KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2222 E., 2023/2393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1523 E., 2022/2324 K.
- Dava tarihi
- 20.07.2017
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 12. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/322 E., 2020/164 K.
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sosyal güvelik destek primi kesilmesine dair kurum işleminin iptaliyle, davacının kuruma borçlu olmadığının tespiti, yapılan kesintilerin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "Davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu Tasfiye Halinde ... Gıda Tekstil Hediyelik Eşya San.ve Tic.Ltd.
Şti'nin 10.07.2006 tarih ile tasfiyesine karar verildiğini ve bu tarihten sonra hiçbir ticari faaliyet içerisinde bulunmadığını, davalı Kurumun da şirketin ticari faaliyette bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırmanın yapılmadığını, tasfiye için gerekli ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını ve 10.07.2006 tarihinde son ilan yapıldıktan sonra şirket tasfiyesinin fiilen tamamlandığını, fakat şirketin kapanış işlemlerinin son ilan olan 3. ilan yapılmadığı için tamamlanamadığını, kaldı ki borcu kabul etmek anlamına gelmemek üzere tahakkuk zamanaşımı süresinin geçtiğini,
yargılama devam ederken 7143 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile devam eden kesintilerin son bulduğunu, böylece dava konusu olan 01.10.2008- 29.12.2015 tarihleri arasında sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapıldığını, 08.06.2005- 01.10.2008 tarihleri arasındaki 10.628,57 TL sosyal güvenlik destek primi borcu ise 7143 sayılı Kanun gereği tüm sosyal güvenlik destek prim borçlarının resen silinmesine ilişkin hükmüne göre re’sen silindiğini, oysa söz konusu kesintilerin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kesintiler yargılama devam ederken re'sen durdurulduğuna göre mahkemece verilen red kararının anlaşılamadığını beyanla,
ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, "... 12. İş Mahkemesinin 09.07.2020 tarih, 2017/322 Esas ve 2020/164 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebeplerini tekrarla, yargılama devam ederken 7143 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmiş olup tüm borçların kanun gereği silindiği, şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığı, deliller toplanmadan eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurumdan yaşlılık aylığı almakta olan davacının şirket ortaklığı sebebiyle sosyal güvenlik destek primi borcu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un, 6663 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki 30 uncu madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2222, K. 2023/2393, 13 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama