İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/196 K.2023/345

vekili Avukat ...

Esas2023/196Karar2023/345Tarih16 Ocak 2023Okuma7 dk · 1.357 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/196 E., 2023/345 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2021/631 E., 2022/517 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.357 kelime·7 dk okuma·16 bölüm

vekili Avukat ...

FER'Î MÜDAHİL

... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 12.11.2016

KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin, davalı işyerinde 11.11.2013-21.01.2015 tarihine kadar muhasebeci olarak çalıştığını, müvekkilinin haksız yere işten çıkartıldığını, çalıştığı sürelerin tam olarak sigortaya bildirilmediğini, davacı müvekkilinin, davalı işverene ait işyerinde 11.11.2013 tarihinden itibaren aralıksız olarak 21.01.2015 tarihine kadar sigortalı olarak çalışmış olduğunun tespitine, bu süre içerisinde sigortaya bildirilmeyen günlerinin sigortalı hizmetten sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının 25.09.2014 tarihinde işe başladığını, 23.01.2015 tarihinde işten ayrıldığını, bu hususun SGK kayıtları ile sabit olduğunu, işveren aleyhine açılan 42 adet işçilik alacakları dava dosyalarında, hiçbir işçinin çalışmalarının sigortaya eksik bildirildiğine dair bir iddiada bulunulmadığını, bildirilen tanıkların davalı aleyhine dava ikame eden husumetli tanıklar olduğunu, beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, haksız açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil kurum vekili, incelenen kurum kayıtlarına göre davacının çalıştığı günlerin bildiriminin yapıldığının anlaşıldığından bu nedenle davanın reddi gerektiğini, öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilmediğini ya da çalışıldığının kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığı, 506/5510 sayılı kanun kapsamında ve kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma iddiasının işyeri kayıtları, ücret ödeme belgeleri gibi yazılı deliller bağlamında araştırılması,

çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hakkında, tanık beyanlarının işyeri kapsamı, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalışıldığı iddia edilen işyerinde birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolarda geçmiş kişilerin dinlenmesi,

ücret konusunda tespiti talep edilen sürenin başlangıç ve bitişini belirleyebilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa, iddialara ilişkin olarak yazılı deliller aranmalı, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı, çalışıldığı iddia edilen dönemde birbiri ile çakışan sigortalı bildirimleri var ise bu durumlar yazılı deliller ile açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davacının çalışmasının var olduğunu iddia ettiği dönemde kurumdan herhangi bir şekilde aylık alıp almadığı, herhangi bir gelirinin olup olmadığı,

eğer var ise çalışmalarının kuruma bildirilmediği hususunda hangi gerekçe ile bir müracaatının mevcut olmadığı açıklanmalı, sigortalının hizmetinin tespitini istediği dönemlerde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığı araştırılmalı, bu dönemde yardım aldığının tespiti halinde bu dönemde sigortalı çalışmasının bulunamayacağı gözetilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2016/599 E. 2018/524 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/55 Esas, 2020/1437 Karar sayılı kararıyla.

Somut dosyada; davacının 25/09/2014-23/01/2015 tarihleri arasında, davalıya ait ... sicil numaralı işyerinden toplam 116 gün süreyle sigorta bildiriminin yapıldığı, davacının, bildirim öncesindeki hizmetlerinin tespitini istediği, davacı tanıklarından ... ile ...'ın davacının iddialarını doğruladıkları ancak bu tanıkların davalı işveren aleyhine açtıkları davaları bulunduğu, diğer bordrolu tanıkların davacının bildirim yapılan sürede çalıştığını beyan ettikleri, bildirim öncesi döneme ilişkin yazılı delil de bulunmadığı,

davacının sigorta girişinin 25.09.2014 tarihinde yapıldığı belirgin bulunduğundan tedavi kayıtlarının istenmesinin sonuca etkili olmadığı, bildirim öncesindeki çalışmaların ispatlanamadığı gözetildiğinde, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2020/12059 E. 2021/11691 K. sayılı ilamında; somut olayda, davacının, davalı işveren yanında, 25.09.2014-23.01.2015 tarihleri arasında Kurum’a bildirimlerinin yapıldığı belirgindir. Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de.

Öncelikle Kurum’a bildirilen süreler yönünden bildirimlerinin tam yapılmış olması karşısında, 25.09.2014-23.01.2015 tarihleri arasında hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğu, 11.11.2013-25.09.2014 tarihleri arasında ise, mahkemenin kabulü eksik incelemeye dayalı olduğu, davacının az yukarıda belirtilen talep dönemi esas alınmak suretiyle, işyeri bordrolu tanıklarından davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikte olanlardan gerek davacı ve davalı işverenin göstereceği tanıklar gerekse re'sen araştırma ilkesi ışığında;

öncelikle belirtilen dönem kapsamında davacının çalıştığı iş yerindeki bordrolu tanıklar ile komşu işyeri tanıkları re'sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulması, tanıkların hizmet cetvellerinin dosya içine alınması, belirlenmesi halinde komşu işyerinin/işyerlerinin vergi ve Kurum kayıtlarının getirtilmesi ve elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği yönlerinden bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;İncelenen tüm dosya kapsamında dava konusu olayda; davacının 25.09.2014-23.01.2015 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akti ile toplam 116 gün çalıştığı HDC kaydı ile sabittir. Davacı taraf, davacının 11.11.2013-21.01.2015 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Davalı iş yerinin 15.05.1999 tarihinde yasa kapsamına alındığı görülmüştür.

Davacının, bildirim öncesindeki hizmetlerinin tespitini istediği ve buna ilişkin olarak yapılan bozma öncesi ve bozma sonrası toplanan delillerden davacı tanıklarından ... ile ...'ın davacının iddialarını doğruladıkları ancak bu tanıkların davalı işveren aleyhine açtıkları davaları bulunduğu, diğer bordrolu tanıkların davacının bildirim yapılan sürede çalıştığını beyan ettikleri, bir kısım tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, yapılan komşu işyeri tanıklarına ilişkin kolluk araştırmasında davacıyı ve çalışmasını bilen kimsenin tespit edilmediği,

davalı işyerinin çalışma alanının büyük ve etrafının çevrili olması sebebi ile çalışmanın komşu işyerleri tarafından görülmesinin zor olduğu, bildirim öncesi döneme ilişkin yazılı delilin bulunmadığı, hizmet tespit davaları kamu düzenine yönelik olduğundan iddia edilen çalışma sürelerinin tespiti tereddüte yer bırakmayacak şekilde kanıtlanması gerektiği ancak tanıkların davacının işe giriş çıkış tarihlerine ilişkin olarak özellikle bildirim öncesindeki hizmetlerine net bir beyanlarının bulunmadığı,

dosyada tespite esas olacak şekilde şüphesiz, tereddüde yer bırakmayacak şekilde bildirim öncesine ilişkin çalışmanın ispat edilemediği anlaşıldığından davacının 11.11.2013-21.01.2015 tarihleri arasındaki iddiasına ilişkin olarak 25.09.2014-23.01.2015 tarihleri arasında kuruma bildirim yapıldığından bu tarihler yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan, 11.11.2013-25.09.2014 tarihleri yönünden ise davanın tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlanamaması sebebi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 11.11.2013-21.01.2015 döneminde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir.

3. Değerlendirme Somut dosyada; davacının 11.11.2013-21.01.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, hizmet cetvelinde 25.09.2014-23.01.2015 döneminde davalı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, davacının iş yerinde muhasebe bölümünde çalıştığı, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargitay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama "usuli kazanılmış hak" olarak adlandırılır. Bu hukuki müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmeden karar verildiği görülmektedir. Bu kapsamda, davacının muhasebe bölümünde çalışması karşısında muhasebe kayıtları ve iş yeri kayıtları üzerinde inceleme yapılmalı, aynı dönemde çalışması olan tanık ... ile bozmadan sonra dinlenen ...'ın beyanları da dikkate alınarak ihtilaf konusu dönemde çalışması bulunan başka bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmeli, diğer yandan davacının göstereceği tanıkların da beyanları alınmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.

Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

2. Dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/196, K. 2023/345, 16 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Fer'î Müdahil
  4. Dava Tarihi : 12.11.2016
  5. I. Dava
  6. II. Cevap
  7. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. IV. İstinaf
  9. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  10. B. Gerekçe ve Sonuç
  11. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  12. A. Bozma Kararı
  13. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  14. V. Temyiz
  15. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  16. B. Temyiz Sebepleri
  17. C. Gerekçe
  18. VI. Karar
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/196
Karar No
2023/345
Tarih
16 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/196 K.2023/1036
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/197 K.2023/1037
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/197 K.2023/42
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/197 K.2023/481
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/198 K.2023/1038
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/198 K.2023/570

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.