KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2516 E., 2023/2534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2255 E., 2022/2214 K.
- Dava tarihi
- 01.03.2018
- Karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/97 E., 2019/500 K.
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; boşanmanın çekişmeli olduğunu ve eski eşinin 13 yıldır Bodrum'da yaşadığını ileri sürerek, kurum işlemi iptali ve kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık olarak dinlenen ..., ... ve ... beyanlarında davacının eşini uzun süredir görmediklerini, ...,... ise davacının eşi ile birlikte yaşamadıklarını ancak boşandıktan sonra davacının ortanca çocuklarının sağlık probleminin bulunması sebebiyle ...'ın ziyaret amacıyla geldiğini beyan ettikleri, Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 09.05.2019 tarihli tutunakta; ... ile davacının birlikte yaşamadıkları, beş yıldır belirtilen adreste ikamet ettiğini belirtildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıklar ..., ... ve ...'nun davacının eşini uzun süredir görmediklerini beyan ettikleri, tanıklar ...,...'un ise davacının eşi ile birlikte yaşamadığını ancak boşandıktan sonra davacının ortanca çocuğunun sağlık probleminin bulunması sebebiyle ...'nın ziyaret amacıyla geldiğini beyan ettikleri, bu hali ile davacının boşanma sonrası dava dışı ... ile birlikte yaşadığı hususunun somut olarak ortaya konulamadığı mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusu ile aynı sebepleri belirterek, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
Bu aşamada, ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak;
muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi-özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı,
adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahalle-köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olayda, öncelikle davalının birlikte yaşadığını ihbar eden ... tanık olarak dinlenilmeli fiili birliktelik hakkında beyanına başvurulmalı, davacı ve eski eşinin 2008 yılı sonrası adres hareketlerini gösterir nüfus kayıtları getirtilerek, bu adreslerden zabıta marifetiyle davacının ve eski eşinin komşuları re'sen tespit edilerek, davacı ve boşandığı eski eşin birlikte yaşayıp yaşamadıkları konusunda yeniden beyanlarına başvurulmalıdır. Bu hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2516, K. 2023/2534, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama