İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/2746 K.2023/7105

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına…

Esas2023/2746Karar2023/7105Tarih20 Haziran 2023Okuma10 dk · 1.973 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/2746 E., 2023/7105 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1673 E., 2022/270 K.
Karar
Red, Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Aydın 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2016/214 E., 2018/217 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.973 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı AYDEM Elk. Per. Sat. A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... Elk Dağ. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan ...'a ait binanın çatı çelik kaplaması işinde ... nezdinde çalışmakta iken, 11.02.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu bakıma muhtaç olacak şekilde %87 oranında malul kaldığından bahisle asıl ve birleşen dava dosyaları ile 800.000,00 iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 500.000,00 TL bakıcı gideri, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile aralarındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu, hizmet akdi olmadığını bu sebeple sorumluluğunun bulunmadığını ve davanın husumet sebebi ile reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesi ile talep edilen miktarın fahiş olduğu, davacının olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddi talep edilmiştir.

Davalı Aydem Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazlarının bulunduğunu ve davanın kendilerine yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddini talep etmişlerdir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu olayın işveren ile davacının kusurundan kaynaklandığını, kendilerine atfedilecek bir kusur olmadığını, kendileri ile illiyet bağı kurulamayacağını, ayrıca ilgili kontrolleri yapmadan inşaat ruhsatı veren Köşk Belediyesi'ne davanın ihbarının gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini bildirmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.08.2018 tarih, 2016/214 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararında özetle, iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalı ...’ın %10, davalı ...’ın %50 ve davalı ... Elk. Dağ.

A.Ş.‘nin %10 kusurlu oldukları, davalı Aydem Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin ise kusursuz olduğu, kaza nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %87,00 olduğu ve davacının başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda bulunduğu ve davacının asgari ücretle çalıştığı kanaatine varıldığından bahisle asıl dava dosyasının davalılarından Aydem Elektrik Perakende Satış A.Ş. yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, asıl dosyanın diğer davalıları ile birleşen dosya davalısı ADM Elk Dağ.

A.Ş. yönünden ise davacı lehine 376.711,73 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500.000,00 TL bakıcı gideri ile 90.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.08.2018 tarih, 2016/214 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Elk Dağ. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.12.2019 tarih, 2019/2304 Esas, 2019/1118 Karar sayılı kararı ile istinaf yoluna başvuran davalıların başvurularının esastan reddine, davacının başvurusunun hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğu ve yargılama giderleri yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasının davalılarından Aydem Elektrik Perakende Satış A.Ş. yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı lehine 376.711,73 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500.000,00 TL bakıcı gideri ile 150.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... Elk Dağ. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz'in 29.06.2021 tarih ve 2021/4381 Esas, 2021/9143 Karar sayılı kararı ile temyiz eden davalıların sair temyiz itirazları incelenmeksizin hükme esas alınan 09.06.2015 ve 30.11.2015 tarihli kusur raporları taraflara tebliğ edilip itiraz ve beyanları tespit edilmeden savunma haklarının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kabul ve uygulamaya göre de, istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilen davalılar birden fazla olsa dahi alınması gereken nispi istinaf karar harcının tek olduğu gözden kaçırılarak her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi istinaf karar harcı yüklenmesinin hatalı olduğu,

yine hükme esas alınan bilirkişi kusur raporlarında davalı ...’a kusur verildiği halde bölge adliye mahkemesi karar ilamı gerekçesinde davalı ...’ın kusursuz sorumlu olduğunun belirtilmesinin de isabetsiz olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak işin, hükme esas alınan 09.06.2015 ve 30.11.2015 tarihli kusur raporlarını taraflara tebliğ etmek, raporlara karşı beyan, savunma ve itirazlarını tespit etmek,

davacının ve davalı ...’ın temyiz yoluna başvurmamaları nedeniyle kusur oranları üzerinde oluşan usuli kazanılmış hakları dikkate alarak tamamı iş güvenliği ve kazanın meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusurun oran ve aidiyetinin tereddütsüz olarak tespiti noktasında yeni bir kusur raporu almak ve yine kusur oranları dışında oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan ve bu doğrultuda yeni bir kusur raporu alındıktan sonra verilen 09.03.2022 Tarih, 2021/1673 Esas, 2022/270 Karar sayılı karar ile iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalı ...’ın %10, davalı ...’ın %50 ve davalı ... Elk. Dağ.

A.Ş.‘nin %10 kusurlu oldukları, davalı Aydem Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin ise kusursuz olduğu, kaza nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %87,00 olduğu ve davacının başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda bulunduğu ve davacının asgari ücretle çalıştığı kanaatine varıldığından bahisle asıl dava dosyasının davalılarından Aydem Elektrik Perakende Satış A.Ş. yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı lehine 376.711,73 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500.000,00 TL bakıcı gideri ile 150.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen son kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Elk Dağ. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, keşif ve tanık deliline dayandıkları halde bu delillerin toplanmadığını, 08.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda dosyadaki belgelerden düşey mesafenin belirli olmadığının anlaşıldığı fakat yasal mesafe olan 3,5 metrenin altında olduğu kanaati oluştuğunun varsayımsal bir çıkarımla ifade edildiğini, bilirkişilerce rapor içerisinde gerçekleştirilen, kanaat boyutunda kalan ve dosya içerisinde kesin olarak tespit edilmemiş olan bir fiili durumdan hareketle hüküm verilmesinin elbette hukuk yargılamasında ispat kuralları çerçevesinde mümkün olmadığını,

müvekkili ile davalı ... arasındaki sözleşmenin eser akdi olduğunu, 08.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda Yasal Durum ve Olayın İncelenmesi başlıklı bölümde 9 ve 10 uncu sayfalarda davalı ...'a atfedilen kusurun 818 sayılı BK'nın "Bina ve Diğer Şeylerde Mesuliyet" başlıklı 58 inci maddesine dayandırıldığını, 818 sayılı bk'nın 58 inci maddesine göre bir yapının ya da inşa eserinin malikinin o şeyin kötü yapılmasından ya da bakım noksanından doğan zararlarla sorumlu tutulduğunu, buradaki sorumluluğun kusura dayanmayan (kusursuz) bir sorumluluk olduğunu,

bilirkişilerin 08.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda bu maddeye dayalı olarak bir kusur oranı belirlemeleri ve mahkemenin bu rapora dayanarak karar vermesinin maddenin içeriğiyle çelişkili olduğunu, kendi içinde çelişkili olan bu raporlara dayalı olarak verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının da hukuka aykırı olduğunu, 08.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun 10. sayfasında davalı ...'ın 818 sayılı BK'nın 41 inci maddesi gereği kusurlu olduğunun belirtildiğini, bu yönlü davalı ...'a kusur atfının hukuken hatalı, dava dosyası ve bilirkişi raporu içeriği itibariyle kendi içinde çelişkili olduğunu,

bilirkişi raporunda bina ile enerji nakil hattı arasındaki yatay mesafenin Jandarma tutanağında 1 metre olduğu, olay yeri inceleme raporunda 0,5 metre olduğunun ifade edildiğini, öncelikle bu çelişkinin giderilmesi için keşif delilinin toplanması gerektiğine ilişkin taleplerine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bu delillerin toplanmadığını, kaldı ki binayla enerji nakil hattı arasında hipotenüs hesabı yapıldığı da dikkate alındığında tek başına yatay mesafenin yasal sınırın altında olmasının kazanın meydana gelmesinde etken olduğunu göstermeyeceğini,

bilirkişilerin varsayımsal olarak bu sonuca varmasının da ispat kurallarına tamamıyla aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda dosyadaki belgelerden düşey mesafenin belirli olmadığının anlaşıldığı fakat yasal mesafe olan 3,5 metrenin altında olduğu kanaati oluştuğunun varsayımsal bir çıkarımla ifade edildiğini, illiyet bağının müvekkili yönününden kesilip kesilmediği hususunun değerlendirmeye alınmadığını, bilirkişi raporları içerisinde yapılan değerlendirmeler ile davalı ... ve davacı ...’ın ağır kusurlu olduklarını, bu yönüyle de illiyet bağının kesildiğini,

davalı ...'ın evi ile enerji nakil hattı arasındaki mesafenin yasaya uygun olmasa dahi yasaya uygun olması halinde dahi somut olayda olduğu şekliyle 6 metre uzunluğundaki demir profillerin gerekli özen gösterilmeksizin dik olarak taşındığında enerji nakil hattına her şartta değeceğini, bu hali ile somut vakıada davalı ...'a ait binanın enerji nakil hattına uzaklığından kaynaklanan noksan ile zarar arasındaki nedensellik (illiyet) bağının davalı ... ile davacı ...’ın ağır kusuruyla kesildiğini,

eser sözleşmesinin tarafı davalı ... tarafından eserin gerçekleştirileceği yerin durumu da gözetilerek daha kısa profiller hazırlanması halinde mevcut kazanın gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkması söz konusu olabilecekken bilirkişi raporunda bu hususun da değerlendirmeye alınmadığını, sigortalının ücret bordrolarının dava dosyasına getirilmesi ve bu miktardan hareketle günlük gelirin belirlenmesi gerektiğini, bakıcı giderinden yapılan hakkaniyet indiriminin yeterli olmadığını,

Davalı ... Elk Dağ.

A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu olay ile müvekkili şirketin faaliyetleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu olayın gerçekleştiği enerji nakil hattının 1985 tarihinde tesis edildiğini, olayın meydana geldiği binanın ise 2004-2005 yılında inşa edildiğini, bina tesis tarihinden önce yapılmış olsaydı zaten hat bina ile emniyet mesafesini sağlayacak şekilde projelendirilerek tesis edilecek ve faaliyete gireceğini, bu durumda tesisten yıllar sonra inşa edilen binanın, emniyet mesafesini ihlal ettiğinin sabit olduğunu,

enerji kullanma izninin verilmesinin hattın projesine uygun olarak sahada tesis edildiğini ve hattın tüm kısımlarının mevzuata uygun olduğunu gösterdiğini, zaten dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarında hattın 1985 yılında tesis edildiği ancak binanın olay tarihinden 5 sene önce yapıldığının belirtildiğini, yani binanın emniyet mesafesini azaltacak şekilde yapıldığının dosya içerisindeki raporlarda açıkça belirtildiğini, buna rağmen emniyet mesafesi gerekçe gösterilerek bu ihlalden kusuru olmayan müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu,

bunun yanında hem İlk Derece Mahkemesi hem de İstinaf Mahkemesi kararında hattın tesis tarihinden sonra inşa edildiği kesin olan binanın, inşaat ruhsatı ve oturma ruhsatı olup olmadığının değerlendirilmediğini, ilgili belediye başkanlığından bu hususun sorulmadığını, ayrıca belediye başkanlığının sorumluluğunun kaçak inşaat kontrol sorumluluğunu yerine getirip getirmediği konularında değerlendirme yapılmadığını, binanın ruhsatlı olması halinde dahi hattın mevcudiyeti karşında ruhsat veren belediye başkanlığının kusur sorumluluğunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini,

ancak hem İlk Derece Mahkemesi hem de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm tesis edildiğini, çatı kaplama çalışması sırasında elektrik hatlarının altında çalışmaya başlanılmadan önce hatta bulunan enerjinin kesilmesi için müvekkili şirkete başvuruda bulunulması gerektiğini, ancak işveren ... veya işçi ... tarafında çalışmanın enerji nakil hattının altında yapılacağı bilinmesine rağmen müvekkili şirketin, yapılacak çalışma hakkında bilgilendirilmediğini, diğer davalılar ve davacının tamamen kendi kusurları ve ihmalleri ile olayın meydana geldiğini,

müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tüzel kişiliğe haiz olan müvekkili şirket hakkında uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, müvekkili şirketin diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna yönelik yerel mahkeme kararının yasal dayanağı bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı gözetilerek bakıcı giderinden en az %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacı kazalıya emekli aylığı bağlandığı,

ayrıca pasif dönem zarar hesabı yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına, temyizin kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle; Davalı ... vekili ve davalı ... Elk Dağ. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın temyiz edenin sıfatına, temyizin kapsam ve nedenlerine göre ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2746, K. 2023/7105, 20 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. VI. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2746
Karar No
2023/7105
Tarih
20 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2747 K.2023/3558
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2748 K.2023/6372
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2748 K.2023/3299
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2749 K.2023/7295
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2749 K.2023/3053
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2749 K.2023/6362

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.