediği, bu şekilde geçici ve sürekli iş göremezlik dönemleri netice maddi tazminat alacağının %70 kusura göre.

70.857,57 TL olduğu, davacının talebi ile sınırlı maddi tazminat alacağının hüküm atına alınıp bakiyesi yönünden talep hakkının saklı tutulmasına dair karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle

B) Gerekçenin son paragrafının silinerek karardan çıkarılmasına,

C) Hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin silinerek yerine;

"1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile

a-Maddi tazminat olarak hesap edilen 70.270,78 TL'den taleple bağlı 50.612,56 TL'nin kaza tarihi olan 06.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminattan hesap edilen miktar ile hükmedilen kısım arasındaki fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına,

b-Manevi tazminat olarak 60.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 06.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine manevi tazminattan fazlaya ilişkin istemin reddine, " rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine

SONUÇ / HÜKÜM

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1548, K. 2024/6282, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Bozma Öncesi Ve Bozma Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1548
Karar No
2024/6282
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1553 K.2024/6284
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1553 K.2024/3997
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1554 K.2024/3994
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1555 K.2024/9246
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1556 K.2024/3992
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1561 K.2024/4728

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.