KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2472 E., 2023/2542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/793 E., 2022/2190 K.
- Davalılar
- 1- ... Enerji Madencilik San. ve Tic. A.Ş.
Karar Metni
1.372 kelime·7 dk okuma·17 bölüm
vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 27.06.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 20. İş Mahkemesi
SAYISI
2014/186 E., 2017/181 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı kurum ve davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, ... 20. İş Mahkemesinin 2014/186 esas 2017/181 Karar sayılı 22.06.2017 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; TTK Genel Müdürlüğünden sözleşme ile alınan rödevanslı maden işinde yüklenici firma olan davalı ... Enerji Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'de 26.12.2009-30.09.2010 tarihleri arası fiilen daimi ve teknik nezaretçi olarak çalıştığını, 17.01.2010-26.04.2010 tarihleri arası Kastamonu Şantiyesine şube müdürü olarak görevlendirildiğini, bu sürelere ilişkin alacaklarının tahsili için dava açtığını, sonuç olarak şube müdürlüğü döneminde aldığı ücretin tespit edilerek ilgili adli kurumlara tebliğini buna bağlı olarak sigorta primlerinin yatırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen 10.11.2014 tarihli dilekçe ile şube müdürü olarak çalıştığı 17.01.2010-26.04.2010 tarihleri arasında 3.300 TL müdürlük ücreti aldığının tespiti talep edilmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı şirket vekili; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davacının talep ettiği alacakların görüldüğü dava bulunduğunu, davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında 22.10.2010 tarihli borç tasfiyesi sözleşmesi ve ibraname başlıklı sözleşme imzalandığını, davacının bu dosyadan feragat etmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile; 22.03.2010-19.04.2010 tarihleri arasında 25 gün süre ile aylık net 2300 TL ücretle davacının davalı işyerinde hizmet akti ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve2017/2233 Esas, 2018/1595 Karar sayılı kararıyla; davalı kurum ve davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, ... 20. İş Mahkemesinin 2014/186 esas 2017/181 Karar sayılı 22.06.2017 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının 17.01.2010-26.04.2010 tarihleri arasında net 2.300,00 TL ücretle davalı şirkete ait işyerinde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararı " Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında davacının 26.12.2009-30.09.2010 tarihleri arasında fiilen daimi ve teknik nezarettçi olarak, 17.01.2010-26.04.2010 tarihleri arasında şube müdürü olarak çalışma iddiası gözetilerek; dava konusu süreler ve bildirimler dikkate alındığında dava hem hizmet tespiti hemde Sigorta Primimine esas kazancın tespiti istemini içermektedir.
Mahkemece tüm banka kayıtları (yapı kredi bankası ve Akbank maaş ve sair ödemeler) ve yukarıda açıklanan ilkelerde gözetilerek hizmet tespitine yönelik tüm deliller de toplanıp varılacak sonuca göre karar verilmelidir." gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan tanık ve taraf beyanları, yazılı deliler ile taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi, emsal ücret araştırması, yazılı sözleşme sonrasında davalı tarafça yukarıda açıklandığı şekilde banka aracılığı ile belirli tarihlerde yatırılan ücretler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; davacının davalı yanında 09.01.2010-18.09.2010 tarihleri arasında çalışmış olduğu, 09.01.2010 tarih öncesinde ve 18.09.2010 tarihi sonrasında davacının davalı yanında fiilen çalıştığına dair dosyada herhangi bir yazılı kanıtın bulunmadığı,
davacının çalışma dönemi içerisinde 17.01.2010-26.04.2010 tarihleri arasında fiilen şube müdürü olarak 2.300 TL ücretle çalıştığı kanaati hasıl olmakla, davanın hem hizmet tespiti hemde sigorta primine esas kazancın tespiti taleplerini içerdiği hususu ile dava konusu süreler bildirimler dikkate alınarak davalı Kurum ve davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, ...
20. İş Mahkemesinin 2014/186 esas 2017/181 Karar sayılı 22.06.2017 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının, 26.12.2009- 18.04.2010 tarihleri arasında 130906234.09 sicil numaralı davalı işyerinden Kuruma bildirilen çalışmaları ve kazançları haricinde kuruma 17.01.2010- 31.01.2010 tarihleri arasında gün bildirimi yapılmadan toplam 1.159,08 TL kazançla, 01.02.2010- 28.02.2010 tarihleri arasında gün bildirimi yapılmadan toplam 2.483,74 TL kazançla, 01.03.2010- 31.03.2010 tarihleri arasında 8 gün ve toplam 2.678,14 TL kazançla,
01.04.2010- 18.04.2010 tarihleri arasında 18 gün ve toplam 1.927,64 TL kazançla 26 gün daha, 19.04.2010- 30.09.2010 tarihleri arasında 1018495.37.01 sicil numaralı davalı işyerinden kuruma bildirilmiş çalışmaları ve kazançları haricinde kuruma 19.04.2010- 26.04.2010 tarihleri arasında gün bildirimi yapılmadan toplam 662,33 TL kazançla daha olmak üzere toplam 26 gün daha sigortalılığının tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; emsal ücrete göre 3300 TL üzerinden prime esas kazanca hükmedilmesi gerektiği, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde: ilk kararı davacının temyiz etmediğini ve usuli kazanılmış hakkın gözetilmeden hizmet tespitine karar verildiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili: hizmet ve prime esas kazanç yönünden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
2.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından 22.03.2010-19.04.2010 tarihleri arasında 25 gün süre ile aylık 2300 TL ücret ile çalıştığının tespitine dair kararın davacı tarafından istinaf edilmediği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.11.2018 tarihli kararın eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında ise davacının, davalı işveren nezdinde 01.03.2010-31.03.2010 tarihleri arasında 8 gün, 01.04.2010-18.04.2010 tarihleri arasında ise 18 gün olmak üzere toplam 26 gün daha çalıştığının tespitine karar verilerek ilk karardaki 25 gün hizmet süresinin aşıldığı,
yine istinaf ve temyiz edilmeyen kararlarda sigorta primine esas kazancın aylık 2.300 TL olduğu belirtilmiş olmasına karşın verilen karar ile bu miktarın da fazlasının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
3. Mahkemece yapılacak iş, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak, hizmet tespit süresi ve sigorta primine esas kazanç yönünden gözetilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
4.Yine davada, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına ve bozmaya uyularak Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında karar verilmesine göre, "davalı kurum ve davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, ... 20. İş Mahkemesinin 2014/186 esas 2017/181 Karar sayılı 22.06.2017 tarihli kararının kaldırılmasına," şeklinde yazım ile karar verilmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esas hakkında, bozma sonrası yeni bir karar verildiği gözetilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2472, K. 2023/2542, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama