KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/2850 E., 2023/3750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/432 E., 2022/329 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'nın 25.09.2014 tarihinde davalılar ortaklığı adlı iş yerinde iş kazası geçirdiğini iş kazası sonucunda vefat ettiğini kaza nedeniyle hak sahiplerine 179.289,13 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, kurum bu nedenle zarara uğradığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla belirsiz olan kurum zararı nedeniyle toplam 179.289,13 TL nin şimdilik 62.750,00 TL talep edilmekle birlikte mahkememizce yaptırılacak kusur incelemesi sonucu belirlenebilecek olan uyuşmazlık konusu kurum alacağının gelire gelir bağlama kararının onay tarihi olan 06.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Can İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Can İnşaat San. A.Ş/Kahraman İnş. Tic. Ltd. Şti. İş ortaklığının tüzel kişiliği olmadığını davada taraf ehliyeti bulunmadığını, dava dilekçesinde müvekkilinin de davalı olarak gösterilmediğini, ıslah yolu ile dahi davada tarafların değiştirilmesi mümkün olmadığından işin esasına girilmeden müvekkili şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini bu nedenlerle müvekkilleri hakkında açılmış bulunan işbu mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini savunmuştur.
2.Davalı Kahraman İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum tarafından açılan dava belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini kurum tarafından zarar gören işçiye yapılan ödeme miktarı belirlenebilir nitelikte bulunduğunu, davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığını davanın bu nedenle reddini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde adi ortaklığı hasım gösterdiğini adi ortaklığın taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini masraflar ve avukatlık ücretini davacıya yükletilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 21.04.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararıyla; davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine; dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 29.12.2016 tarihli ve 2016/11730 E. 2016/15784K. sayılı ilamı ile; "... davacı Kurum, her ne kadar dava dilekçesi ile Kahraman İnşaat Ltd. Şti. - Can İnşaat A.Ş. İş Ortaklığı'nı davalı olarak göstermiş ise de, Mahkemece; yargılama aşamasındaki davacı talebi de gözetilerek, HMK 124 üncü madde uyarınca husumetin Can İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ve Kahraman İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yöneltilmesi sağlanmalı, bu davalıların göstereceği deliller de toplandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. ... " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 18.10.2018 tarihli ve 2017/28 Esas , 2018/615 Karar sayılı kararıyla; "davanın kabulüne " dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 27.03.2019 tarihli ve 2018/7001 Esas ve 2019/2878 Karar sayılı ilamı ile; "...işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden ceza dosyasında alınan kusur raporu çerçevesinde mahkum olan Şükrü, Mehmet yönünden bir miktar kusur verilmesi, İbrahim yönünden de mevcut raporla çelişki gözetilmek suretiyle kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, ortaya çıkan çelişki giderilecek şekilde hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, öte yandan karara esas alınan hesap bilirkişisi raporunda 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü madde uygulaması irdelenmelidir.
Kabule göre de; davalılar adi ortaklık olup, somut olayda her iki davalı yönünden ayrı ayrı kusur oranı takdir edilmiş olması; kusur oranlarının tek alınmaması da isabetsizdir. .." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulüne " dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; oluşa göre davalıların kusuru daha fazla olup iş bu davaya konu kaza nedeniyle tüm kusur davalılara ait olduğunu , dava safahatındaki, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının gereği gibi değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla;davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2850, K. 2023/3750, 5 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama