KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2659 E., 2023/3213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/527 E., 2023/5 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Of Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/292 E., 2021/527 K.
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... İli Of ilçesi Bölümlü mahallesinde ikamet ettiğini, tarımsal faaliyet ile geçindiğini, Bölümlü Çay Fabrikası yazısında 2010-2014 yılları arasında davacının çay mahsulünden Bağ-Kur tarım sigortalılığı için prim kesintisi yapıldığını ileri sürerek, 31.05.2010 tarihini takip eden 01.06.2010-30.09.2013 tarihleri arasındaki dönemde (mevcut SGK çalışmaları dışındaki günlerin) Bağ-Kur Tarım Sigortalısı olarak tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu kanunda tevkifattan ötürü geriye doğru hizmet alma düzenlemesi bulunmadığını, davacının tespitini istediği dönemde 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre SSK çalışmalarının mevcut olduğunu, davacının şahsi dosyasında yapılan değerlendirmede tarım Bağ-Kur'lu olduğuna dair herhangi bir kesintinin dosyaya intikal etmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamından; davacının 2010 tarihli ziraat odası kaydının olduğu, her ne kadar tanık beyanları ile davacının Çaykura çay teslim ettiği hususu beyan edilmiş ise de, davacının tespitini istediği 2010-2013 yılları arasında 5510 sayılı Kanun'un 4.1-a kapsamında sigortalı olduğu, bu durumda 506 sayılı ve 2926 sayılı Kanun'lar kapsamında veya 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak.
5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınması, 01.10.2008- 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınması, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmesi gerekeceği, tüm bu yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde ise, davacının 2008 öncesi döneme ait talebinin olmadığı,
2010-2013 arasına ait tespit istediği dönem yönünden ise 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının gerekçesinde davacının 2010-2013 arasında tespit istediği dönemin çakışan sigortalılık olgusuyla değerlendirileceği ve davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil imkanı bulunmadığının belirtildiğini, davacı tarafından belirtilen dönemlerde sigortasız olan günlerin tescilinin talep edildiğini, zira anılan dönemde bir çakışma bulunmadığını, davacının 4/1-a kapsamındaki çalışmalarının baskın kabul edilerek geçersiz sayılmasının hukuki olmadığını, davacının belirli dönemlerde 4/1-a kapsamında çalıştığını, belirli dönemlerde ise 4/1-b kapsamında tarımsal faaliyette bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece, 2010- 2013 yılları arasında 4-a sigortalılığı bulunduğundan bahisle çakışan sigortalılık nedeniyle davacının talebinin reddine karar verilmiş ise de, davacının talebi, 4-a sigortalısı olduğu dönemler dışlanarak tarım Bağ-Kur sigortalılığının tesciline ilişkin olup, dosyada mevcut kesinti listelerine göre davacının talep ettiği dönemlerde düzenli olarak ürün teslim ettiği ve teslim ettiği ürünlerden de prim kesintisi yapıldığı, öte yandan davacının 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında 4-a kapsamındaki çalışmalarının 1 yıldan az ve kısa süreli olduğu,
4-a'lı çalışmasına ara verdiği dönemlerde de ürün teslim ettiği ve kendisinden düzenli olarak Bağ-Kur kesintisi yapıldığının anlaşılması karşısında, davacının 4-a sigortalısı olarak bildirildiği dönemler dışında tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tesciline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak belirtilen yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından kararın ortadan kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf mahkemesince mevzuat hükümlerinin göz ardı edildiğini, davacının 4-a çalışmalarının kısa süreli olduğu kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının tarımsal faaliyetle iştigal ettiğinin resmi makamlardan celp edilecek yazılarla ve kamu tanıklarının ifadeleriyle ortaya konulması gerektiğini belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.06.2010 - 30.09.2013 tarihleri arasındaki dönemde (mevcut SGK çalışmaları dışındaki günlerin) tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2659, K. 2023/3213, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama