KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1800 E., 2023/2581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
...
MAHKEMESİ
İş Mahkemesi
SAYISI
2015/252 E., 2022/311 K. ... ... KARAR : Ret
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının işyerinde 01.01.1988 - 08.03.2007 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, davalının amcası olduğunu, sigorta yapılmasını istediğinde davalının işlemleri yaptıracağını beyan ettiğini, bunun üzerine 12.02.2007 tarihinde SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat ettiğini, 02.04.2007 tarihinde gelen görevlilerin durumu tespit ettiklerini, davalının şikayet üzerine davacıyı işten çıkarttığını, bu nedenle 01.01.1988 - 08.03.2007 tarihler arasındaki çalışmaların tespiti ile ödenmeyen sigorta primlerinin davalı işveren tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalının akraba olduğunu, aralarında patron işçi ilişkisi bulunmadığını, davacının zaman zaman gelerek davalıya yardım ettiğini, davacının davalının yardımları ile geçindiğini, davalının davacıyı askere gönderdiğini, evlendirdiğini, ev sahibi yaptığını, aralarındaki ilişkinin baba oğul ilişkisi halini aldığını, davacının şikayeti üzerine yapılan incelemede tutulan tutanakta davacının 01.01.1994 tarihinde işe girdiği ve 780,00 TL ücret aldığının belirtildiği ve davacının bunu imzaladığını, resmi kayıtların araştırılması gerektiğini, tanık beyanlarına dayanarak hüküm verilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işverenliğin 01.06.1988 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, halen faal olduğunu, davacı adına söz konusu tarihlerde prim ödemelerinin bulunmadığını, davacı adına 07.03.2001 ile 08.03.2001 tarihlerinde prim yatırıldığını, zaman aşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemesinin 04.09.2014 tarihli ve 2013/333 Esas2014/550 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 17.02.2015 tarih ve 2014/24832-2015/2689 sayılı kararında; zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum'dan sorularak, davacının talep ettiği dönemde davalı işyerine komşu olan işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanları tespit ederek dinlemek, davacının askerlik yaptığı tarihleri belirlemek, davacının banka ekstresi, telefon aboneliği gibi işlemlerde davalı işyerini adres olarak bildirip bildirmediğini araştırmak, gerekirse davalıyı isticvap ederek; davacı, davalı işyerinde çalışmamış ise geçimini ne şekilde sağladığı, davacının başka işyerlerinde çalışıp çalışmadığı,
iddia edildiği gibi davacı arada sırada yardıma gelmiş ise söz konusu yardımın kapsamı ve ne şekilde olduğu hususlarında beyanlarına başvurmak ve böylece toplanan deliller değerlendirilerek, ayrıca bu deliller gereğince yeni araştırmalar yapılması söz konusu olur ise davanın kamu niteliği taşıdığı da dikkate alınarak gerekli araştırmaları da yaparak varılacak sonuca göre hüküm kurulması
gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin 01.11.2022 tarih ve 2015/252 Esas 2022/3115 Karar sayılı kararı ile, "Bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamı doğrultusunda resen yapılan araştırmalar genişletilmiş, bordro tanıkları belirlenerek taraflarına davetiye tebliğ edilmiş, davetiyeye rağmen gelmeyen bordro tanıklarının ihzaren celbine karar verilmiş, kolluk tarafından getirilemeyen ve ihzar müzekkerelerine olumsuz cevap verilen tanıklar hakkında disiplin para cezası verilerek yeniden davetiye tebliğ edilip ihzar müzekkeresi yazılmış, ayrıca sistem üzerinden tanıklara sms bile atılmıştır.
Ancak bordro tanıklarının dinlenmesi mümkün olmamıştır. Bunun üzerine mahkememizce resen komşu işyeri çalışan ve işletmecilerinin tespiti adına kolluk araştırmaları yapılmış, taraflara bu hususta süre verilmiş, SGM ve vergi dairesinden komşu işyeri çalışan ve işletmecilerinin bilgileri istenmiş, ancak yapılan bütün araştırmalar sonuçsuz kalmıştır.
Bu bağlamda bozma ilamının gerekleri yerine getirilmekle gerek bozma öncesi, gerek bozma sonrası toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça sunulan yahut mahkememizce resen toplanan delillerle davacının iddia ettiği çalışmayı ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemece bozma doğrultusunda araştırma yapılmadığı, bozma gereklerini yerine getirilmediğini, bozmaya rağmen davalının isticvap edilmediğini, tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
3. Değerlendirme 1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, bozma sonrasında yeni tanıkların yeterince dinlenilmediği yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
2. Mahkemece yapılacak iş; davacının şikayeti üzerine 19.07.2007 tarihli davalı işyeri hakkında düzenlenen müfettiş raporunda fiillen çalıştıkları tespit edilen ...,...,...,... isimli çalışanları tanık olarak dinlemek, zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum'dan sorularak, davacının talep ettiği dönemde davalı işyerine komşu olan işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanları tespit ederek dinlemek, davacının banka ekstresi, telefon aboneliği gibi işlemlerde davalı işyerini adres olarak bildirip bildirmediğini araştırmak, gerekirse davalıyı isticvap ederek;
davacı, davalı işyerinde çalışmamış ise geçimini ne şekilde sağladığı, davacının başka işyerlerinde çalışıp çalışmadığı, iddia edildiği gibi davacı arada sırada yardıma gelmiş ise söz konusu yardımın kapsamı ve ne şekilde olduğu hususlarında beyanlarına başvurmak ve böylece toplanan deliller değerlendirilerek, ayrıca bu deliller gereğince yeni araştırmalar yapılması söz konusu olur ise davanın kamu niteliği taşıdığı da dikkate alınarak gerekli araştırmaları da yaparak varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1800, K. 2023/2581, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama