KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2179 E., 2023/1738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/53 E., 2020/106 K.
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
... HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
Hatay İş Mahkemesi
SAYISI
2016/57 E., 2017/326 K.
Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Kararının HMK'nun 373/2 hükmü gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 01.04.1993 - 25.07.2000 tarihleri arasında, 506 sayılı Kanun'a göre kuruma bildirilen hizmetleri dışlanarak, 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "Davanın kabulü ile; Davacının 1993-2000 yılları arasındaki SSK'ya kapsamında ( 4/a)'ya tabi süreler dışlanarak 01.04.1993 - 25.07.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Davalı vekilinin, istinaf başvurusunun kabulü ile Hatay İş Mahkemesinin 11.04.2017 tarih, 2016/57 Esas - 2017/326 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; Davanın reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; "davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları kısa süreli olup, tarımsal faaliyetinin devam ettiği de anlaşıldığından 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları dışlanmak suretiyle davacının talebi ile bağlı kalınarak 01.04.1993 - 25.07.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, davacının ihtilaflı dönemdeki 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları kısmi süreli olduğundan 01.04.1993- 25.07.2000 tarihleri arasına ait dönem bordrolarını istemek, bordrolardaki fiili çalışma günlerini tespit etmek ve dışlamak suretiyle davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerini belirlemekten ibarettir" gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Direnilerek Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "A-)Dairemizin 14.09.2018 tarih ve 2017/1686 Esas - 2018/1551 Karar sayılı kararında direnilmesine;
B-)Davalı vekilinin, istinaf başvurusunun kabulü ile Hatay İş Mahkemesinin 11.04.2017 tarih, 2016/57 Esas - 2017/326 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
C-1-)Davanın reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının talep konusu dönemdeki hizmet akdine tabi bildirimlerinin 280 gün gibi kısa bir süre olduğu, sıradan bir vatandaş olan davacının kuruma yapılan bildirimleri veya mevzuatı çok iyi bilmesinin beklenemeyeceği, aşırı şekilci değil amaçsal yorum yapılmak suretiyle sonuca ulaşılması gerektiği, kurumun yanlış bilgilendirmesi ve yönlendirmesi üzerine davacının borçlanma bedellerini yatırarak bugüne göre %74 oranında değer kaybı yaşadığı, adalete ve vicdana uygun yorum yapılarak karar verilmesi gerektiği, davalı vekili, yargılama giderleri yönünden hatalı hüküm kurulduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.04.1993 - 15.04.1994 tarihleri arasındaki 506 sayılı kanuna tabi çalışmalarının makul süreyi aşıp aşmadığı, 6552 sayılı kanundan faydalanarak prim borçlarını ödeyen davacının 2926 sayılı kanun kapsamında zorunlu bağkur sigortalısı kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun ) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun'un 2 vd. ile 5510 Sayılı Kanun'un 7 inci madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ispat ve kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2179, K. 2023/1738, 27 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama