KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/1823 E., 2023/1894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
Karar Metni
2.807 kelime·14 dk okuma·18 bölüm
...
MAHKEMESİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
2021/798 E., 2022/1757 K. ... ...
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 2. İş Mahkemesi
SAYISI
2019/1 E., 2021/30 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01.02.2012 tarihinde ön muhasebe ve ofis elemanı olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin 03.07.2014 tarihli noter ihtarnamesi ile feshedildiğini, davacının işe girişinin kuruma geç bildirildiğini ve sigorta prim ödemelerinin asgari ücret üzerinden gerçekleştirildiğini, davacının 2013 yılının Haziran ayına kadar net 1.000,00 TL, Temmuz ayından itibaren 1.500,00 TL ücret aldığını, ücretinin asgari ücret kısmının bankadan, kalan kısmın elden ödendiğini belirterek,
davacının 01.02.2012-06.03.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve en son aylık net 1.500,00TL ücretle çalıştığının, 06.03.2012-03.07.2014 tarihleri arasında gerçek ücretleri üzerinden prime esas kazancının tespiti ile davacının sigorta siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 06.03.2012 tarihinde ofisin getir götür işlerini yapmak üzere işe alındığını ve asgari ücretle çalıştığını, banka kayıtları ile bordrolardan bu hususun belli olduğunu, işyerinde banka dışında herhangi bir şekilde ödeme yöntemi olmadığını, davacının hizmet tespiti ve ücret iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, ancak yazılı delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebileceğini, ancak dosyada böyle bir belge bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekilinin cevap dilekçesini özetle davaya zamanaşımı, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının resmi belge sıfatında olduğunu, aksinin ispatının resmi belge ya da resmi belge sıfatını haiz delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut dava bu bilgiler doğrultusunda değerlendirildiğinde; davacının asgari ücretin üzerinde ücret aldığı iddiasının HMK’daki parasal sınırı aşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı asil bazı bordrolardaki imzaların kendisine ait olduğunu ancak bu imzaların işten çıkartılma baskısı ile zorla alındığını beyan ettiğinden imza incelemesine gerek görülmemiştir.
TÜİK tarafından genel büro elemanı olarak çalışan bir kişinin 2014 yılı Kasım ayında geçerli ortalama brüt ücretin 1.788,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Dinlenen tanıkların beyanlarından işyerindeki maaş ödemlerinin bir kısmının banka aracılığı ile bir kısmının elden yapıldığı, hatta bazı tanıkların beyanına göre elden yapılan bu ödemeleri bazen davacının yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu şekliyle davacının kıdemi, mesleki yetkinliği, yaptığı işin vasıf ve mahiyeti, işyerinde ücretlerin bir kısmının elden ödeniyor oluşu dikkate alınarak emsal ücret verileri doğrultusunda davacının iş akdi fesih tarihindeki ücretinin brüt 1.788,00 TL olduğu kabul edilmiş, benzer mahiyette mütalaa sunan bilirkişinin ücretin bilinmediği dönemlerde asgari ücrete oranlama yapılmak suretiyle ortaya koyduğu prime esas kazanç değerlerine ilişkin 17.09.2019 tarihli hesap tablosu hükme esas alınarak; davanın kısmen kabulü ile;
1-) Davacının, 01.02.2012 - 06.03.2012 tarihleri arasında hizmetinin tespitine yönelik talebinin reddine,
2-) Davacının davalı şirkete ait işyerinde çalışırken kuruma bildirilmesi gereken prime esas kazanç miktarlarının aşağıdaki şekilde olduğunun tespitine,
Dönem Gün Asg. Ücret Oran Aylık ücret Bild. Ger. PEK Bildirilen PEK Eksik PEK
2012/3 26 886,50 TL 1,58 1.397,76 TL 1.211,39 TL 768,30 TL 443,09 TL
2012/4 30 886,50 TL 1,58 1.397,76 TL 1.397,76 TL 886,50 TL 511,26 TL
2012/5 30 886,50 TL 1,58 1.397,76 TL 1.397,76 TL 886,50 TL 511,26 TL
2012/6 30 886,50 TL 1,58 1.397,76 TL 1.397,76 TL 886,50 TL 511,26 TL
2012/7 30 940,50 TL 1,58 1.482,90 TL 1.482,90 TL 940,50 TL 542,40 TL
2012/8 30 940,50 TL 1,58 1.482,90 TL 1.482,90 TL 940,50 TL 542,40 TL
2012/9 30 940,50 TL 1,58 1.482,90 TL 1.482,90 TL 940,50 TL 542,40 TL
2012/10 30 940,50 TL 1,58 1.482,90 TL 1.482,90 TL 940,50 TL 542,40 TL
2012/11 30 940,50 TL 1,58 1.482,90 TL 1.482,90 TL 940,50 TL 542,40 TL
2012/12 30 940,50 TL 1,58 1.482,90 TL 1.482,90 TL 940,50 TL 542,40 TL
2013/1 30 978,60 TL 1,58 1.542,98 TL 1.542,98 TL 978,60 TL 564,38 TL
2013/2 30 978,60 TL 1,58 1.542,98 TL 1.542,98 TL 978,60 TL 564,38 TL
2013/3 30 978,60 TL 1,58 1.542,98 TL 1.542,98 TL 978,60 TL 564,38 TL
2013/4 30 978,60 TL 1,58 1.542,98 TL 1.542,98 TL 978,60 TL 564,38 TL
2013/5 6 978,60 TL 1,58 1.542,98 TL 308,60 TL 195,72 TL 112,88 TL
2013/6 15 978,60 TL 1,58 1.542,98 TL 771,49 TL 489,30 TL 282,19 TL
2013/7 30 1.021,50 TL 1,58 1.610,62 TL 1.610,62 TL 1.021,50 TL 589,12 TL
2013/8 30 1.021,50 TL 1,58 1.610,62 TL 1.610,62 TL 1.021,50 TL 589,12 TL
2013/9 30 1.021,50 TL 1,58 1.610,62 TL 1.610,62 TL 1.021,50 TL 589,12 TL
2013/10 30 1.021,50 TL 1,58 1.610,62 TL 1.610,62 TL 1.021,50 TL 589,12 TL
2013/11 30 1.021,50 TL 1,58 1.610,62 TL 1.610,62 TL 1.021,50 TL 589,12 TL
2013/12 30 1.021,50 TL 1,58 1.610,62 TL 1.610,62 TL 1.021,50 TL 589,12 TL
2014/1 30 1.071,00 TL 1,58 1.688,67 TL 1.688,67 TL 1.071,00 TL 617,67 TL
2014/2 30 1.071,00 TL 1,58 1.688,67 TL 1.688,67 TL 1.071,00 TL 617,67 TL
2014/3 30 1.071,00 TL 1,58 1.688,67 TL 1.688,67 TL 1.071,00 TL 617,67 TL
2014/4 30 1.071,00 TL 1,58 1.688,67 TL 1.688,67 TL 1.071,00 TL 617,67 TL
2014/5 30 1.071,00 TL 1,58 1.688,67 TL 1.688,67 TL 1.071,00 TL 617,67 TL
2014/6 30 1.071,00 TL 1,58 1.688,67 TL 1.688,67 TL 1.071,00 TL 617,67 TL
2014/7 3 1.134,00 TL 1.788,00 TL 178,80 TL 113,40 TL 65,40 TL. karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davacının 01.02.2012 – 06.03.2012 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine yönelik talebin reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu toplanan delillere göre davacının bu tarihler arasındaki hizmetinin tespitine karar verilmesi gerekirken aksi cihetle reddine karar verilmiş olması hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ...Tarım Ürünleri Hayv. Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aldığı maaşa ilişkin herhangi bir yazılı delil başlangıcı olmadığı halde tanık beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alınan beyanında bordorlardaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği halde mahkemece bu hususların nazara alınmamasının hatalı olduğunu, tanık beyanları arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, yazılı belgelere itibar edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece dinlenen tanık beyanları ve toplanan deliller bir bütün olarak incelendiğinde davacının davalı işyerinde Şubat ayında çalışmaya başladığına ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği, davacı tarafından sunulan banka dekontları nazara alındığında hüküm altına alınan prime esas kazancın da yerinde olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyizinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanakları, sigortalı ve işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ödeyecekleri primlerin matrahını teşkil eden sigortalı kazançlarının nelerden ibaret olduğu ve istisnalarını gösteren (mülga) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77/I maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesidir.
a-)Mülga 506 sayılı Kanun dönemi açısından;
Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4958 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ile değişik 77 nci maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,
b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir. “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü, 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.
Kanun gereğince, maddenin 2 nci fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.
506 sayılı Kanun'da ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat m.77/I-a’da sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir.
Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I-b).
b-)5510 sayılı Kanun dönemi açısından;
5510 sayılı Kanun'un 80/1 inci maddesinde de;
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30 unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir.
Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir.
Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
Diğer taraftan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun.
288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği,
292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunarak senetle kanıtlama zorunluluğunda parasal sınır 2.500 TL. olarak belirlenmiş, anılan Kanunun geçici 1 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, bu Kanun'un, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümlerinin Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Şu durumda senetle kanıtlamada parasal sınırlar. 2005 yılı için 400 TL., 2006 yılı için 430 TL., 2007 yılı için 460 TL., 2008 yılı için 490 TL., 2009 yılı için 540 TL., 2010 yılı için 550 TL., 2011 yılı için 590 TL., 01.10.2011 gününden itibaren açılan davalar yönünden ise 01.10.2011 tarihinden itibaren 2.500 TL. olarak uygulanmaktadır.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır.
Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre feri müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekili, davacının 01.02.2012-06.03.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve en son aylık net 1.500,00 TL ücretle çalıştığının, 06.03.2012-03.07.2014 tarihleri arasında gerçek ücretleri üzerinden prime esas kazancının tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İnceleme konusu eldeki davada, davacının hizmet tespiti talebine ilişkin olarak verilen kabul kararı yerinde ise de, prime esas kazanç tespiti istemi yönünden verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla 02.03.2023 tarihinde karar verildi.
...
(M)
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık prime esas kazanç tespiti için, aylık ücret tutarının 6100 sayılı HMK.’un 200 ve 202 nci maddelerinde belirtilen sınırları aştığı veya bordroların işçinin imzasını taşıdığı takdirde yazılı delille kanıtlanması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.
2. Daha önce Dairemizin 2020/11683 Esas, 2021/10353 Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, yukarda belirtilen 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler,
örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.
3. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve 2016/10-376 Esas, 2020/306 Karar, 09.07.2020 tarih ve : 2016/21-904 Esas, 2020/554 Karar ve 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.
4. Somut uyuşmazlıkta davacı ön muhasebe elemanı olarak çalışmıştır. Ücret ilgili sözleşme yoktur. Davacı vasıflı bir işçidir. Kamu düzeni ve resen araştırma ilkesine göre vasıflı işçi olan davacının prime esas kazancının emsal ücret araştırması ve her türlü delille kanıtlanması esastır. Bordronun senet vasfı yoktur. Kararın prime esas kazancın tespiti yönünde yukarıda belirtilen esaprime esas kazancın tespiti yönünde yukarıda belirtilen esaslar ve Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca araştırma yapılmalıdır. Çoğunluk görüşü ile resen araştırma ilkesi ve kamu düzeni ilkesine aykırı olacak şekilde salt yazılı belge ile sınırlandırılarak bozulması gerekçesine katılınmamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1823, K. 2023/1894, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama