KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2572 E., 2023/12402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/861 E., 2022/4097 K.
- Karar
- Asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/206 E., 2020/378 K.
Karar Metni
1.910 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. ve davacı-karşı davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı -karşı davacı vekili tarafından temyiz, edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde özetle, davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde işçi olarak çalışırken 25.12.2013 tarihinde iş kazası geçirerek malul kaldığını, kazanın işyerinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan işverenin kusuru sonucu meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacı işçinin bir kusurunun bulunmadığını, eldeki davadan önce davalı şirket hakkında kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsili için dava açıldığını, Mahkemece aldırılan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı işçinin %20, davalı şirketin ise %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini,
hesap raporunda emsal ücrete göre yapılan hesaplama uyarınca davacı işçi için 292.541,94 TL maddi tazminat hesaplandığını, Mahkemece taleple bağlı kalınarak 121.000,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığını, kararın istinaf ve temyiz edilmeksizin 20.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, kararda hüküm altına alınmayan bakiye 171.541,94 TL maddi tazminat ile işlemiş faizinin tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu ileri sürerek,
davalı şirketin icra takibine yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalı şirketin icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd.
Şti. vekili karşı dava dilekçesinde özetle, davacı şirkette işçi olarak çalışan ...’ın iş kazası geçirerek öldüğünü, ölen işçinin yakınları tarafından davacı şirket aleyhine iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsili için dava açıldığını, Mahkemece aldırılan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde ölen işçinin %30, davacı şirketin %60 ve ... adlı işçinin %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek ve temyiz edilmeksizin 09.05.2019 tarihinde kesinleştiğini,
ölen işçinin yakınlarının Mahkeme kararına dayanarak davacı şirket hakkında icra takibi başlattıklarını, icra takibi sırasında tarafların anlaştığını ve bu anlaşma uyarınca davacı şirketin ölen işçinin yakınlarına 03.05.2019 tarihinde 720.000,00 TL ödeme (maddi ve manevi tazminat) yaptığını ileri sürerek, ... adlı işçinin geçirdiği iş kazasının meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu olan ...’dan kusuru oranında payına düşen şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde işverenin bir kusurunun bulunmadığını, işverenin işyerinde gerekli her türlü iş güvenliği önlemini aldığını, kazanın davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini, davacı işçinin hak kazandığı maddi tazminatın eksiksiz olarak ödendiğini savunarak, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, karşı davada arabuluculuğa başvurulmadığını, karşı davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını savunarak, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve bu bağlamda davalı şirketin icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş, resen yapılan hesaplama uyarınca davacı şirketin 80.682,35 TL maddi tazminata hak kazandığı belirtilmiş ve taleple bağlı kalınarak karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. ve davacı-karşı davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı davada arabuluculuğa başvurulmadığını, karşı davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını ileri sürerek yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı-karşı davacı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde işverenin bir kusurunun bulunmadığını, işverenin işyerinde gerekli her türlü iş güvenliği önlemini aldığını, kazanın davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini, davacı işçinin hak kazandığı maddi tazminatın eksiksiz olarak ödendiğini ileri sürerek yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, davacı ...’nın davalı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd.
Şti.’de işçi olarak çalışırken, 25/12/2013 tarihinde iş kazası geçirdiği, eldeki asıl davadan önce davacı işçi tarafından davalı şirket aleyhine söz konusu iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsili için dava açıldığı, Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı işçinin %20, davalı şirketin ise %80 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, kaza nedeniyle davacı işçinin %18,20 oranında maluliyete uğradığının tespit edildiği,
Mahkemece hükme esas alınan 27/12/2018 tarihli hesap bilirkişi raporunda emsal ücrete göre yapılan hesaplama uyarınca davacı için 292.541,94 TL maddi tazminat hesaplandığı, Mahkemece taleple bağlı kalınarak 121.000,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı, kararın istinaf ve temyiz edilmeksizin 20/03/2019 tarihinde kesinleştiği, davacı ... tarafından söz konusu davada hüküm altına alınmayan bakiye 171.541,94 TL maddi tazminatın tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğu,
bu tespitlerden de açıkça anlaşılacağı üzere, istinaf ve temyiz edilmeksizin kesinleşen Mahkeme kararı uyarınca davacı ...’nın davalı şirketten bakiye 171.541,94 TL maddi tazminat alacağının olduğu, davalı şirket tarafından icra takibine yapılan itirazın haklı bir nedene dayanmadığı, Mahkemece asıl davanın kabulüne ve bu bağlamda davalı şirketin icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, icraya konan (icra takibinde talep edilen) alacak likit olduğundan Mahkemece davacı lehine davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
karşı dava yönünden, karşı dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığının açıkça belirtiltildiği, karşı dava açılırken arabuluculuğa başvurulmadığının saptandığı, ... Pazarlama İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd.
Şti. tarafından açılan karşı davanın, dava dışı bir işçinin yakınları tarafından ölümlü bir iş kazası sebebiyle şirket aleyhine açılan tazminat (maddi ve manevi tazminat) talepli davada aldırılan kusur bilirkişi raporunda, ...’ya (eldeki asıl davanın davacısı, karşı davanın davalısı) atfedilen kusur sebebiyle açılmış bir dava olduğu, şirketin bu karşı davada, dava dışı ölen işçinin yakınlarına ödediği maddi tazminattan ...’nın kusuru oranında sorumlu olduğunu iddia ederek karşı davayı açtığı, karşı davanın klasik anlamda bir iş kazasından kaynaklanan rücuen tazminat davası olmadığı, bir alacak davası olduğunun değerlendirildiği,
bu nedenle, her alacak davasında olduğu gibi bu karşı davada da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının bir dava şartı olduğu ancak bu dava şartının yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, ayrıca, karşı davanın davacısı olan şirketin karşı davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilecek, bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla, karşı davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında davacı şirketin hukuki bir yararı bulunmadığı, hukuki yarar/menfaatin bir dava şartı olduğu,
buna göre, Mahkemece karşı davanın dava şartı (hukuki yarar) yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, karşı davada işin esasına girilerek karşı davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkeme kabulüne göre de, karşı dava yönünden Mahkemece resen yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığı, her iki dava yönünden de vekalet ücreti ve yargı harçları hususunda hatalı tespitler yapıldığı gerekçesiyle,
A- 1- Davalı-karşı davacı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Davacı-karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüyle; yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;
B- 1- Asıl dava hakkında: a- Asıl davanın kabulü ile Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/3964 sayılı icra takibine borçlu (asıl davanın davalısı) ... Pazarlama İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazın iptali ile, duran icra takibinin, 171.541,94 TL asıl alacak ve 80.873,80 TL asıl alacağın işlemiş faizi olmak üzere toplam 252.415,74 TL alacak yönünden devamına,
b- Takdiren asıl alacak miktarının %20’si olan 34.308,39 TL icra inkar tazminatının, davalı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti.’den alınarak davacı ...’ya verilmesine,
2- Karşı dava hakkında: a- ... Pazarlama İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından açılan karşı davanın dava şartı (hukuki yarar) yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı -karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalarının iş kazasından kaynaklanan ve işverenin kusurlu işçisine karşı açtığı rucuen tazminat davası olduğunu, bu nedenle İş Mahkemeleri Kanunu mad.
3/3 yer alan açık düzenlemeye rağmen zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ölümlü iş kazasındaki kusur oranının ne olduğunu ve bu orana isabet eden tazminat miktarının ne olduğunu yargılama sonucu alınacak kusur raporu ve hesap raporu ile tespit edilmeden müvekkili şirketin dava açarken bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle tüm haksız fiilden kaynaklanan tazminat davaları gibi rücuan tazminat davalarının da belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğunu,
dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine dair verilen kararın doğru olmadığını, asıl dava yönünden davacı-karşı davalının dava konusu ettiği alacağın, likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, nitekim Yerel Mahkemenin de bilirkişi aracılığı ile hesaplama yaptırma ihtiyacı duyduğunu, davacının hesaplamaya esas ücretinin taraflar arasında ihtilaf konusu olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine hükmedilen %20 icra inkar tazminatı için gerekli koşulların oluşmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 nci, 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1.Asıl Dava Yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı - karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Karşı Dava Yönünden; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı - karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı - karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3.Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ... İthalat İhracat İmalat Tic. ve San. Ltd. Şti.'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2572, K. 2023/12402, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama